Hamilelikte Can tam
40 hafta Anne'nın yedikleri ile beslenecektir. Anne doğru beslenirse Can daha
sağlıklı, doğum ise daha az riskli olacaktır.
Hamilelikte doğru beslenme hem bebeği hem Anne'yı güçlü kılar.
Annelerin hep merak ettikleri ve ilgilendikleri bir konudur hamilelikte beslenme. Ama ne
yazık ki bu konuda pekçok şey yanlış bilinir ve uygulamada hatalar yapılır.
Neden?
Çünkü basit gibi görünen konularda herkes alim kesilir. Herkesin kendine göre bir
görüşü vardır. Özellikle evdeki büyükler, görmüş geçirmiş komşular hep akıl
verir.
Hamilelik
öncesi vücut ağırlığının önemi...
Ilk bölümümüzde
de hamilelik başında ideal kilo sınırları içinde olmanın hamilelikte bazı önemli
sorunlar çıkmasını engellediğine değinmiştik. Zayıf Anne'lerin bebeği zayıf ve
duyarlı olur. Fazla kilolu Anne'lerin ise hem Can'ları, hem de kendileri risk
altındadır. Şişman Anneler hamilelik şekeri, zehirlenme ve albumin hastalığı
denilen durumlarla daha sık karşılaşır.
Hamilelikte
ne kadar kilo almak uygundur?
Hamilelikte 10 kg'dan
daha az ağırlık artışı olan Annelerde Can'ın Anne karnında ölme riski 1.5 kat
fazladır. Hamilelik boyunca 10 ile 15 kg arasında ağırlık artışı normal kabul
edilir. Ancak hamileliğin ilk yarısı ile ikinci yarısında bu artış hızı
farklıdır. Ilk 20 hafta en fazla 2.5 kg alınmalıdır. Daha sonra her hafta yarım kg
kilo alınması uygun ve dengeli olur.
Bazı hamileler bu kilo sınırını geçmezler ama bu dengeyi tutturamazlar. Bir ayda 5-6
kg birden alıp sonra da almamak için sıkı perhiz yaparlar...Bu hem Anne'yi hem de
Can'ı yıpratan bir olaydır.
Doğru
beslenmenin temel ilkeleri...
Hamilelikte bol
protein alınmalıdır. En zengin protein kaynağı süttür.
Günde 1 litre süt ihtiyacı karşılar. 4 su bardağı süt 1 litredir.
Anne süt içmeyi sevmiyorsa,sütü sütlaç, muhallebi şeklinde alabilir. Peynir
(özellikle kaşar peyniri), ve yoğurt yiyerek süt gereksinimini karşılayabilir. Ancak
hiçbir sütlü gıda taze süt kadar yararlı değildir.
Haftada 5 gün yumurta yenmelidir. Bu Anneye bol vitamin, demir ve protein verecektir.
Et, tavuk ve balık Can'ın kan, kas ve organlarının gelişmesine yardımcı olur.
Bu etlerden birini günde 2 porsiyon yemek gerekir. Beyaz et ve özellikle balık eti
kırmızı ete yeğlenmelidir.
1
Porsiyon nedir?
2 adet orta boy
köfte; 1 adet orta boy biftek; 1 piliç butu;orta boy bir balık yani miktar olarak
yaklaşık 100 gram et bir porsiyondur.
60 gram beyaz peynir,1 tabak kuru fasulye, mercimek gibi baklagiller de et yerine geçer.
Sebze ve
meyveler...
Bunlar vitamin
kaynağıdır. Can'ın organlarının birarada olmasını ve normal çalışmasını
hızlandırır. Ayrıca Anne'nin kabız olmasını önler.
Günlük kalori
gereksinimi...
Bir günlük kalori
gereksinimi ortalama 2200 ile 2400 kalori arasındadır. Bu gereksinimin 300 kalorisi
proteinli gıdalardan alınmalıdır. Günlük hareket miktarı ve hamilelik öncesi
ağırlık günlük kalori gereksinimini etkiler. Bu değişkenlerle kişiye özel
gereksinimin saptanmasında bir diyet uzmanına danışılması uygun olacaktır.
Hamilelikte demir
gerekir...
Günlük besinlerle
alınan demir annenın demir gereksinimini karşılayamaz. Bir hamilenin günde 1 gram
demire gereksinimi vardır. Bunun 300 miligramı Can'ın kan hücrelerinin yapımında,
500 miligramı Annenın fazladan yapılan kan hücrelerinini yapımında kullanılır.
Geriye kalan 200 miligramı da da günlük gereksinimdir.
Demir kırmızı kan hücrelerinin ana maddesidir. Demir eksikliği kırmızı kan
hücrelerinin az sayıda yapılmasına ve demir eksikliği kansızlığı denilen duruma
yol açar. Hamilelikte kan hücrelerinin yapımı bir süre vücudun demir deposunca
karşılanır. Ancak hamilelik öncesi yetersiz beslenmiş, bol ve düzensiz ve sık adet
kanaması olmuş ya da daha önceki hamileliklerde deposunu tüketmiş Annelerde daha
hamileliğin başından itibaren kansızlık belirtileri ortaya çıkar.
Kansızlık
belirtileri...
Kansızlığın en
sık görülen belirtileri solukluk, halsizlik, baş dönmesi ve çarpıntıdır. Aşırı
kansızlık durumunda ise dudak ve ağızda çatlaklar, kulak çınlaması, tırnaklarda
kırılmalar, yutma güçlükleri ve toprak yeme gibi anormallikler ortaya çıkar.
Bu nedenle hamileliğin 16.-20. haftalarından itibaren hergün demir içeren haplar
alınmalıdır. Demir ile beraber C vitamini alınması demirin emilimini arttırır. En
iyisi demir hapının portakal suyu ile içilmesidir.
Dikkat! Demir hapı süt ile birlikte alınmamalıdır. Süt demirin emilimini engeller.
Yine mide ekşimesi için alınan anti asitlerde demir emilimini etkiler.
Demir hapları dışkıya siyaha çalan bir renk verirler. Önemli bir durum değildir.
Bazan demir doğuma kadar kapatılamayacak düzeyde düşük olabilir. Bu durumda demir
içeren iğneler bu açığı kısa sürede kapatır. Bazan kan verilmesi gerekebilir.
Vitamin
desteği ne kadar gerekli?..
Bizim ülkemiz için
vitamin ve mineral desteği genelde gereksizdir. Birçok sebze ve meyve günlük
ihtiyaçdan çok daha fazla vitamin içerir. Genelde hamilelere vitamin hapları vermek
alışkanlık olmuştur. Bu haplar iştah açabilir ve mide bağırsak sistemini gereksiz
yere yorar. Ikiz hamilelikde, dirençli kusmalarda ve hastalık hallerinde bazı özel
vitaminlere karşı gereksinim artar.
Dikkat! Vitaminin fazlası yarar değil zarar verir. Fazla D vitamini yenidoğanda
kalsiyum fazlalığına ve buna bağlı ciddi sorunlara yol açar. Fazla A vitamini Can'da
bel kemiği açıklıkları, kemik sakatlıkları, ve idrar yolu bozukluklarına yol
açabilmektedir.
Kalsiyum
ve fluor...
Yarım litre süt
günlük kalsiyum gereksinimini fazla fazla karşılar. Dışardan alınan fazla kalsiyum
vücuda karışmadan dışkı ile atılır.
Hamileliği sırasında fluor desteği alan Annelerin çocuklarında daha az diş
çürümesine rastlanıldığına ait çalışmalar vardır. Bu nedenle günde 2 mg fluor
(Örneğin Zymafluor draje) alınması önerilmektedir.
İhmal edilen altın
besin: Su...
Suyun yararı genelde
unutulur ve hak ettiği önem verilmez. Günde en az 2 litre temiz ve yumuşak su
içilmelidir. Su tüm organların düzenli çalışmasını sağlar. Özellikle böbrekler
ve bağırsaklar daha düzenli çalışır. Vücutta biriken zararlı atıklar daha
hızlı temizlenir. Kişi kendini çok daha iyi ve zinde hisseder. Çay, kahve gibi
içecekler bu iki litrenin dışında tutulmalıdır.
Tuzu azaltmak
yanlıştır...
Genelde hamilelerin
tuzsuz yemesi gerektiğine inanılır. Tuz bir çok olay için gerekli bir besindir ve
hamilelikte tuza ihtiyaç artar. Azaltılması doğru değildir. Tuz sadece yüksek
tansiyonu ve kalp yetmezliği olan Annelerde kısıtlanır.
Yapay
tatlandırıcılar...
Fazla kaloriden
kaçınmak amacıyla yapay tatlandırıcı kullanımı oldukça yaygınlaşmıştır.
Sakkarin kullanılmamalıdır. Aspartam içeren tatlandırıcılar hakkında şimdilik bir
olumsuzluk belirtilmemektedir. Günlük gereksinim kadar kullanılabilir.
Hamilelikte alınan
kilo nelere aittir?
Hamilelikte artan
kilonun 3.5 kilogramı bebeğe aittir. Plasenta 500 gram, amnion sıvısı 1 kilogram,
ağırlığı artan uterus 1 kilogram, memeler 300 gram, artan kan ve sıvı da 6 kg
gelir. Bunun dışında alınacak kilo vücutta yağ olarak depolanacak ve doğumdan sonra
Annede'da kalacaktır.
Bir bebeğin gelişmesi için ek olarak toplam 55.000 kalori gerekir.
Tok kalmak
için...
Hamileler olur olmaz
zamanlarda acıkır. Bu zamanlarda az kalori verecek ve tok tutacak gıdalar
alınmalıdır. Örneğin patlamış mısır, kavrulmuş buğday gibi.
Bilinçsiz diyet
sakıncalı...
Günümüzde
yaygınlaşan ve pek de sağlığı düşünmeksizin baskınlaşan estetik merak nedeniyle
bir çok Anne adayı hamilelikte kilo almaktan kaçınmaya çalışır. Vücudunun
bozulması endişesi ile hamilelikte de diyet yapmayı sürdürür. Yalnızca bu amaçlla
yapılan diyetler vücut gereksinimini karşılayamazsa protein depoları kullanır. Bu
durum da da Can'a gerekli protein sağlanamaz.
genetikbilimi.com dan alınmıstır
|