İlkokula başlandığı günün her insan için özel bir hatırası
vardır. Anaokulu tecrübesi olmayan pek çok çocuk ve ailesi,
ilkokul gününün heyecanı tatmaya hazırlanıyor. Çocuğun ilkokula
başlaması, gerçek hayata ilk adımını atması anlamına gelir.
Çocuk, ev ortamının sıcak ve korunaklı atmosferinden çıkıp, daha
önce hiç tanımadığı pek çok akranının olduğu, uyması beklenen
kurallar ve öğrenmesi gereken bilgilerle donatılmış yepyeni bir
sosyal çevreye girer. İlkokula başlangıç bu açıdan pek çok
güçlüğü de beraberinde getirir. Okulun temelde iki amacı vardır.
İlki, çocuğu sosyalleştirmek yani sınıf içi ve sınıf dışı
faaliyetlere uyumlu hale getirmek, ikincisi ise
ilgilendirmektir. Bu iki amacın gerçekleşmesi için çocuğun
zihinsel, bedensel, duygusal ve sosyal açıdan okul olgunluğuna
erişmiş olması gerekir. Bu noktada anne-babaya düşen görev okul
öncesi dönemden başlayarak çocuğu okula hazır hale getirmek ve
okula başladıktan sonra da, okula uyum sürecinde çocuğu
desteklemektir.
Çocuğu okula erken başlatmak doğru mu?
Genellikle 72 aylık (7 yaşında) bir çocuk okula başlama
yeterliliğine sahiptir. Fakat bazı çocuklar çevrenin de desteği
ile daha erken aylarda okuma, ender de olsa yazma becerilerini
edinirler. Daha erken bir zihinsel gelişme, ebeveyni çocuğu
okula gönderme zamanı hususunda kararsız kılabilir. Böyle bir
durumda, okula başlamak için sadece zihinsel olgunluğun yeterli
olmadığını göz önünde tutmak gerekir. Çünkü çocuk okulda sadece
bir takım bilgiler öğrenmez, bunun yanında okula uyum sağlamak,
kendini yaşıtlarına kabul ettirmek, görevlerini yerine getirmek
mecburiyetindedir. Yani sosyal, duygusal ve bedensel açıdan da
okula hazır duruma gelmelidir. Erken yaşta okula başlayan bir
çocuk uyum problemi yaşayabilir.
Çocuklar kendileri ile aynı
sosyal ve duygusal olgunluktaki akranları ile arkadaşlık etme
meylindedirler. Eğer erken okula başlamış bir çocuk bu olgunluğu
tutturamazsa arkadaşsız kalır. Ya da çocuk yeterli bedensel
olgunluğa sahip olmadığı için bazı faaliyetlerden, spor gibi,
geri kalabilir. Yine bu sınıf tarafından dışlanmasına neden
olur. Okuldaki ilk gün çok önemlidir .Okuldaki ilk gün hem çocuk
hem de ailesi için bir hayli heyecanlı bir deneyimdir. Çocuğunuz
ilk gün ağlayabilir. Bu çok sık rastlanan bir durumdur. Bunu
normal kabul ederek şu hususlara dikkat etmek gerekir:
İlk gün anne-baba da en az çocuk kadar heyecanlı ve kaygılı
olabilir. Bu durumda çocuğa hislerinizi belli etmemeye dikkat
edin. Çocuk sizin ne hissettiğini anlamak isteyecek ve sık sık
sizi kontrol edecektir. Ebeveynin kaygısını hisseden çocuk,
endişelenmek için haklı olduğu sonucuna varabilir, bu da çocuğun
sıkıntısını artırır. Okula başlamadan önce çocuğunuzla, okul
hakkında olumlu konuşmalar yapın. Yeni arkadaşlar edineceğinden,
öğretmeninin onu çok seveceğinden ve çok eğleneceğinden
bahsedin. Çocuğun giysi ve eşyalarını bir gün önceden
hazırlayın. Böylece okula hazırlık telaşını yaşamazsınız.
Çocuğa okulu gezdirin. Tuvalet, kantin gibi yerleri gösterin.
Çocuk ağlasa dahi ondan ayrılacağınızı kesin bir şekilde
belirtin ve geri dönmeyin. Sınıfta bekleyerek oyalanmayın.
Vedalaşmayı kısa tutun. Bir müddet sonra çocuğunuz kendini iyi
hissetmeye başlayacaktır. Bazı anne-babaların okul saati boyunca
bahçede veya okul dışında bekledikleri görülmektedir. Böyle bir
durumda çocuk, anne-babasını her gördüğünde, endişelenmesi
gereken bir şey olduğunu zannedebilir.
Çocuğunuza siz yanında
olmasanız bile, güvende olacağını söyleyin. Okul bitince onu
okuldan alacağınızı özellikle belirtin. Çocuğu vaktinde okuldan
almaya dikkat edin. Eve geldiğinde çocukla okulda yaşadıkları
hakkında konuşun. Pek çok çocuk, okulda yaşadıklarını
anlatmaktan hoşlanır. Çocuğunuzu dinlemeniz ve anlattıklarına
ilgi göstermeniz onun okula karşı ilgisini pekiştirir ve öğrenme
isteğini artırır. Bazen çocuk yorgun olduğu için yaşadıklarından
bahsetmek istemeyebilir. Bu konuda çocuğu zorlamayın.
Dinlendikten sonra kendi isteği ile anlatmasını bekleyin.
Çocuk okula gitmek istemezse... İster okula yeni başlasın, ister
ara sınıfta olsun bazı çocuklar okula gitmek istemezler. Çocuğun
okul korkusu birtakım fiziksel yakınmalara neden olur. En yaygın
görülen yakınmalar; baş ve karın ağrısı, iştahsızlık,
huzursuzluk, rahat uyuyamama, mide bulantısıdır.
Çocuğunuz
normal zamanlarda gayet sağlıklı görünüyor fakat okula gitme
saati yaklaştıkça bu tip yakınmalarda bulunuyorsa ‘okul
sendromu’ adı verdiğimiz, okula karşı bir kaçınma tepkisi
geliştirmiş olabilir. Ebeveyn ilk etapta çocuğun bu
isteksizliğinin altında yatan nedeni bulmaya çalışmalıdır.
0kul
Korkularının Sebebleri Nedir ?
İlkokulda
Ders Çalışma Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır ?