|
|
|
| |
|
Cinsel Gelişim
0-1 YAŞ ARASI DÖNEM
Bebek, annesi tarafından emzirilirken ya da biberonla beslenirken, annesinin göğsü
üzerinde şevkatle tutulması,annesinin kokusu ve güveni ona büyük bir haz verir.
Bebekler,vermeye hazır ve muktedir olan birinden (anne veya anne yerine geçen kişiden)
istediklerini alabilecekleri bir ilişki geliştirmek ve anneleriyle rahatlık
duygularını geliştirmek ihtiyacındadırlar.
Devamlı ve düzenli bakım, bebeğin
güven duygusunu geliştirir. Annenin kendisini hep seveceğinden, hep isteyeceğinden,
onu hiç terk etmeyeceğinden emin olma duygusu çocukta "temel
güven" duygusunun temelini oluşturur. Böylece çocuk önce kendisini devamlı
seven,koruyan anneye güvenir, sonra korunduğu, sevildiği için kendi benliğini
sevilen, sevilmeye değer olarak hisseder. Eğer bebeğin ihtiyaçları tutarlı olarak
karşılanmazsa bir güvensizlik duygusu geliştirebilir.
Bebek önceleri tanımadığı bir vücuda sahiptir. İlk aylarda gerilim ya da haz
duygularıyla biraz vücudunu hisseder. Başkasıyla ilişki kurmaya başlayan vücudu onu
umutlandırmaya başlar. Bebeğin annesinden aldığı mutluluk duygusunun yanı sıra
hissettiği başka mutluluklarda vardır. Örneğin doyan karnın verdiği haz, ılık
banyo suyunun tene dokunmasından ve cinsel bölgelerden yayılan haz gibi. Bebekteki
doğuştan varolan emme zevki, cinsel içgüdünün ilk aşamasıdır. Güçlü ağız ve
tensel temas ilişkisi, bebeğe sıcaklık ve güven duygusu aşılar. Çevresindeki
insanlara inanmaya başlar ve böyle yaşaması için gerekli olan cesareti gelişir.
Emzik de bebek için emzirilme süresinin dışında yalnızca zevk duymasını sağlayan
bir araç değildir. Memeden kesilme döneminde bebeğe kolaylık sağlar. 5. ve 6. Aylara
doğru kaşıkla beslenme yoluyla oluşan anne-çocuk ilişkisi artık yeni bir aşamaya
girer.
Doğumdan sonraki birinci yılda, bebeğin ilk cinsel
uyarıları, yıkanma ve altının değiştirilmesi sırasında
ortaya çıkar. Bebek bezinin genital bölgedeki baskı ve
hareketi, bebeğin hoşlandığı haz verici duyumsamalardır.
Bebek el ve kol hareketlerini daha iyi kontrol edebilecek
kadar biraz daha büyüyünce, tesadüfen cinsel organlarına
dokunabilir ve haz verici bir duygunun yeniden yaşamasını
istemek çok doğal ve insana özgü olduğundan ,bebek yeniden
cinsel organlarına dokunmaya çalışır. Erkek bebekler
penislerini çekiştirirler, fakat kız bebekler cinsel
organlarının gizli olması sebebiyle dokunmakta daha güçlük
çekerler, bu sebeple kız bebeklerde cinsel organlarına
dokunma daha az görülür. Bazı ana-babalar, bu cinsel ilgiden
rahatsız olur ve bunun anormal olduğundan endişelenirler.
Oysa bebeklerin bu davranışı tümüyle doğal, normal ve
sağlıklıdır.
1-3 YAŞ ARASI DÖNEM
Bu dönemin en belirgin özelliği çocuğun istemli hareketleri
yapabilme yeteneklerini kazanmasıdır. Çocukların gözlenmesi
ile çocuğun alma-atma, tutma-bırakma gibi birbirinin karşıtı
istemli hareketlerde kontrol kazanmaktan büyük bir haz
aldığı görülür. Oysa bu kadar hareketli duruma gelen çocuğu
çevre haklı olarak kısıtlamaktadır.,yine çevre çocuğu
tuvalet eğitimine alıştırmak çabasındadır. Bu çocuğa kendi
sfinkterlerini başkalarının isteğine bağlı olarak "tutmayı"
ve "bırakmayı" öğretmek demektir. Kısaca anne ve diğer
büyükler çocuğun kendi tutma-bırakma hazzına karışmakta,
onun bu serbest seçimine egemen olmaya çalışmaktadır.
Sabırlı, sevgi dolu anne veya diğer büyükler çocuğun kendi sfinkterleri üzerinde kontrol kazanmış olmasını,
belirttikleri sevinç işaretleriyle ödüllendirlerse, yalnızca
kendi akıllarına geldiği zaman ve yerde değil de çocuğun
zaten bu gereksinimi duymuş olabileceği zaman ve işaretlere
göre tuvalet eğitimi uygularlarsa ,çocuğun tutma-bırakma
hazzına doğrudan karışmamış olurlar. Çocuk, bu kontrol
yeteneğini kazanması ile çevrenin kendisini daha özerk, daha
yeterli insan olarak gördüğünü hisseder. Böylece tuvalet
eğitimi bu çocuk için bir sorun olmadan rahatça çözümlenir.
Çocuk genellikle 20 aylık olduktan sonra tuvalet eğitimi
için yeterli olgunluğa ulaşmaktadır. Buna rağmen bu
olgunluğa bazı çocuklar 18.ayda, bazıları 24.ayda
ulaşabilirler. Bu nedenle çocuğun bir yaş dolaylarında
olduğu dönemde tuvalet eğitimine başlamak son derece
sakıncalıdır. Tuvalet eğitimine başlamadan önce mesane
kontrolü, bedensel olarak hazır olup olmadığının
değerlendirilmesi önerilmektedir.
Çocuk daha bu kontrolü kazanmadan, yürüyüp serbestçe hareket
etmeye başlamadan, onu erkenden tuvalet eğitimine zorlayan
titiz çevreler veya sabırsız,aceleci, baskılı şekilde
çocuğun idrar veya dışkısını kendi düşündükleri yer ve
zamanda yapmasına çabalayan erişkinlerle karşılaşan çocuk,
kendi içinde çift isyan ve yenilgiyle karşılaşır. Hem kendi
anal içgüdülerine karşı güçsüz duruma gelmiş hem de
dışındaki kimselere yenilmiştir. Her iki durumda da çocuk
gerginlik içindedir. Bu gerginlikten kurtulmak için
bilinçdışı savunma mekanizmalarına sığınır, örneğin ya bir
önceki bebeklik dönemine geriler, yeniden bebekliğin bağımlı
özelliklerini sürdürmeye başlar ya da erişkinlerin kendini
kontrol etme çabalarına boyun eğer, sanki kimsenin eline koz
vermek istemiyormuş gibi kendini aşırı bir kontrole zorlar.

|
|