Aile çevresindeki koşulları ne denli iyi ve elverişli olursa
olsun, çocuğu taşıtlarıyla birlikte uygun bir ortamda ve
uzman eğiticilerin gözetimin de temel öğrenim olan
ilköğretime hazırlamak, daha olumlu sonuçlar vermektedir.
Gelişmekte olan ülkemizde sanayileşmenin paralelinde, yaşam
koşulları kadının çalışmasını zorunlu kılmış, bu da okul öncesi
eğitimin önemini bir kat artırmıştır.
Yaşamın özelikle ilk üç yılında, annenin, çocuğunun eğitimiyle
meşgul olması, hiçbir kişi ya da kurumdan yardım istememesi
kuşkusuz en sağlıklı yoldur. Ancak yaşam koşulları sebebiyle,
annenin aileye ekonomik katkıda bulunmak üzere çalıştığı
durumlarda, “bakıcı “ dan yararlanma seçeneği birçok eğitimsel
yanlışı da beraberinde getirmektedir. Çocuk model olarak
kendisine bakan bu kimseyi aldığından, onun konuşmasındaki
dilbilgisi hatalarını, örf ve adetlerini taklit yoluyla
öğrenecektir. Daha da önemlisi, anneye en çok gereksinim duyduğu
bu dönemde anneyle fizik temastan ve duygusal etkileşimden uzak
büyücek, bu da çocuğu kişiliğini ve duygusal gelişimini önemli
bir biçimde etkileyecektir.
Büyükanne yanında bakım, aşırı hoşgörü ve şımartma nedeniyle,
eğitimsel açıdan tehlikelidir. 0-3 yaş çocuğunun kurumda bakımı
da özel bir uzmanlık işti. Bu yaş çocuklarına hizmet veren
kreşlerin özel hemşire, doktor, uzman pedagog ve psikologları
bünyelerinde görevlendirmeleri gerekir.
Okul korkularının sebepleri neler?
1. Ayrılık korkusu:
Çocuk bütün gününü birlikte geçirdiği annesinden ve evinden
ayrılmaktan endişe duyuyor olabilir. Özellikle son zamanlarda
ailede boşanma, ölüm, taşınma, ekonomik problemler gibi önemli
değişiklikler yaşandıysa, bu tip krizler ayrılık korkusunu
tetikler. Bazı çocuklar onlar okuldayken, evde kötü bir şey
olacağından korkarlar.
2. Arkadaş edinememe:
Okul hayatının en güzel deneyimlerinden biri arkadaşlıktır.
Arkadaş edinmekte zorluk çeken bir çocuk bir süre sonra kendini
yalnız ve dışlanmış hisseder. Çocuk utangaç olduğu için ya da
sosyal becerilerinin eksikliğinden dolayı arkadaş
edinemeyebildiği gibi, alışılmadık bir isminin olması, giyim
tarzı, saç kesimi, konuşma farklılığı, yaşına göre daha küçük
görünmesi gibi sebeplerden dolayı da akranlarınca alay mevzuu
olabilir.
Aileler problemleri nasıl aşabilir?
Okul sendromunun en iyi tedavisi, çocuğun her gün okula devam
etmesidir. Bir süre sonra, fiziksel şikayetler azalmaya
başlayacaktır. Sabah çocuğa kendisini nasıl hissettiğini
sormayın. Çünkü bu, şikayet etmek için cesaret verir. Okula geç
kalsa dahi, çocuğu sınıfına götürün. Taviz vermeyin. Çocuğunuza
niçin okula gittiğini anlatın ve onun anladığına emin olun.
Bazı
çocuklar okula anne-babalarının onu sevmediği için yolladığını
düşünebilir. Özellikle, yeni bir kardeşin doğumuyla, çocuğun
okula başlaması aynı zamana denk geldiyse, çocuk istenmediği
duygusuna kapılabilir. Çocuklar okul anılarını anlatmaktan
hoşlanır. Onu dinlemeniz ve ilgi göstermeniz onun okula ilgisini
pekiştirir. Bazen çocuk yorgun olduğu için yaşadıklarından
bahsetmek istemeyebilir. Bu konuda çocuğu zorlamayın.
Dinlendikten sonra kendi isteği ile okulda yaşadıklarını
anlatmasını bekleyin.
0kul
Korkularının Sebebleri Nedir ?
İlkokulda
Ders Çalışma Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır ?