| TEKERLEME NEDEN ÖNEMLİ ?
Tekerleme, çocuğun dinleme, konuşma ve dilin anlam yapılarının,
cümlelerin, dilin özelliklerini, sık sık yapılan tekrarlarla ezber
alışkanlığını kazandırarak çocuğun psikomotor becerilerinin gelişmesine katkıda
bulunur. Dilin telaffuzu, boğumlaması ile bir bütün halinde öğretilmesine katkıda
bulunur. Dildeki sembolleri, alegorik anlatımı, sebep-sonuç ilişkisine dayandırarak
dilin mantıksal dizinini kavratır. Dilin matematiğini geliştirir. Dilin gülmece ve
eleştirel boyutunu tanıtır.
Kuzu kuzu me
Bin tepeme
Haydi gidelim
Ayşe teyzeme.
Bir iki üç
Söylemesi güç
Sana verdim bir elma
Adını koydum fatma
Hop hop hop
Bir büyük altın top
Pazara gidelim,
Bir tavuk alalım,
Pazara gidip,
Bir tavuk alıp ne yapalım?
Gıt gıdak diyelim.
Happur huppur,
Happur, huppur yiyelim.
Bir iki tombul tekir
Camdan bakar
Başına takar
Hop hop, altın top
Türü mürkü
Ninemin eski kürkü
Bir çektim yırtıldı
Ninem dikmekten kurtuldu
Evli evine
Köylü köyüne
Evi olmayan
Sıçan deliğine
Eveleme develeme
Evvel altı elma yedi
Seren sekiz serçe dokuz
Tarmanın topu kara
A devenin çatı kara
Altı kere altı otuz altı
Dedemin sakalı yolda kaldı
Sakalını aldı dereye attı
Dedem sakalsız kaldı
Makas makas makasa
Ali dayı noktaya bas
Trampetler çalıyor
Yüzbaşılar darılıyor
Darılmayın yüzbaşılar
Can yürekten ayrılmıyor
Ebe ebe gel bize
Uzaktan vur elimize
Eğer vuramazsan
Ebesin ebe
Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi,
Bunu sana kim dedi?
Diyen dedi on yedi
Yağlı böreği kim yedi?
Bir cam
İki cam
Üç cam
Dört cam
Beş cam
Altı cam
Yedi cam
Sekiz cam
Dokuz cam
On cam
Bu da benim amcam.
Ooooo
İğne iplik
Derme diplik
Çelik çubuk
Sen çık.
İğnem düştü yakamdan
Kuleli geliyor arkamdan
Gelme kuleli gelme
Annem bakıyor arkamdan
KOMŞU, KOMŞU
-Komşu, komşu !
-Hu, hu!
-Oğlun geldi mi?
-Geldi
-Ne getirdi?
-İnci, boncuk.
-Kime, kime?
-Sana, bana.
-Başka kime?
-Kara kediye
-Kara kedi nerede?
-Ağaca çıktı
-Ağaç nerede?
-Balta kesti
-Balta nerede?
-Suya düştü.
-Su nerede?
-İnek içti.
-İnek nerede?
-Dağa kaçtı.
-Dağ nerede?
-Yandı, bitti kül oldu.
Yağmur yağmur yağ ister, evimizin önü
sel ister, teknede hamur, tarlada çamur, ver Allah'ım ver, gümbür gümbür yağmur
Leylek leylek lekirdek, hani bana çekirdek,
çekirdeğin içi yok, sarı kızın saçı yok
Mehmet Mehmet Mehmedi, eski susam demeti,
çanak çömlek koymadı, hepsini donuna yamadı
Tıngır
elek tıngır saç, elim hamur karnım aç
Al şu takatukaları, takatukacıya götür.
Takatukacı takatukaları takatukalamazsa, takatukaları taka tukalatmadan geri getir.
Hakkı hakkının hakkını yemiş. Hakkı Hakkı'dan hakkını istemiş. Hakkı Hakkıya
hakkını vermeyince Haklı da Hakkı'nın hakkından gelmiş.
Nacak sapına
İki kes
Bir sana
Biri de bana
Yağmur yağarsa raylar ıslanır, yağmur yağar saraylar ulanır.
Kızın
adı Hediye
Ekmek vermez kediye
Kedi gider Kadıya
Kadının kapısı kitli
Hediyenin başı bitli
Karnım aç
Karnına kapak aç
Değirmene kaç
Değirmenin kapısı kitli
Heybaşı bitli
Incık, mıncık
Sen dur, sen çık
Hasan Hasan
Helvaya basan
Kapıyı kıran
Kızı kaçıran
El el
epenek
Elden düşen kepenek
Kepeneğin yarısı
Keloğlan'ın karısı
Ali dayının keçileri
Kıyır kıyır kişniyor
Arpa saman istiyor
Arpa saman yok
Kilimcide çok
Kilimci kilim dokur
Değirmene
girdi köpek
Değirmenci vurdu kötek
Geldi yedi köpek
Hem kötek
Hem yedi köpek
Delmişler, dakmışlar
Bunu böyle yapmışlar
Delmiyelerdi, dakmıyalardı
Bunu böyle yapmıyalardı
İçinde
bülbül benim olsa
İki kardeşim olsa
Biri ay biri yıldız
Biri oğlan biri kız
Bir ikidir bir iki
Beş altındır, beş, altı
İnanmazsan say da bak
On altı, on altı
Selamün aleyküm
Aleyküm selam
Nereye gidiyon?
Daha gidiyom
Neye gidiyon
Mini mini birler
Çalışkan ikiler
Tebmbel üçler
Dayak yiyen dörtler
Beşler makine gibi işler
Altılar altını çaldılar
Yediler yemeğimi yediler
Sekizler seksek olup gittiler
Dokuzlar toktor olup gittiler
Onlar kırmızı donlar
Ebe ebe nerede
Su doldurur derede
Dere boyu çalılık
Şu ebe de ne alık
Ebe suya dalamaz
Arasada bulamaz
Ene nene bulamaz
Ben sana küstüm
Ali baksa dum dum
Sakalına kondum
Beş para buldum
Armudu kestim
Tavana astım
Tap dedi düştü
Ooo iğne miğne
Ucu düğme
Filifilince
Kuş dilince
Çarşıya gittim
Eve geldim hanım yok
Bebek ağlar beşik yok
Çorba taşar kaşık yok
Ali baba öldü tabut yok
Alçık balçık
Sana dedim sen çık
Horoz öttü
Tavuk tepti
Bülbül kızı
Selamına dua etti
Değirmene girdi köpek
Köpeği aldı köpek
Köpeği yedi köpek
Köteği yedi köpek
Hakkı Hakkı'dan hakkını istedi
Hakkı Hakkı'nın hakkını vermeyince
Hakkı Hakkı'nın hakkından geldi
Kapıdan tavşan geçti mi?
Geçti
Tuttun mu?
Tuttum
Kestin mi?
Kestim
Tuzladım mı?
Tuzladım
Pişirdin mi?
Pişirdim
Bana ayırdın mı?
Ayırdım
Hangi dolaba koydun?
Çık çık dolaba koydum
Haydi al getir
Getiremem
Neden getirimezsin?
Kara kediler yemiş.
Vayı vay, miyav
Kuzu kuzu mee
Bin tepeme
Haydi gidelim
Hacı dedeme
Hacı dedem hasta
Mendli bohça
Kendisi hoca
BİLMECE
ÖRNEKLERİ
Çocuklar için
sözcüklerle üretilmiş bir oyun aracı olan bilmece onlara, düş ve düşünce
gücüne seslenen kurmaca bir dünya sunar. Şiirsel bir anlatımla çocukları dille
kurgulanmış bir zeka oyununa davet eder. Onları, tüm bildiklerini sınamaya, olaylar
ve olgular ile kavramlar arasında anlamsal ilgiler kurmaya yöneltir. İkilemeleri,
deyimleşmeleri kullanarak, ana dilinin söz varlığını yansıtmadaki işlevini
somutlar
Sıcak evin direği
Tıp tıp eder yüreği
(BABA)
Dokuz ay zindanda yatar
Altı ayda zil çalar oynar
(BEBEK)
Özü tatlı,
Sözü tatlı,
Candan daha değerli
(ANNE)
Yattım yumuşak
Uyudum sıcak sıcak
(YATAK)
Ham iken tatlı
Olmuşu acı
(BEBEK)
Ben giderim,
O gider
Güneşte beni izler
(GÖLGE)
Askerden küçük
Paşadan büyük
(ÇOCUK)
Gece içindeyiz
Gündüz dışında
Pencereli, kapılı
Şirin bir yuva
(EV)
Pazardan aldım
Bir tane
Eve geldim
Bin tane
(NAR)
Eve bitişik odada
Yemek pişer orada
(MUTFAK)
Uzun yoldan kuş gelir
Ne söylese hoş gelir
(MEKTUP)
Bir ağacı
oymuşlar
İçine dünyayı koymuşlar
(TELEVİZYON)
Buradan attım kılıcı
Halep’te oynar ucu
(TELEFON)
Çın çın
eder
Haber sorar
(TELEFON)
Sesi var canı yok,
Konuşur ağzı yok
(RADYO)
İstanbul
da pişer
Kokusu buraya düşer
(MEKTUP)
O her gün yeniden doğar
Dünyaya haber yayar
(GAZETE)
Kuyruğu var
Canlı değil
Konuşur
Ama insan değil
Camı var
Ama pencere değil
(TELEVİZYON)
Alt yanı sivri tepe içindedir (Çene)
Üst yanı
çakıldak (Diş)
Daha üstü muşulak (Burun)
Daha üstü
ışıldak (Göz)
Üstü kara kolan (Kaş)
Daha üstü
bir alan (Alın)
İner reyhan gibi
Oturur sultan gibi
Dürülür hasır gibi
Satılır esir gibi (Kar)
Uzadıkça
kısalan şey nedir
Hayat veya Ömür.
Allah yapar yapısını,
Bıçak açar kapısını.
(karpuz)
Mavi tarla üstünde,
Beyaz güvercin yürür.
(yelkenli)
Ocak başında kuyu,
Kuyunun içinde suyu;
Suyun içinde yılan,
Yılanın ağzında mercan.
(lamba)
Çın-çınlı hamam,
Kubbesi tamam,
Bir gelin aldım,
Babası imam.
(saat)
Bir çuval cevizim var,
Sayarım tükenmez.
(yıldız)
El eker dil biçer.
(yazı)
Arşın ayaklı,
Burma bıyıklı.
(tavşan)
Bir küçücük kutudur,
Bütün dünya yurdudur.
(radyo)
Fini fini fincan,
İçi dolu mercan.
(nar)
Küçücük fıçıcık,
içi dolu turşucuk.
(limon)
Daldan dala,
Kırmızı pala.
(sincap)
Yarım kaşık,
Duvara yapışık.
(kulak)
On ay yatar,
İki ay kalkar;
Feneri yakar,
Etrafa bakar.
(Ateş Böceği)
Dağda tak tak,
Suda cıp cıp.
Arşın ayaklı,
Burma bıyıklı.
(balta,balık,leylek)
Dağdan gelir, taştan gelir,
Bir kükremiş arslan gelir.
(sel)
Sıra sıra odalar,
Birbirini kovalar.
(tren)
Sarı sarı içinde,
Sarı zarfın içinde,
On iki birlik kardeş,
Birbirinin içinde.
(portakal)
Az gitti, uz gitti,
Dere tepe düz gitti,
Altı ay bir güz gitti;
Uyanınca hep bitti.
(rüya)
Kutuplara giden zenci ne olur? (Donar)
Yer altında civcivli tavuk
(patetes)
Mavi atlas,
Arşın yetmez,
Makas kesmez,
Terzi biçmez.
(gökyüzü)
stü çayır, biçilir,
Altı çeşme, içilir.
(koyun)
acık
mermer tası,
İçinde beyler aşı,
Pişirirsen aş olur,
Pişirmezsen kuş olur.
(yumurta)
|