Her gün biraz daha büyüyen bebeğiniz artık “yeni doğan” sınıfını
geçmiş sayılır. Fiziksel gelişimi de hızla devam etmektedir.
Kafasının arkasındaki yumuşak nokta kaybolmuştur, ön
taraftakinin tamamen kaybolması ise bazı durumlarda 18 ayı
bulabilir. Saç rengi ve şekli de muhtemelen değişmeye
başlamıştır. Siz belki fark etmeseniz de geçen birkaç hafta
boyunca bebeğin doğumdaki saçları dökülmeye ve yerine yeni
ve kalıcı saçlar çıkmaya başlamıştır. Bu süreç birkaç ay
daha devam eder.
Bebeğinizin göz rengi de bu dönemde değişebilir. Çoğu bebeğin doğum
sonrası mavimsi olan göz rengi koyulaşmaya başlar. Eğer 6.
ayda bebeğiniz hala mavi gözlü ise, gözlerinin renkli
kalacağından emin olabilirsiniz.
Bebeğinizin fiziksel yeteneklerinde de kelimenin tam anlamı
ile “tepeden tırnağa” gelişmeler gözleyeceksiniz. Bu ayın
sonunda bebek kafasını tamamen dik tutabilir ve karnının
üstünde yatarken 90 derecelik açıyla kafasını yerden
kaldırabilir
Ayrıca kafasını her yöne çevirebilir ve sırtüstü yatarken
kaldırabilir. Çenesini omuzlarına dayayarak ayaklarına
bakabilir.
Kasları gelişip güçlendikçe, bebeğin vücudu da toparlanmaya
başlar. Karnı üzerinde yatarken, tek kolunun üzerinde başını
kaldırabilir. Bu ve bundan sonraki iki ay boyunca beden
kısmındaki kaslar daha da güçlenecektir. Tam olarak ters
dönemese de, bebek bu ay en azından bir yana doğru
dönebilecektir; diğer tarafa dönmek içinse biraz daha
gelişmesi gerekmektedir. Birçok bebek bu gelişmeden sonra,
tam olarak dönmeye başlar.
Artık sırtüstü yatarken parmağınızı tuttuğunda kafasını ve
bacaklarını kaldırıp oturmaya çalışır. Şimdilik oturma
mutluluğuna tek başına erişmese de ufak bir yardımla bunu
becerir ve buna bayılır! Yine de, hala sırtından destek
vermeniz gerekir, çünkü şu an ancak kafasını dik
tutabilmektedir. Ay sonunda, gövde kasları sayesinde ufak
bir destekle kucağınızda dimdik oturabilecektir. Oysa daha
önceleri kucağınızdayken, bedeni bir kalıba girmiş gibi
sizin oturuşunuza göre şekillenmekteydi. Şimdi ise oturuşunu
kendi kontrol edebilmektedir: sizin fiziksel olarak farklı
bir insan olduğunuzu artık anlamaya başlamıştır.
Bebeğiniz tekme atmaktan çok hoşlanır; bacaklarını elleri ile
ayaklarına veya dizlerine dokunabilecek kadar havaya
kaldırabilir. Daha sonraki aylarda ise bu bacaklar tüm
ağırlığını kaldırabilecek güce erişir. Onu ayakları yere
basacak şekilde dik tutarsanız, belki ayakta bile durabilir.
Bu ay bazı bebekler emeklemenin başlangıcı sayılan “yüzme”
hareketini de geliştirir.
Bebek giderek daha istemli hareket etmeye başlar, “yeni
doğan refleksleri”nin çoğu artık kaybolur. Arama refleksi de
bunlara dahildir, çünkü bebek artık neye baktığının ve ne
gördüğünün tam olarak bilincindedir. Yorgun olduğu zamanlar
hariç, pek çok hareketi daha akıcı ve daha kontrollüdür.
Bu ay içinde doktorunuz katı gıdalara (yoğurt, kaşık maması,
meyva püresi) geçmenizi önerebilir. Bu konuda onun
tavsiyelerini doğru takip etmeniz önemlidir. Bir öğünde
sadece bir yeni gıdayla başlayın ve bunu da yavaş yavaş
yapmaya dikkat edin, başka bir yeni gıdaya hemen geçmeyin.
Böylelikle hem bebeğinize yeni tatlara alışması için zaman
tanımış olur hem de herhangi bir gıdaya alerjisi olup
olmadığını doktoru ile birlikte daha rahat gözlersiniz.
Bazı bebekler yeni tatlar konusunda hevesliyken, bazıları bu konuda
daha gönülsüz olurlar. Eğer bebeğiniz bu yeni gıdaları
istemiyorsa endişelenmeyin ve yemesi için zorlamayın.
Amacınız, sadece katı gıdalara alışmasını sağlamaktır, bu
yüzden az miktarda vermeye devam edin. Eğer katı gıdaları
reddetmekte ısrarlıysa, doktorunuza danışarak aynı yemekleri
1-2 hafta sonra tekrar deneyin. Bir süre sonra alışacaktır.
Yeni gıdalar artık beslenme düzeninin bir parçası olduğunda, bebek
anne sütünü veya formül sütü giderek daha az miktarda
alacaktır. Bu dönemde, katı gıdaları, sütten önce vermeye
gayret edin; çünkü süt ve sıvı mamalar oldukça doyurucudur
ve bebek önce bunları alırsa, sıra katı gıdaya geldiğinde
karnı doymuş olacaktır. Ancak bazen yemeğe katı gıda ile
başlamak da bebeği sinirlendirebilir, özellikle sabah uyanır
uyanmaz pek hoşuna gitmeyebilir. Eğer yeni mamaya tepki
gösterirse önce emzirin, ardından yeni mamasını verin, yine
istemez ise emzirmeye devam edin.
Zaman içinde bebeğinizin öğün sayısı, günde dört defaya inecektir.
Buna ek olarak, yatmadan önce de sütünü ister. Eğer
bebeğiniz daha sık acıkıyorsa süt ve katı gıda arasında
yarım saat kadar bekleyin.Bu ay bebeğin tükürükleri akmaya
başlayabilir. Cildinde buna bağlı kızarmalar oluşuyorsa
yüzüne biraz vazelin, boyun çizgilerine de mısır nişastası
sürebilirsiniz. Eğer lekeler artıyorsa, mutlaka doktorunuza
danışın.
Tükürük akmasının genelde diş çıkarmayla bağlantılı olduğu
düşünülür. Ancak bu çok kesin bir bağlantı sayılmaz. Bazı
bebeklerin bu ay bir dişi patlayabilir, ancak genelde ilk
diş 6. aydan önce çıkmaz.Eğer bebeğiniz gerçekten diş
çıkartıyorsa, ellerini sık sık kulağına ve çenesine götürür.
Her iki bölgeyi de aynı kaslar idare ettiğinden, bebeğin
kulağı mı ağrıyor, yoksa dişi mi çıkıyor, belli olmayabilir.
Bunu anlayabilmek için diş etlerini hafifçe ovmanız
yeterlidir. Bebeğiniz hemen bağırmaya başlıyorsa, diş
çıkarıyor demektir.
Bazı bebekler fazla diş ağrısı çekmez, bazısı ise tüm diş çıkarma
süresince acı ve sıkıntı yaşar. Eğer diş çıkardığı için
huzursuzsa, bir diş kaşıma oyuncağı edinin ve buzdolabında
saklayın. Oyuncağın serinliği diş etlerini rahatlatacaktır.
Eğer bu da işe yaramazsa, doktorunuz reçeteli ya da
reçetesiz bir tedavi tavsiye edebilir.
Bu ay sizi mutlu edecek bir başka gelişme de bebeğin nihayet gece
boyunca uyumaya başlamasıdır: gece uykuları 10-11 saate
çıkacak, gün içinde de iki-üç saat uyuyacaktır. Bebeğinizin
uykuya daha kolay dalabilmesi için, yorgunluk belirtisi
göstermeye başlayınca yatağına yatırın.
Peki, bebeğinizin yorgun olduğunu nasıl anlarsınız? Mutlaka kendine
özgü birtakım mesajlar verecektir, ancak bebeklerin hemen
hepsinin bazı ortak ve belirgin işaretleri vardır. Gözlerini
ovuşturmak ve oyuna karşı isteksiz tavırlar bunların başında
gelir. Yalnız, yorgunluk bazı bebekleri daha hareketli ve
heyecanlı yapabilir. Uykusu olan bebekte doğum sonrasına
benzer bazı refleks ve hareketler görmeye başlarsınız.
Hareketleri daha ritmik olur- örneğin kafasını sallar.
Parmak emme, sinirli tavırlar, genel huzursuzluk uykulu
bebekte hemen farkedilir. Bebeğinizin “uykum var” mesajını
anlamanız çok da zor olmayacaktır.
Bebeğin duyuları da düzenli olarak gelişmektedir. Ay sonunda artık
her şeyi renkli görmeye başlar. Bakışlarını kolayca
odaklayabilir ve 3 metrelik görüş alanı içindeki her şeyi
görebilir, ancak yine de 50 cm önüne bakmayı tercih eder.
Bakışlarındaki şaşılık azalmıştır ve hareket halindeki bir
nesne veya insanı çok rahat takip edebilir.Bebeğinizin
el-göz koordinasyonu da gelişmektedir. Bir nesneye bakarken
ellerini ona doğru uzatır ve parmaklarını olabildiğince
açar. Tutma isteği son derece güçlüdür ve eline geçirdiği
her nesneyi daha ustalıkla tutabilir. Bu yüzden artık
rahatça gözlüğünüzü tutup çıkarabilir veya babasının
sakallarını çekebilir.
Kulağı ise artık neredeyse bir yetişkin kadar net duyar. Zayıf ses
ile güçlü olanı ayırt eder ve müzik sesine cevap verir.
Ayrıca artık ses çıkarmaya da isteklidir. Bazı sesleri sanki
unutmamaya çalışırmış gibi tekrar eder. Bunların çoğu tek
sesli hecelerdir ve aylar sonra bu sesler birer kelimeye,
gurultular ise, kıkırdamaya, gülücüğe ve çığlıklara dönüşür.
Ayrıca gıdıklandığında yüksek sesle gülecektir. Bu
‘gıdıklanma tepkisi’ daha önceki dönemde görülmez, bu yüzden
bazı uzmanlar bunu sosyal bir gelişim olarak kabul eder.
Bebekler bu dönemde her türlü uyarıya açıktır, bu yüzden
bulunduğu çevreyi zenginleştirin. Koku duyusu onlar için
oldukça önem taşır. Evinizde bulunan çiçek, sabun, meyve vs
gibi şeyleri kokladığında vereceği tepkileri izlemek de
oldukça keyifli olacaktır.
Bebeğinizin gülüşü de geçen aydan beri gelişmiştir. Artık aile
bireylerini veya diğer tanıdığı yüzleri gördüğünde sevinç
gösterileri yapar. Sizinle veya tanıdığı diğer kişilerle
“konuşmak” en sevdiği şeylerden biridir. Yaptığı her yeni
numarayı onaylamanız çok hoşuna gidecektir.
Bebeğiniz sizin farklı bir birey olduğunuzu anladıkça
ilişkiniz de yavaş yavaş yeniden biçimlenecektir. Artık her
istediğinin yerine getirilemeyeceğini öğrenmektedir.
Buna rağmen bebeğiniz dış dünya ile olan ilişkisini tam olarak
anlayabilmiş değildir. Örneğin oyuncağına her vurduğunda ses
çıkardığını keşfetmiştir. Ancak aynı anda tesadüfen rüzgar
da perdeyi havalandırmışsa, oyuncağa her vuruşunda perdenin
havalanmasını bekler. Bu yüzden perdenin hareket etmesini
sağlamak için bir süre daha sinirli bir şekilde oyuncağa
vurmaya devam eder. Bunun gerçekleşmemesi ise kısa bir süre
için sinirlenmesine, hatta ağlamasına neden olabilir.
Bebeğiniz kendisini ve çevresindeki dünyayı keşfederken, onun bu
yeni çabalarını sabırla izleyin ve bu güzel dönemin tadını
çıkarın. Onunla oynayın, şefkat gösterin. Siz ve sizin gibi
bebeğe yakın olan herkes bebeğin ruhsal gelişiminde önemli
bir yer tutar. Oyuncakla oynamak ne kadar hoşuna giderse
gitsin oyuncak hep aynı tepkiyi verir. Oysa insanlar
değişkendir ve o bundan çok şey öğrenir!