Çocuğunuzun saygıyı öğretmek istiyorsanız; her zaman güler yüzlü olun. Küçük hatalarını cezalandırmayın. Onun hislerini önemseyin ve bunu hissettirin.

Güvenini kazanmak istiyorsanız; babayla korkutmayın, tam aksine olumlu yaptığı davranışlarla anne babasından destek göreceğini anlatın, duygularına ortak olun, soru sorduklarında göz teması kurarak ilgiyle yanıtlayın. Söz verdiğinizde yerine getirin ve en önemlisi de eşinizle olan ilişkinizin çocuğunuzun yanında saygılı olmasına özenin.

Size saygı göstermesi ve iltifat etmesini istiyorsanız; çocuğunuzun kusurlarını olumlu kelimelerle anlatın, dalga geçmek ya da hakaret etmek gibi yöntemlere başvurmayın. Her yaptığı davranışı tenkit etmeyin. Her yapılan yersiz uyarının çocuğunuzun bir adım daha çekingen olmaya iten basamak olduğunu unutmayın.

Söylediğinizi dinlemelerini istiyorsanız; öncelikle talebinizin bir çocuk için yapılabilirliğini değerlendirin, onun için güç olabilecek isteklerde bulunmama özenin. Gerçekleştirmeyeceğiniz tehditler söylemeyin. Kardeşlerini sevmeleri için birini cezalandırırken, diğerini ödüllendirmeyin çünkü bu tutum aralarında düşmanlığa yol açar. Birini severken ve takdir ederken aynı şeyleri diğerine de yapın. Birbirlerine hakaret ettiklerinde hemen araya girin ve ceza verirken suçun kimde olduğuna bakın.

İnsanları sevmelerini istiyorsanız; daima iyi insanlardan bahsedin. Dünyadaki yardımlaşmadan, iyiliklerden bahsedin. Sizin yaptığınız yardımları anlatın ve neler hissetinizi paylaşın.

Kıskanç olmalarını istemiyorsanız; kıyaslama yapmayın, yaşıtlarıyla, kuzenleriyle, kardeşiyle ya da daha iyi konumda olan herhangi biriyle ilgili karşılaştırma yapmayın, başkalarını eleştirmeyin.

Korkulu rüyalar görmesini istemiyorsanız; gün içerisinde sihirden, büyüden, peri masallarından, kaf dağının ardındaki devden, kötü kalpli cadıdan vs. bahsetmeyin.

Tehlikeli durumlarda polis ya da jandarmaya ulaşmasını istiyorsanız; onlara jandarmanın onları alıp götüreceği, polisin karakolda kilitleyeceği şeklinde hikayeler anlatmayın.

İnatçı olmasını istemiyorsanız; her istediklerini değil gerekli isteklerini gerçekleştirin. Uygunsuz davranışları olduğunda (kendini yere atmak, bağırmak, eşyaları fırlatmak…) istediğini gerçekleştirirseniz bundan sonra her talebini o yöntemle uygulamasına vesile olmuş olursunuz. Kaş yapayım derken göz çıkarmamak için yaklaşımlarınızda tutarlı ve kararlı olmalısınız.

Yalan konuşmasını istemiyorsanız; önce siz yalan konuşmamalısınız. Çocuklar anlatılanları değil gördüklerini benimseyip uygularlar. 2-5 yaş çocuğunuza hayal gücüyle anlattığı olaylara yalan söylüyorsun diyerek tepki vermeyin ve sıklıkla yalan söylemenin kötülüğünden bahsedin, küçüktür diyerek önemsememelik yapmayın.

Okulda başarılı olmasını, üniversite okuyup meslek sahibi olmasını istiyorsanız; ders çalışması için baskı yapmayın, dersin öneminden bahsedin. Büyüyünce olmak istediği mesleğe ulaşması için gerekli olan araç olduğunu anlatın, sizin istediğiniz mesleği onun da istemesi için baskı oluşturmayın çünkü bu onun başarılı olacağı meslek dkeğildir.

Tutumlu olmayı öğretebilmek için; verdiğinizin parayı nereye harcadığını sorun; gerektiğinden fazla para vermeyin, kumbara alın ve biriktirmesi için teşvik edin.

Sevildiğini hissetmesini istiyorsanız; sizin hoşunuza gitmesi için yaptığı davranışları (zıplama, şarkı söyleme, yardım etme…) takdir edin. Yaşına uygun olan kendi ihtiyaçlarını gidermesi için ortam sağlayın.

Düzenli olmasını istiyorsanız; yatağını oyuncağını kitabını ya da kıyafetlerini düzelttiğinde tebrik edin ve ara sıra ödül verin. Düzensiz olan bir çocuk kahramanıyla ilgili hikaye oluşturun ve onu anlatın; dağınıklıktan dolayı aradığını bulamayan ve istedi gösteriye gidemeyen bir çocuk…)

Cimri olmamasını istiyorsanız; paraya değer vermeyin, gerçe ihtiyaçları olduğundan çok para diyip almamalık yapmayın; yardıma ihtiyacı olanlara yardım edin. Çocuğunuzla birlikte kimsesiz çocukların bulunduğu kurumlara gidin ve onlar için birlikte alışveriş yapın.

Sağlıklı olmalarını istiyorsanız; cam kavanozda yetiştirmeyin, temiz hava almasını sağlayın, güneşten yararlanması için dışarı çıkarın ya da çıkmasına müsaade edin, tıbbi ürünleri her durumda kullanmayın çünkü ne kadar az ilaç kullanırsa vücut hastalıklarla o kadar güçlü savaşmayı öğrenir. Düzenli hayatı olmasını sağlayın; aynı saatlerde yemek aynı saatlerde uykuda olmasını sağlayın.

Sağlıklı aile kurmasını istiyorsanız; Çocuğunuzun yanında eşinizi asla kötülemeyin ve eleştirmeyin; anne baba eşlerine olan kızgınlık, kırgınlık eleştiri içeren davranış ve sözlerini çocukların yanında yapmayın. Kendi kırgınlığınıza çocuklarımızı ortak etmeyin. Çocuk anne babanın birbirlerini kötülemesini, eleştirmesini istemez, birbirlerini sevip beğenmesini ister.

Sizin tartışmalarınızdan etkilenmemesini istiyorsanız; Çocuğunuza eşinizle mutlu olduğunuzu söyleyin ve davranışlarınızla da bunu gösterin; Kızgınlık anında baban beni üzmek için yapmadı, kötü bir niyeti yoktu diyebiliriz.

Birey olmasını istiyorsanız; Sizinde çocuğunuzun da istediğinin olacağı çözümler üretmeye çalışın; çocukların her zaman sorunlara sizin getireceğiniz çözümlerden başka çözümleri vardır. Çocuğunuza beklediğinizin ne olduğunu söyledikten sonra; onunda beklentisinin başka olduğunu bildiğinizi ve bu yüzdende oturup her iki tarafında istediğinin olabileceği ortak bir çözüm bulmaya çalıştığınızı söyleyin ve yapın.

Sizinle paylaşımda bulunmasını istiyorsanız; Çocuklarınızı gerçekten dinleyin ve bunu ona gösterin; çocuğunuzu dinlerken tv. izlemeyin, gazete okumayın, başka işlerle meşgul olmayın. Konuşurken göz teması kurun, çocuğun yüzüne bakın, aynı hizada olmaya dikkat edin.

Çocuklarınıza sözlerinizle değil davranışlarınızla örnek olun; çoğu zaman anne babalar çocuklarına öğüt verirler: şöyle yapmalısın, bu işin doğrusu bu, böyle davranmanı istemiyorum. Çocuk sözlerle anlatılanlardan çok davranışlarınızla vereceğiniz mesajları almaya açıktır.

Kendi çözümlerini kendisinin bulacağı dinleme metoduyla onu dinleyin; yorum yapmanız gereken bir şey anlattığınızda ‘hım, anlıyorum, evet, sonra ‘ gibi devam sağlayacak sözcüklerle çocuğu sonuna kadar dinlemeniz gerekiyor çünkü amacımız çocuğun görmesi gereken noktaya kendiliğinden gelmesi.

Çocuklarınızla sen dili ile değil ben dili ile konuşunun; örneğin; sen tembelsin, çalışmıyorsun, sorumsuzsun (sen dili) yerine, çalışmadığın zaman ben üzülüyorum, çünkü hak etmediğin halde kötü not almış oluyorsun (ben dili) kullanılmalı.

Çocuğunuzun olumlu yönlerini ve başarılarını ön plana çıkarın.

Başkalarının yanında çocuğunuzun daima olumlu özelliklerini anlatın. Bizimki çok tembel, oğlum-kızım çok yaramaz, bizi hiç dinlemiyor teyzesi vb ifadelerle çocuğun olumsuz özelliğini yoğunlaştırmış ve kendimizi de kötü hissetmiş oluyoruz.

Uzman Psikolog Esra Savaş Kaplan

[email protected]

Corner Plaza Şenlikköy Mahallesi Florya Caddesi No:67 Florya/İstanbul

Vali Konağı Cad. Müfide Küley Sk. 61/4 (Amerikan Hastanesi Karşısı)  Nişantaşı/İstanbul