İlk gülüş,
ilk inci gibi bir diş ve ilk adım gibi, bebeğinizin ilk
sözcükleri de unutamayacağınız bir andır. Bebeğinizin ilk
anlaşılır sözcüklerini söylediği günü daima hatırlarsınız.
Artık sizin anlayabileceğiniz bir dilde iletişim kurmaya,
düşündüklerini ve isteklerini size anlatmaya başlamıştır. Bu
durum için, yaş değişkenlik gösterse bile genellikle ilk
sözcükler 10 ve 15 ay arası otaya çıkar. Bebeğiniz
mırıldanırken sık sık "anne" ve "baba" sözcüklerini
kullanır. Bunu doğal ortamda, bir kişiyi ya da bir nesneyi
isimlendirdiğinde daha da emin olursunuz. Örneğin, banyosu
için su sesi duyduğunda "ba" demesi gibi.
İlk
sözcükleri, genellikle kendisi için önemli olan "anne",
"baba" gibi insanlar ya da günlük çevrede sık kullanılan
"top" vb. nesnelerdir. Daha sonra, isteklerini ifade eden ya
da eylem içeren, "bay bay" ya da "attı" gibi, sözcüklere
geçerler. İsteklerini yalnızca ağlayarak anlatabilen yeni
doğmuş bir çocuğun; öyküler anlatan, istekleri olan, şakalar
yapan ve birçok soru soran bir çocuğa dönüşmesi gerçekten de
şaşırtıcıdır.
Bebek Konuşması
Yetişkinlerin ve çocukların, bebeklerle konuşurken ses
tonlarını ve şiddetlerini değiştirdiklerini daha melodik bir
konuşma tarzını benimsediklerini de gözleyebilirsiniz. Buna
bebek konuşması denir. Bunu yetişkinler bilinçli olarak
değil, kendiliğinden yaparlar. Araştırmalar, bu tarz
konuşmaların bebekler için çok yararlı olduğunu
göstermektedir. Böylece bebekler, konuşmalar sırasında
farklı sesler duyabilir ve farklı sözcüklerin anlamlarını
öğrenebilirler. Bu, farkında olmadan yaptığımız bebek gibi
konuşmak, nasıl bir konuşma tarzıdır? Bebek gibi konuşurken
gerçekte neler olur. Bu konuşma tarzında kendinizi;
Daha yavaş
ritimle ve uzatarak konuşurken ,daha
yüksek sesle konuşurken ,sözcükleri
tekrarlarken ,
konuşmalarınızı basitleştirirken ,sesleri
vurgularken ,sözcükleri
vurgularken bulabilirsiniz.
İlk başta,
bebekle bu tarzda konuşurken komik duruma düştüğünüzü
sanabilirsiniz, ancak bu değişik konuşma şeklinizin, bebeğin
dikkatini daha çok çektiğini göreceksiniz
Ailenin öğretebildikleri
Bebekler,
doğuştan dil ve konuşma yeteneğiyle doğarlar; ancak sizin
yardımınız çok önemlidir. Araştırmalar, çocuğun nasıl ve ne
zaman konuşmayı öğrendiği konusunda, ailesinin desteğinin
olumlu etkisi olduğunu göstermektedir.
Dili
kullanmayı öğrenmek dereceli bir süreçtir. Bebeğiniz,
çevresinde konuşulan dili dinlemekten mutlu olacaktır ve
duyduklarını, pratik yaparak konuşmayı öğrenecektir. Önce
kendisine söylenen şeyleri anlamaya, daha sonra da
sözcükleri tek tek kullanmaya başlayacaktır. Başlangıçta bu
sözcükleri tutarsız olarak kullanabilir. Daha sonra bu
sözcüklerle basit cümleler kuracak ve en sonunda da daha
uzun ve anlaşılır cümleler kurarak, hangi sesleri
kullanacağını doğru olarak öğrenecektir.
Birçok
aile, çocukların nasıl ve ne zaman konuşması gerektiğini
bilmekte güçlük çekerler. Ancak, her çocuğun kapasitesinin
farklı olduğunu unutmamak gerekir. Aynı ailedeki çocukların
konuşmayı öğrenme süreleri farklı olabilir. Kız çocukları,
erkek çocuklarına göre konuşmayı daha erken
kazanabilmektedirler. Burada önemli olan, çocuğun dil
gelişiminde tutarlı olmasıdır.
0-1 Yaş
Bebeğin
dili öğrenmesi doğumla başlar. Dolayısıyla, ona yardım etmek
için hiçbir zaman çok erken değildir. Bebekler, çevrelerinde
duydukları sesleri dinlerler. Ayrıca, ne zaman mutlu ve ne
zaman mutsuz olduklarını bilmeniz için sesler çıkarırlar. Bu
ilk aylarda konuşmanın temelleri hazırlanmıştır. Sizin
konuşmanız sırasında, bebek size mırıldanarak ya da yüz
mimikleriyle gülümseyerek tepki verir ya da motor
hareketlerle el sallama ve tekme hareketleriyle yanıt verir.
Bebekle konuşurken, diğer yetişkinlerle konuştuğunuz gibi
davranın. Bir şey söyleyin ve sizi yanıtlamasını bekleyin,
ardından tekrar bir şey söyleyin.
Çocuğunuza Yardım Etmek İçin Neler Yapılabilir?
Çocuğunuzla iletişim kurabilmek için yapabilecekleriniz
şöyle sıralanabilir:
Doğumla 6 ay arası
Şarkı ya da ninni söylerken, onun yüz mimiklerini taklit edin.
Beslenme, altını değiştirme ve banyo saatlerini konuşma saatlerine
dönüştürün.
"ce" oyunları gibi oyunları oynayarak karşılıklı iletişimi
geliştirin.
İsmini söylediğinizde size bakmasını teşvik edin.
İletişim çabasıyla çıkardığı bütün sesler için olumlu ifadeler
kullanın. Örneğin: "Ne güzel gülüyorsun?" gibi.
6-12 ay arası
Seslerin farkına vardıkça, (örneğin telefon çaldığında) ne olduğunu
anlatın.
Ne söylediğinizi anlaması için ona zaman tanıyın.
Günlük aktivitelerinizi tanımlamak için aynı ifadeleri
kullanın."Ayşe'nin banyosu", "yatma vakti" gibi.
Nesneleri gösterip, doğal bir konuşma ortamında isimlendirin.
Parmak oyunları oynayın.
Kitaplarla tanıştırın; kitapta bulunan, basit ve günlük
yaşantısında çok karşılaştığı nesneleri isimlendirin.
1-2 YAŞ
12 aylık
dönemde hemen hemen tüm çocuklar ilk sözcüklerini söylerler.
Ancak, bu çok değişken olabilir; kimileri bunu sekizinci
ayda gerçekleştirirken, kimileri de 18 aylık döneme kadar
bunu gerçekleştirememiş olabilir. Bu dönemde önemli olan,
çocuğun seslerle değişik ton ve şiddette denemeler
yapmasıdır. Bu dönem içinde çocuğunuz daha fazla oyun
oynamaya başlayacak ve aynı şarkıyı ya da ninniyi defalarca
dinlemekten zevk alacaktır. Bu sizin için çok sıkıcı
olabilir, ama onun için önemlidir. Çocuğunuz, daha fazla
sözcük öğrenmeye başlayacak ve bu sözcükler daha anlaşılır
hale gelecektir.
Ona Nasıl Yardım Edebilisiniz?
Aşağıda
çocuğun dil gelişimine yardımcı olabilecek öneriler
verilmiştir:
12-18 AY ARASI
Çocuğunuzla iletişiminizde basit ~e kısa cümleler kullanın.
Doğal bir formda, ancak yavaş, anlaşılır ve açık konuşun.
Çocuğunuzun sözcük kazanımı için, tercihli sözcüklerle soru
yönelterek model olun. Örneğin; elma ya da muz ister misin?
gibi.
Oynayabileceği bazı oyuncakları sağlayın. Örneğin; oyuncak bir
telefon, konuşma taklitleri yapabileceği en iyi oyuncaktır.
18-24 AY ARASI
Yaptığınız aktiviteleri ve ne olduğunu anlatıp, tanımlayın.
Birlikte bazı günlük aktiviteler yapın, böylece konuşacak çok şey
olacaktır.
Çocuğunuzun oyun içinde gerçek nesnelerle oynamasını teşvik edin,
örneğin; gerçek yiyecekler kullanılan bir çay partisi gibi.
Resimli olay ya da nesne kartlarıyla grup oyunları oynayın,
bulmacalar çözün.
Geçmişten, günümüzden ve gelecekten söz edin; bugün ne yaptınız,
yarın büyükanne gelecek gibi.
Eğer çocuğunuzun çıkarabildiği bir ses varsa (örneğin; baa), bu
sesle başlayan ve çevresinde bulunan nesneleri öncelikle
sözcük dağarcığına kazandırmayı hedefleyin. Örneğin; bardak
gibi. Bu sözcüğü basit cümlelerde ve duruma uygun ifadelerin
içinde kullanın.
Hedeflediğiniz ve çıkarabildiği sese ilişkin sözcük kartları
oluşturun. Bu kartlarla evin içinde çeşitli oyun ortamları
hazırlayın. Karttaki sözcüğü göstererek ismini söyleyin.
Sözcüğün nasıl söylendiğini duymasına yardımcı olun. Bazen
ona da sorarak isimlendirmesini isteyin. Her ne şekilde
isimlendirme yaparsa yapsın, doğru kabul edip, tekrar geri
iletim sağlayın. Örneğin; Evet bu bir "bardak". Daha sonra
/b/ sesiyle başlayan diğer karta geçin. Unutmayın, bu sadece
bir oyundur, çocukları zorlamak ve terapist rolü oynamak
çocuğunuz için gereksiz ve sakıncalı olacaktır. Kendi
gelişim süreci içinde yalnızca onu desteklemeyi hedef alın.
2-3 YAŞ
2-3 yaş
döneminde, aileler çocuklarının kullandığı sözcüklerde bir
"patlama" olduğunu görürler. Her durum için bir sözcükleri
vardır ve sürekli "neden?" tipinde soru yöneltirler.
Ona Nasıl Yardım Edebilirsiniz?
Çocuğunuza "edat" ları öğretebileceğiniz oyunları oynayın. Örneğin,
"topu kutunun 'içine' koymak" ya da "masanın 'üstünden'
atmak" gibi.
Çocuğunuza 10'a kadar saymasını öğretin ve sayma oyunları oynayın.
Yazmayı taklit edebilmesi için boya kalemleri ve kâğıt sağlayın.
Diğer çocuklarla oyun oynayarak iletişim sağlayabilmesi için
fırsatlar yaratın.
Kitap içinde bulunan eylemleri tanımlayarak, onları kısa cümlelerle
anlatın. Anlattığınız cümlelerle ilgili her olaya ilişkin
hemen soru yöneltin. Her ne cevap verirse versin, tekrar
sorunuzun yanıtını bir de sizden duyması ona uygun konuşma
modeli olmanız açısından etkili olacaktır. Örneğin; "Evet
çocuk ayakkabısını giyiyormuş" gibi.
3-5 yaş
3 ve 4 yaş
arası sıklıkla "kim?", "nerede?" ve "ne?" gibi soru
tiplerini yöneltirler. Cümleleri daha uzundur ve konuşması
daha akıcıdır. 4-5 yaş arası kendisine söylenen her şeyi
anlar ve kolay anlaşılır bir şekilde konur.
Ona Nasıl yardım Edebilirsiniz?
Büyük- küçük, sert- yumuşak gibi zıtlıklar içeren oyunlar oynayın.
Konuşmalarınıza zamana ilişkin kavramlar katın (bugün, yarın, daha
sonra, gelecek hafta gibi).
Çocuğunuza olaylara ilişkin hisleri ve duyguları hakkında konuşma
fırsatı tanıyın ve paylaşımda bulunun.
Kendinize ait sözcük oyunları, tekerlemeler, hikayeler yaratın.
Sözcük bulma oyunları oynayın.
Dil ötesi becerilere ilişkin oyunlar üretebilirsiniz ( örneğin;bir
sözcüğün hangi sesle başladığının ya da bir sesle başlayan
sözcüğün bulunması gibi fonolojik farkında olmaya ilişkin
aktiviteler).
İfade Edici Dilin Ortaya Çıkması
Çoğu
anne-baba, bebeklerinin ilk sözcüklerini duymanın heyecanını
hatırlayabilir. Fakat bu önemli başarı bir gecede ortaya
çıkmaz. Aslında, bebekler bir sabah tüm cümleleri kazanmış
olarak uyanmazlar. Gerçekte, hastanede duyulan ilk çığlıktan
"da-da" ya da "ma-ma" gibi kontrollü ifadelere gelişme
yavaş, sistematik ve bir çok çocuk açısından önceden tahmin
edilebilir.
Stark
(1979), beş aşamalı dönemden oluşan dil-öncesi dönemi
tanımlayan bir çerçeve oluşturmuştur. Dil gelişiminin bu ilk
dönemleriyle ilgili olarak, yol gösterici olması açısından
Stark'ın modeli kullanılacaktır. Ancak önce bir uyarıda
bulunmak gereklidir: Dil gelişimi bireyseldir. Gelişimle
ilgili genellemeler yapılması mümkün olsa da, bu
genellemeler her çocuk için doğru değildir. Çocuklar
arasında dil gelişimi açısından büyük farklılıklar vardır.
Bu nedenle, bir çocuğu dil bozukluğu hakkında konuşulurken
çok dikkatli olunmalıdır. Çünkü, çocuk aşağıda tanımlanan
dönemlere harfiyen uymaz. Bu dönemlerin ötesinde gelişim
gösteren bir çocukla ilgili olarak aşırı heyecanlanmak da
bir hata olabilir. Bununla birlikte, çocuğun normal gelişim
dizisinden bir sapma gösterdiği durumlar dikkate
alınmalıdır.
I. Dönem (0-8 Hafta)
Bu
dönemde; yeni doğanlar, refleksif ağlama ve hayati solunum
yaparlar. Yani, ağızlarını açarlar ve ne geliyorsa
çıkarırlar. Bu gelen tepkiler, genellikle anne-babanın
ilgisini isteyen çığlık biçiminde yüksek sesli ağlamalardır.
Bu ağlamayı göz ardı etmek güçtür, hatta acı vericidir.
Bireysel farklılıklar olsa da, bu ağlamalar tipik olarak
kısa, hızlı ve patlama şeklindedir. Kimi bebekler göreceli
olarak daha sessizdir; diğerleriyse sürekli ağlıyor gibi
görünürler. Kimileri çığlık şeklinde, yüksek sesli
ağlamalara sahiptir, diğerleriyse sessiz ağlarlar. Bebekler
ayrıca, anne-babalarına sanki bebek iletişim başlatmak
istiyormuş gibi tepki verebilecekleri geğirme, öksürme ve
hapşırık gibi sesleri çıkarırlar.
II. Dönem (8-20 Hafta)
Bu dönem,
bebeklerin kendi ses çıkarma organları üzerinde, gittikçe
artan oranda kontrol kazandıkları bir dönemdir. Ağlama ayırt
edici hale gelir ve böylece anne-babalar, açlık,
rahatsızlık, istek gibi farklı tür ağlamaları , birbirinden
ayırt etmeye başlar. Ağlama patlamaları, giderek daha
katlanılır ve genellikle daha az sıklıkla oluşmaya başlar.
Bu dönemin sonundan itibaren, bebeklerin çoğu gığıldama
sesleri çıkarmaya başlar. Bunlar anne-babalar tarafından
sıklıkla keyif sesleri olarak yorumlanan, ünlü-benzeri (aaa,
ooo) ifadelerdir. Bu aşamada birçok bebek kahkaha atmaya da
başlar.
III. Dönem (16-30 Hafta)
Bu dönem
sesli oyunlarla karakterize edilir ve ses mekanizması
üzerinde sürekli kontrol bulunan bir dönemdir. Ünlü sesler
bebeğin ses dağarcığına girmeye başlar. Bunlar daha önce
gözlenen gığıldama seslerine eklenebilir. Bu dönemin
sonundan itibaren, bebek babıldama olarak adlandırdığımız
ünlü ve ünsüz seslerin birleşiminden oluşan heceleri
çıkarmaya başlar.
IV. Dönem (25-50 Hafta)
Bu dönem,
gerçek hece tekrarı aşamasıdır. Bebek ba ya da ma gibi ünlü
ve ünsüz bileşimlerini çıkarır. Bu dönemin sonundan itibaren
bu ünlü-ünsüz bileşimleri, perde ve tonlaması sık sık
değişen uzun diziler (ba ba ba) halinde tekrarlanır.
V. Dönem (9-18 Ay)
Çocuğun
hece tekrarı gittikçe karmaşık hale gelir. Ünsüz seslerin
sınırları genişler. Birçok çocukta jargon ortaya çıkar. Bu,
dile çok benzeyen bir ses çıkarma tipidir. Çünkü, buradaki
ses ve tonlama, dile oldukça benzer. Başka bir odadan
dinlenirken bebeğin gerçekten konuştuğu düşünülebilir.
Çünkü, bu ses dizileri cümlenin ses özelliklerini taşır.
V. Dönem
gerçek diş üretimine geçişi işaret eder. Bu yaş,
anne-babaların, ilk sözcüklerin çıkarıldığını saptadıkları
yaştır. Bunlar bazen jargon konuşması içerisinde duyulur.
Sözcükler bazen net olarak çıkarılır; fakat daha sonra
günlerce ya da haftalarca duyulmaz. Bazı çocuklar, tutarlı
bir anlama gelen ve ünlü-ünsüz bileşimleri olan kalıp
sözcükler kullanabilir. Örneğin, çocuklardan birisi,
isteğini anlatmak için, sözcük yerine geçen na bileşimini
kullanabilmektedir
Kaynak :Stark.
(1989). Prespeech segmental feature development. P.Fletcher
& M.Garman (Ed.) içinde Language Acquisition (pp.15-32). New
York: Cambridge.
UYARI:
cocukgelisim.com'un içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik
hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete
bilgisi özelliği taşımaz. cocukgelisim.com sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru
bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki
bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır.