Her beş bebekten birinin doğumdan iki ya da üç hafta sonrasının öğleden sonrasında geç saatlerde başlayan, gece yatma saatine kadar süren normalden farklı, saatlerce sakinleştirilemeyen ağlama krizine tutuldukları bilinmektedir. Bu esnada o küçücük bebeğin dizlerini yukarıya doğru çektiği, yumruklarını sıktığı, gözlerini yumduğu, alnının kırıştığı, hareketli olduğu görülür. Bu kabusun adı koliktir (karın ağrısı). Sonsuza kadar süreceği düşünülse de on ikinci haftada sorun düzelmeye başlar; 3. ayda sorun tamamen ortadan kalkar.

Pek çok anne baba kolayca itiraf etmese de kronik olarak ağlayan bebeklerin ebeveynleri korkunç hislere, düşüncelere kapılabilirler. Bu durum kalıcı olmadığı sürece normaldir ancak bu zorlu süreçte bakım verenlerin ruh ve akıl sağlıklarını koruyabilmeleri gerekmektedir.

Koliğin devam ettiği iki-üç ay süresince akıl ve ruh sağlığınızı koruyabilmeniz için aşağıdaki önerileri deneyebilirsiniz.

Ara verin. Kolik sancısı çeken bebekle haftanın yedi gün uğraşmışsanız eşiniz, sağlığınız ve işiniz gerginliğinizden etkilenecektir. En azından haftada bir gün, daha ideali bebeğinizin ağlama saatleri içinde günde birkaç saat mola verin ve bebekle başkalarının ilgilenmesini sağlayın. Eğer bütçeniz el veriyorsa parayla bir yardımcı tutun, ya da annenizden veya başka bir akrabanızdan, arkadaşınızdan yardım alın.

Küçük yaygaracınız sayesinde siz ve eşiniz baş başa rahat bir akşam yemeği yiyemiyorsanız arada sırada yemek yemek üzere dışarı çıkın. Eğer dışarıda yemeğe çıkmak pratik değilse yürüyüşe veya bir arkadaşınızı ziyarete gitmeyi deneyin (tercihen küçük bebeği olmayan bir arkadaşınızı), tenis oynayın ya da masaja gidin.

Bebeğe mola verin. Ağlayan bebeğinize yanıt verin ancak tüm ihtiyaçları, ağlamasında hiçbir değişiklik yaratmadan karşılandıktan sonra (yedirme, gazını çıkarma, altını değiştirme, rahatlatma, vs.) bebeğe sizden uzak kalması için yatağına veya beşiğine koyarak bir mola verin. Bebeğin sizin kollarınız yerine 10–15 dakika süreyle yatağında veya beşiğinde ağlaması bir zarar vermeyecektir. Bu arada sizde başka şeylerle uğraşırsınız, uzanırsınız, bulaşıkları yıkarsınız, kek pişirirsiniz, televizyon izlersiniz veya birkaç sayfa kitap okursunuz. Bebeğiniz dinlenmiş bir anneyi perişan bir anneye tercih edecektir.

Bebeğin sesini duymamaya çalışın. Bebeğinizin ağlamasının üzerinizdeki etkisini azaltmak amacıyla kulak tıkacı takın. Sesi tamamen ortadan kaldırmayacaktır fakat azaltarak daha tahammül edilebilir düzeye getirecektir. Kulak tıkacınız takılı olduğu sürece bebekten mola vermiş sayılırsınız ve kucağınızda bebeğinizle yürümeye devam etseniz bile gevşeyebilirsiniz.

Spor yapın. Egzersiz, siz de bolca bulunan gerginliği azaltmanın en iyi yollarından biridir. Sabah erken saatlerde bebeğinizle birlikte egzersiz yapın. Yüzün veya bir sağlık klubünde spor yapın (bir kum torbası varsa yumruklayın) ya da huzursuzluk yapıyorsa bebeği pusetine koyup kısa gezintilere çıkın böylece hem siz hem de bebeğiniz rahatlamasını sağlamış olursunuz.

Yardım isteyin. Eğer doğum iznindeyseniz ya da eşiniz işine devam ederken siz evde kalıp çocuğunuzla ilgilenmeyi seçtiyseniz bebek bakımının hemen tüm yükü sizin üzerinizde demektir, eğer yardım almazsanız annelik görevinizden istifa etmek isteyebilirsiniz.

Konuyu başkalarına açın. Bulduğunuz her omuza, eşiniz, bebeğinizin doktoru, sizin doktorunuz, tezgahtar, aileden biri ya da arkadaşınıza yaslanıp ağlayabilirsiniz. Konuşmak kolik sancısını azaltmaz ancak üzücü öykünüzü paylaşarak rahatlayabilirsiniz. En yararlı olanı diğer kolikli bebeklerin anne babalarıyla konuşarak onların fırtınalı denizlerden sakin sulara nasıl ulaştıklarını öğrenmek olabilir.

Şiddet hissediyorsanız yardım isteyin. Hemen herkes sürekli ağlayan bir bebekten rahatsız olur. Fakat bazıları için böyle bir ağlama tahammül sınırlarını aşar. Bu da bazen çocuğa kötü davranmayla sonuçlanabilir. Bebeği camdan atmak konusunda ciddiyseniz ve bebeğe kötü davranmaya başladıysanız yardım talep edin. Eğer yapabilirseniz bir komşunuza giderek kendinizi toparlayana dek bebeğinizi ona teslim edin. Daha sonra size yardım edebilecek birini (eşinizi, annenizi, kayınvalidenizi, yakın arkadaşınızı, bebeğin doktorunu, kendi doktorunuz) arayın. Güçlü dürtüleriniz sizi çocuk istismarına yöneltmese de çocuğunuzla aranızdaki ilişkiyi bozabilir ve hemen yardım almazsanız annelik konusunda kendinize olan güveniniz azalabilir.

Bu sürecin geçici olduğunu kendinize hatırlatın. Kolik ağrısı 3 hafta kadar süren, 4-6. haftada şiddetlenen sancıdır. Bu sancı minik bebeğinizin 3. Ayını doldurmasıyla birlikte yok olacaktır. Bu süreç içerisindeyken olumsuz duygulardan ve düşüncelerle boğuşurken kendinize sürekli bu ağrıların geçeceğini hatırlatın, böylelikle yeni yaşamınıza bu sancının da dahil olduğu düşüncesinden vazgeçmiş olursunuz.

SIKÇA SORULAN SORULAR:

 “Bebeğimin doğduğundan beri 24 saat onunlayım, her şeyimden vazgeçtim ama hala bu ağlamalar bitmiyor. Ben daha ne yapabilirim?

Baştan yapmaya başlamış olmanız gereken en önemli şey kendiniz için zaman ayırmaktır. Bebek bakımı özellikle ilk üç aylık dönemde yeni bir yaşama adapte olma sürecidir. Bu durum günlük hayatınız, uyku düzeniniz, ev işleri, mesleki işler, eşinizle ilişkiniz dahil olmak üzere tüm yaşam alanlarınızı kapsar. Bu alışma süreci esnasında unutulmaması gereken şey sizsiniz. Siz iyi olduğunuz sürece bebeğiniz huzurlu olur, eşinizle ilişkiniz rayına oturmaya, yeni aile düzeniniz belirlenmeye başlar; ancak siz bitkin, huzursuz, yorgun olursanız tüm yaşamınız sizin olumsuz enerjinizden etkilenir ve baş etme becerileriniz işe yaramayarak depresyon, anksiyete ya da diğer tür psikolojik sıkıntılarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Böyle bir durumunuz olduğunu düşünüyorsanız en kısa sürede bir ruh sağlığı çalışanından (psikolog, psikiyatrist) desteği alın.

 “Bu bizim ilk bebeğimiz ve sürekli ağlıyor. Neyi yanlış yapıyoruz?”

Rahatlayın. Bu sizin suçunuz değil. Herhangi bir yerde yanlış yapmadınız. Bebekteki koliğin anne-babanın hatası sonucu ortaya çıktığına dair bilimsel bir bulgu yoktur. Hatta her şeyi doğru yapsanız bile durum tamamen aynı olacaktır (elbette hiçbir ebeveyn her şeyi doğru yapamaz ve doğru kavramı bebekten bebeğe olduğu kadar ebeveynden ebeveyne de değişiklik gösterir). Bir sürü şeyi yanlış yapsanız bile durum daha kötü olmayacaktır (hiçbir ebeveyn her şeyi yanlış yapamaz). Koliğin bebeğin gelişimindeki bir problemden kaynaklandığı araştırmalarca gösterilmiştir.

 “Bazen kolikli bebeğimi üç saat boyunca sallayıp ve ağlaması kesilmediğinde onu camdan atacak raddeye geliyorum. Tabî ki bunu yapmıyorum. Ama böyle bir şeyi nasıl düşünürüm, ben ne biçim bir anneyim?”

Siz tamamen normal bir annesiniz. Ağlayan bir bebeği dinlemek zorunda olmak sinir bozucudur ve bebekten anlık olarak nefret edebilirsiniz. Bunu pek çok anne baba kolayca itiraf etmese de kronik olarak ağlayan bebeklerin ebeveyni sizin hissettiğiniz gibi korkunç hislere kapılabilir. Bu tür hislerinizin anlık olmadığını ya da bebeğinize gerçekten zarar verebileceğinizi düşünüyorsanız derhal yardım isteyin.

Uzman Psikolog Esra Savaş Kaplan

[email protected]

Corner Plaza Şenlikköy Mahallesi Florya Caddesi No:67 Florya/İstanbul

Vali Konağı Cad. Müfide Küley Sk. 61/4 (Amerikan Hastanesi Karşısı)  Nişantaşı/İstanbul