0-1 Yaş

Bebeğin dili öğrenmesi doğumla başlar. Dolayısıyla, ona yardım etmek için hiçbir zaman çok erken değildir. Bebekler, çevrelerinde duydukları sesleri dinlerler. Ayrıca, ne zaman mutlu ve ne zaman mutsuz olduklarını bilmeniz için sesler çıkarırlar. Bu ilk aylarda konuşmanın temelleri hazırlanmıştır. Sizin konuşmanız sırasında, bebek size mırıldanarak ya da yüz mimikleriyle gülümseyerek tepki verir ya da motor hareketlerle el sallama ve tekme hareketleriyle yanıt verir. Bebekle konuşurken, diğer yetişkinlerle konuştuğunuz gibi davranın. Bir şey söyleyin ve sizi yanıtlamasını bekleyin, ardından tekrar bir şey söyleyin.

İfade Edici Dilin Ortaya Çıkması

Çoğu anne-baba, bebeklerinin ilk sözcüklerini duymanın heyecanını hatırlayabilir. Fakat bu önemli başarı bir gecede ortaya çıkmaz. Aslında, bebekler bir sabah tüm cümleleri kazanmış olarak uyanmazlar. Gerçekte, hastanede duyulan ilk çığlıktan “da-da” ya da “ma-ma” gibi kontrollü ifadelere gelişme yavaş, sistematik ve bir çok çocuk açısından önceden tahmin edilebilir.

Stark (1979), beş aşamalı dönemden oluşan dil-öncesi dönemi tanımlayan bir çerçeve oluşturmuştur. Dil gelişiminin bu ilk dönemleriyle ilgili olarak, yol gösterici olması açısından Stark’ın modeli kullanılacaktır. Ancak önce bir uyarıda bulunmak gereklidir: Dil gelişimi bireyseldir. Gelişimle ilgili genellemeler yapılması mümkün olsa da, bu genellemeler her çocuk için doğru değildir. Çocuklar arasında dil gelişimi açısından büyük farklılıklar vardır. Bu nedenle, bir çocuğu dil bozukluğu hakkında konuşulurken çok dikkatli olunmalıdır. Çünkü, çocuk aşağıda tanımlanan dönemlere harfiyen uymaz. Bu dönemlerin ötesinde gelişim gösteren bir çocukla ilgili olarak aşırı heyecanlanmak da bir hata olabilir. Bununla birlikte, çocuğun normal gelişim dizisinden bir sapma gösterdiği durumlar dikkate alınmalıdır.

Dönem (0-8 Hafta)

Bu dönemde; yeni doğanlar, refleksif ağlama ve hayati solunum yaparlar. Yani, ağızlarını açarlar ve ne geliyorsa çıkarırlar. Bu gelen tepkiler, genellikle anne-babanın ilgisini isteyen çığlık biçiminde yüksek sesli ağlamalardır. Bu ağlamayı göz ardı etmek güçtür, hatta acı vericidir. Bireysel farklılıklar olsa da, bu ağlamalar tipik olarak kısa, hızlı ve patlama şeklindedir. Kimi bebekler göreceli olarak daha sessizdir; diğerleriyse sürekli ağlıyor gibi görünürler. Kimileri çığlık şeklinde, yüksek sesli ağlamalara sahiptir, diğerleriyse sessiz ağlarlar. Bebekler ayrıca, anne-babalarına sanki bebek iletişim başlatmak istiyormuş gibi tepki verebilecekleri geğirme, öksürme ve hapşırık gibi sesleri çıkarırlar.

Dönem (8-20 Hafta)

Bu dönem, bebeklerin kendi ses çıkarma organları üzerinde, gittikçe artan oranda kontrol kazandıkları bir dönemdir. Ağlama ayırt edici hale gelir ve böylece anne-babalar, açlık, rahatsızlık, istek gibi farklı tür ağlamaları , birbirinden ayırt etmeye başlar. Ağlama patlamaları, giderek daha katlanılır ve genellikle daha az sıklıkla oluşmaya başlar. Bu dönemin sonundan itibaren, bebeklerin çoğu gığıldama sesleri çıkarmaya başlar. Bunlar anne-babalar tarafından sıklıkla keyif sesleri olarak yorumlanan, ünlü-benzeri (aaa, ooo) ifadel birleşiminden oluşan heceleri çıkarmaya başlar.

Dönem (25-50 Hafta)

Bu dönem, gerçek hece tekrarı aşamasıdır. Bebek ba ya da ma gibi ünlü ve ünsüz bileşimlerini çıkarır. Bu dönemin sonundan itibaren bu ünlü-ünsüz bileşimleri, perde ve tonlaması sık sık değişen uzun diziler (ba ba ba) halinde tekrarlanır.

Dönem (9-18 Ay)

Çocuğun hece tekrarı gittikçe karmaşık hale gelir. Ünsüz seslerin sınırları genişler. Birçok çocukta jargon ortaya çıkar. Bu, dile çok benzeyen bir ses çıkarma tipidir. Çünkü, buradaki ses ve tonlama, dile oldukça benzer. Başka bir odadan dinlenirken bebeğin gerçekten konuştuğu düşünülebilir. Çünkü, bu ses dizileri cümlenin ses özelliklerini taşır.

Dönem gerçek diş üretimine geçişi işaret eder. Bu yaş, anne-babaların, ilk sözcüklerin çıkarıldığını saptadıkları yaştır. Bunlar bazen jargon konuşması içerisinde duyulur. Sözcükler bazen net olarak çıkarılır; fakat daha sonra günlerce ya da haftalarca duyulmaz. Bazı çocuklar, tutarlı bir anlama gelen ve ünlü-ünsüz bileşimleri olan kalıp sözcükler kullanabilir. Örneğin, çocuklardan birisi, isteğini anlatmak için, sözcük yerine geçen na bileşimini kullanabilmektedir

Çocuğunuza Yardım Etmek İçin Neler Yapılabilir?

Çocuğunuzla iletişim kurabilmek için yapabilecekleriniz şöyle sıralanabilir:

Doğumla 6 ay arası :Şarkı ya da ninni söylerken, onun yüz mimiklerini taklit edin. Beslenme, altını değiştirme ve banyo saatlerini konuşma saatlerine dönüştürün. “ce” oyunları gibi oyunları oynayarak karşılıklı iletişimi geliştirin. İsmini söylediğinizde size bakmasını teşvik edin. İletişim çabasıyla çıkardığı bütün sesler için olumlu ifadeler kullanın. Örneğin: “Ne güzel gülüyorsun?” gibi.

6-12 ay arası :Seslerin farkına vardıkça, (örneğin telefon çaldığında) ne olduğunu anlatın. Ne söylediğinizi anlaması için ona zaman tanıyın. Günlük aktivitelerinizi tanımlamak için aynı ifadeleri kullanın.”Ayşe’nin banyosu”, “yatma vakti” gibi. Nesneleri gösterip, doğal bir konuşma ortamında isimlendirin. Parmak oyunları oynayın. Kitaplarla tanıştırın; kitapta bulunan, basit ve günlük yaşantısında çok karşılaştığı nesneleri isimlendirin.

1-5 YAŞ