Bebek Gelişimi
Bebek Gelişimi
Bebek ve Hastalıklar
Bebek ve Beslenme
Bebek ve Vitaminler
  Okul Öncesi Çocuk
Okul Öncesi Çocuk
Psiko-Motor Gelişim
Tuvalet Eğitimi
Özgüven Gelişimi
Davranış Gelişimi
Çocuklarda Dil Gelişimi
Gelişim Özellikleri
  Okul Öncesi Eğitim
Davranış Bozuklukları
Kardeş İlişkileri
Oyunun Önemi
Oyuncak Seçimi
Cinsel Gelişimi
Çocuk ve Resim

 

  Özel Eğitim
Özel Eğitim
Özel Eğitim ve B.E.P
Özel Eğitim ve Çocuk
Özel Eğitim Kurumları
  Öğrenciler İçin
Çocuk Gelişim Bölümü
Staj Dosyaları
Sınavsız Geçiş Hakkı
Önlisans Puanları
Lisans Puanları
   Öğretmenler İçin
Dokümanlar ve Planlar
Eğitici Oyun Etkinlikleri
Montessori Yöntemi
Reggio Emilia Yöntemi
Okul Öncesi Drama
   Anneler İçin
Aile Eğitimi
Hamilelik Dönemi
Emziren Anne
Kadın Hastalıkları
Kısırlık ve Tedavisi

   Ana Sayfa l  İletişim  Danışmanlık  

 Ana Baba Eğitimi

0-6 Yaş Döneminde Dil Gelişimi

İlk Sözcükler

İlk gülüş, ilk inci gibi bir diş ve ilk adım gibi, bebeğinizin ilk sözcükleri de unutamayacağınız bir andır. Bebeğinizin ilk anlaşılır sözcüklerini söylediği günü daima hatırlarsınız. Artık sizin anlayabileceğiniz bir dilde iletişim kurmaya, düşündüklerini ve isteklerini size anlatmaya başlamıştır. Bu durum için, yaş değişkenlik gösterse bile genellikle ilk sözcükler 10 ve 15 ay arası otaya çıkar. Bebeğiniz mırıldanırken sık sık "anne" ve "baba" sözcüklerini kullanır. Bunu doğal ortamda, bir kişiyi ya da bir nesneyi isimlendirdiğinde daha da emin olursunuz. Örneğin, banyosu için su sesi duyduğunda "ba" demesi gibi.

İlk sözcükleri, genellikle kendisi için önemli olan "anne", "baba" gibi insanlar ya da günlük çevrede sık kullanılan "top" vb. nesnelerdir. Daha sonra, isteklerini ifade eden ya da eylem içeren, "bay bay" ya da "attı" gibi, sözcüklere geçerler. İsteklerini yalnızca ağlayarak anlatabilen yeni doğmuş bir çocuğun; öyküler anlatan, istekleri olan, şakalar yapan ve birçok soru soran bir çocuğa dönüşmesi gerçekten de şaşırtıcıdır.

Bebek Konuşması

Yetişkinlerin ve çocukların, bebeklerle konuşurken ses tonlarını ve şiddetlerini değiştirdiklerini daha melodik bir konuşma tarzını benimsediklerini de gözleyebilirsiniz. Buna bebek konuşması denir. Bunu yetişkinler bilinçli olarak değil, kendiliğinden yaparlar. Araştırmalar, bu tarz konuşmaların bebekler için çok yararlı olduğunu göstermektedir. Böylece bebekler, konuşmalar sırasında farklı sesler duyabilir ve farklı sözcüklerin anlamlarını öğrenebilirler. Bu, farkında olmadan yaptığımız bebek gibi konuşmak, nasıl bir konuşma tarzıdır? Bebek gibi konuşurken gerçekte neler olur. Bu konuşma tarzında kendinizi;

Daha yavaş ritimle ve uzatarak konuşurken ,daha yüksek sesle konuşurken ,sözcükleri tekrarlarken , konuşmalarınızı basitleştirirken ,sesleri vurgularken ,sözcükleri vurgularken bulabilirsiniz.

İlk başta, bebekle bu tarzda konuşurken komik duruma düştüğünüzü sanabilirsiniz, ancak bu değişik konuşma şeklinizin, bebeğin dikkatini daha çok çektiğini göreceksiniz

Ailenin öğretebildikleri

Bebekler, doğuştan dil ve konuşma yeteneğiyle doğarlar; ancak sizin yardımınız çok önemlidir. Araştırmalar, çocuğun nasıl ve ne zaman konuşmayı öğrendiği konusunda, ailesinin desteğinin olumlu etkisi olduğunu göstermektedir.

Dili kullanmayı öğrenmek dereceli bir süreçtir. Bebeğiniz, çevresinde konuşulan dili dinlemekten mutlu olacaktır ve duyduklarını, pratik yaparak konuşmayı öğrenecektir. Önce kendisine söylenen şeyleri anlamaya, daha sonra da sözcükleri tek tek kullanmaya başlayacaktır. Başlangıçta bu sözcükleri tutarsız olarak kullanabilir. Daha sonra bu sözcüklerle basit cümleler kuracak ve en sonunda da daha uzun ve anlaşılır cümleler kurarak, hangi sesleri kullanacağını doğru olarak öğrenecektir.

Birçok aile, çocukların nasıl ve ne zaman konuşması gerektiğini bilmekte güçlük çekerler. Ancak, her çocuğun kapasitesinin farklı olduğunu unutmamak gerekir. Aynı ailedeki çocukların konuşmayı öğrenme süreleri farklı olabilir. Kız çocukları, erkek çocuklarına göre konuşmayı daha erken kazanabilmektedirler. Burada önemli olan, çocuğun dil gelişiminde tutarlı olmasıdır.

0-1 Yaş

Bebeğin dili öğrenmesi doğumla başlar. Dolayısıyla, ona yardım etmek için hiçbir zaman çok erken değildir. Bebekler, çevrelerinde duydukları sesleri dinlerler. Ayrıca, ne zaman mutlu ve ne zaman mutsuz olduklarını bilmeniz için sesler çıkarırlar. Bu ilk aylarda konuşmanın temelleri hazırlanmıştır. Sizin konuşmanız sırasında, bebek size mırıldanarak ya da yüz mimikleriyle gülümseyerek tepki verir ya da motor hareketlerle el sallama ve tekme hareketleriyle yanıt verir. Bebekle konuşurken, diğer yetişkinlerle konuştuğunuz gibi davranın. Bir şey söyleyin ve sizi yanıtlamasını bekleyin, ardından tekrar bir şey söyleyin.

Çocuğunuza Yardım Etmek İçin Neler Yapılabilir?

Çocuğunuzla iletişim kurabilmek için yapabilecekleriniz şöyle sıralanabilir:

Doğumla 6 ay arası

Şarkı ya da ninni söylerken, onun yüz mimiklerini taklit edin.

Beslenme, altını değiştirme ve banyo saatlerini konuşma saatlerine dönüştürün.

"ce" oyunları gibi oyunları oynayarak karşılıklı iletişimi geliştirin.

İsmini söylediğinizde size bakmasını teşvik edin.

İletişim çabasıyla çıkardığı bütün sesler için olumlu ifadeler kullanın. Örneğin: "Ne güzel gülüyorsun?" gibi.

6-12 ay arası

Seslerin farkına vardıkça, (örneğin telefon çaldığında) ne olduğunu anlatın.

Ne söylediğinizi anlaması için ona zaman tanıyın.

Günlük aktivitelerinizi tanımlamak için aynı ifadeleri kullanın."Ayşe'nin banyosu", "yatma vakti" gibi.

Nesneleri gösterip, doğal bir konuşma ortamında isimlendirin.

Parmak oyunları oynayın.

Kitaplarla tanıştırın; kitapta bulunan, basit ve günlük yaşantısında çok karşılaştığı nesneleri isimlendirin.

1-2 YAŞ

12 aylık dönemde hemen hemen tüm çocuklar ilk sözcüklerini söylerler. Ancak, bu çok değişken olabilir; kimileri bunu sekizinci ayda gerçekleştirirken, kimileri de 18 aylık döneme kadar bunu gerçekleştirememiş olabilir. Bu dönemde önemli olan, çocuğun seslerle değişik ton ve şiddette denemeler yapmasıdır. Bu dönem içinde çocuğunuz daha fazla oyun oynamaya başlayacak ve aynı şarkıyı ya da ninniyi defalarca dinlemekten zevk alacaktır. Bu sizin için çok sıkıcı olabilir, ama onun için önemlidir. Çocuğunuz, daha fazla sözcük öğrenmeye başlayacak ve bu sözcükler daha anlaşılır hale gelecektir.

Ona Nasıl Yardım Edebilisiniz?

Aşağıda çocuğun dil gelişimine yardımcı olabilecek öneriler verilmiştir:

12-18 AY ARASI

Çocuğunuzla iletişiminizde basit ~e kısa cümleler kullanın.

Doğal bir formda, ancak yavaş, anlaşılır ve açık konuşun.

Çocuğunuzun sözcük kazanımı için, tercihli sözcüklerle soru yönelterek model olun. Örneğin; elma ya da muz ister misin? gibi.

Oynayabileceği bazı oyuncakları sağlayın. Örneğin; oyuncak bir telefon, konuşma taklitleri yapabileceği en iyi oyuncaktır.

18-24 AY ARASI

Yaptığınız aktiviteleri ve ne olduğunu anlatıp, tanımlayın.

Birlikte bazı günlük aktiviteler yapın, böylece konuşacak çok şey olacaktır.

Çocuğunuzun oyun içinde gerçek nesnelerle oynamasını teşvik edin, örneğin; gerçek yiyecekler kullanılan bir çay partisi gibi.

Resimli olay ya da nesne kartlarıyla grup oyunları oynayın, bulmacalar çözün.

Geçmişten, günümüzden ve gelecekten söz edin; bugün ne yaptınız, yarın büyükanne gelecek gibi.

Eğer çocuğunuzun çıkarabildiği bir ses varsa (örneğin; baa), bu sesle başlayan ve çevresinde bulunan nesneleri öncelikle sözcük dağarcığına kazandırmayı hedefleyin. Örneğin; bardak gibi. Bu sözcüğü basit cümlelerde ve duruma uygun ifadelerin içinde kullanın.

Hedeflediğiniz ve çıkarabildiği sese ilişkin sözcük kartları oluşturun. Bu kartlarla evin içinde çeşitli oyun ortamları hazırlayın. Karttaki sözcüğü göstererek ismini söyleyin. Sözcüğün nasıl söylendiğini duymasına yardımcı olun. Bazen ona da sorarak isimlendirmesini isteyin. Her ne şekilde isimlendirme yaparsa yapsın, doğru kabul edip, tekrar geri iletim sağlayın. Örneğin; Evet bu bir "bardak". Daha sonra /b/ sesiyle başlayan diğer karta geçin. Unutmayın, bu sadece bir oyundur, çocukları zorlamak ve terapist rolü oynamak çocuğunuz için gereksiz ve sakıncalı olacaktır. Kendi gelişim süreci içinde yalnızca onu desteklemeyi hedef alın.

2-3 YAŞ

2-3 yaş döneminde, aileler çocuklarının kullandığı sözcüklerde bir "patlama" olduğunu görürler. Her durum için bir sözcükleri vardır ve sürekli "neden?" tipinde soru yöneltirler.

Ona Nasıl Yardım Edebilirsiniz?

Çocuğunuza "edat" ları öğretebileceğiniz oyunları oynayın. Örneğin, "topu kutunun 'içine' koymak" ya da "masanın 'üstünden' atmak" gibi.

Çocuğunuza 10'a kadar saymasını öğretin ve sayma oyunları oynayın.

Yazmayı taklit edebilmesi için boya kalemleri ve kâğıt sağlayın.

Diğer çocuklarla oyun oynayarak iletişim sağlayabilmesi için fırsatlar yaratın.

Kitap içinde bulunan eylemleri tanımlayarak, onları kısa cümlelerle anlatın. Anlattığınız cümlelerle ilgili her olaya ilişkin hemen soru yöneltin. Her ne cevap verirse versin, tekrar sorunuzun yanıtını bir de sizden duyması ona uygun konuşma modeli olmanız açısından etkili olacaktır. Örneğin; "Evet çocuk ayakkabısını giyiyormuş" gibi.

3-5 yaş

3 ve 4 yaş arası sıklıkla "kim?", "nerede?" ve "ne?" gibi soru tiplerini yöneltirler. Cümleleri daha uzundur ve konuşması daha akıcıdır. 4-5 yaş arası kendisine söylenen her şeyi anlar ve kolay anlaşılır bir şekilde konur.

Ona Nasıl yardım Edebilirsiniz?

Büyük- küçük, sert- yumuşak gibi zıtlıklar içeren oyunlar oynayın.

Konuşmalarınıza zamana ilişkin kavramlar katın (bugün, yarın, daha sonra, gelecek hafta gibi).

Çocuğunuza olaylara ilişkin hisleri ve duyguları hakkında konuşma fırsatı tanıyın ve paylaşımda bulunun.

Kendinize ait sözcük oyunları, tekerlemeler, hikayeler yaratın.

Sözcük bulma oyunları oynayın.

Dil ötesi becerilere ilişkin oyunlar üretebilirsiniz ( örneğin;bir sözcüğün hangi sesle başladığının ya da bir sesle başlayan sözcüğün bulunması gibi fonolojik farkında olmaya ilişkin aktiviteler).

İfade Edici Dilin Ortaya Çıkması

Çoğu anne-baba, bebeklerinin ilk sözcüklerini duymanın heyecanını hatırlayabilir. Fakat bu önemli başarı bir gecede ortaya çıkmaz. Aslında, bebekler bir sabah tüm cümleleri kazanmış olarak uyanmazlar. Gerçekte, hastanede duyulan ilk çığlıktan "da-da" ya da "ma-ma" gibi kontrollü ifadelere gelişme yavaş, sistematik ve bir çok çocuk açısından önceden tahmin edilebilir.

Stark (1979), beş aşamalı dönemden oluşan dil-öncesi dönemi tanımlayan bir çerçeve oluşturmuştur. Dil gelişiminin bu ilk dönemleriyle ilgili olarak, yol gösterici olması açısından Stark'ın modeli kullanılacaktır. Ancak önce bir uyarıda bulunmak gereklidir: Dil gelişimi bireyseldir. Gelişimle ilgili genellemeler yapılması mümkün olsa da, bu genellemeler her çocuk için doğru değildir. Çocuklar arasında dil gelişimi açısından büyük farklılıklar vardır. Bu nedenle, bir çocuğu dil bozukluğu hakkında konuşulurken çok dikkatli olunmalıdır. Çünkü, çocuk aşağıda tanımlanan dönemlere harfiyen uymaz. Bu dönemlerin ötesinde gelişim gösteren bir çocukla ilgili olarak aşırı heyecanlanmak da bir hata olabilir. Bununla birlikte, çocuğun normal gelişim dizisinden bir sapma gösterdiği durumlar dikkate alınmalıdır.

I. Dönem (0-8 Hafta)

Bu dönemde; yeni doğanlar, refleksif ağlama ve hayati solunum yaparlar. Yani, ağızlarını açarlar ve ne geliyorsa çıkarırlar. Bu gelen tepkiler, genellikle anne-babanın ilgisini isteyen çığlık biçiminde yüksek sesli ağlamalardır. Bu ağlamayı göz ardı etmek güçtür, hatta acı vericidir. Bireysel farklılıklar olsa da, bu ağlamalar tipik olarak kısa, hızlı ve patlama şeklindedir. Kimi bebekler göreceli olarak daha sessizdir; diğerleriyse sürekli ağlıyor gibi görünürler. Kimileri çığlık şeklinde, yüksek sesli ağlamalara sahiptir, diğerleriyse sessiz ağlarlar. Bebekler ayrıca, anne-babalarına sanki bebek iletişim başlatmak istiyormuş gibi tepki verebilecekleri geğirme, öksürme ve hapşırık gibi sesleri çıkarırlar.

II. Dönem (8-20 Hafta)

Bu dönem, bebeklerin kendi ses çıkarma organları üzerinde, gittikçe artan oranda kontrol kazandıkları bir dönemdir. Ağlama ayırt edici hale gelir ve böylece anne-babalar, açlık, rahatsızlık, istek gibi farklı tür ağlamaları , birbirinden ayırt etmeye başlar. Ağlama patlamaları, giderek daha katlanılır ve genellikle daha az sıklıkla oluşmaya başlar. Bu dönemin sonundan itibaren, bebeklerin çoğu gığıldama sesleri çıkarmaya başlar. Bunlar anne-babalar tarafından sıklıkla keyif sesleri olarak yorumlanan, ünlü-benzeri (aaa, ooo) ifadelerdir. Bu aşamada birçok bebek kahkaha atmaya da başlar.

III. Dönem (16-30 Hafta)

Bu dönem sesli oyunlarla karakterize edilir ve ses mekanizması üzerinde sürekli kontrol bulunan bir dönemdir. Ünlü sesler bebeğin ses dağarcığına girmeye başlar. Bunlar daha önce gözlenen gığıldama seslerine eklenebilir. Bu dönemin sonundan itibaren, bebek babıldama olarak adlandırdığımız ünlü ve ünsüz seslerin birleşiminden oluşan heceleri çıkarmaya başlar.

IV. Dönem (25-50 Hafta)

Bu dönem, gerçek hece tekrarı aşamasıdır. Bebek ba ya da ma gibi ünlü ve ünsüz bileşimlerini çıkarır. Bu dönemin sonundan itibaren bu ünlü-ünsüz bileşimleri, perde ve tonlaması sık sık değişen uzun diziler (ba ba ba) halinde tekrarlanır.

V. Dönem (9-18 Ay)

Çocuğun hece tekrarı gittikçe karmaşık hale gelir. Ünsüz seslerin sınırları genişler. Birçok çocukta jargon ortaya çıkar. Bu, dile çok benzeyen bir ses çıkarma tipidir. Çünkü, buradaki ses ve tonlama, dile oldukça benzer. Başka bir odadan dinlenirken bebeğin gerçekten konuştuğu düşünülebilir. Çünkü, bu ses dizileri cümlenin ses özelliklerini taşır.

V. Dönem gerçek diş üretimine geçişi işaret eder. Bu yaş, anne-babaların, ilk sözcüklerin çıkarıldığını saptadıkları yaştır. Bunlar bazen jargon konuşması içerisinde duyulur. Sözcükler bazen net olarak çıkarılır; fakat daha sonra günlerce ya da haftalarca duyulmaz. Bazı çocuklar, tutarlı bir anlama gelen ve ünlü-ünsüz bileşimleri olan kalıp sözcükler kullanabilir. Örneğin, çocuklardan birisi, isteğini anlatmak için, sözcük yerine geçen na bileşimini kullanabilmektedir

Kaynak :Stark. (1989). Prespeech segmental feature development. P.Fletcher & M.Garman (Ed.) içinde Language Acquisition (pp.15-32). New York: Cambridge.

 

UYARI: cocukgelisim.com'un içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. cocukgelisim.com sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır.