Rahim Ağzı Kaynaklı İnfertilite (servikal faktör)

Rahim ağzının (serviks), içinde bulunduğu durum infertilliteye neden olabilir. Rahim ağzı salgısı sadece yumurtlama döneminde spermlerin serbestçe geçişine izin verir. Diğer tüm zamanlarda hormonal uyarılara bağlı değişiklikler nedeniyle rahim ağzı salgısının yapısı ve kıvamı spermin serbest geçişine müsait değildir. Bazı kadınlarda bu salgı içinde sperme karşı antikorlar bulunur ve bu kadınlarda sperm yumurtlama zamanında bile rahim ağzı kanalından geçerek rahime ulaşamayabilir. Antikorlar sperm hücresine karşı bağışıklık sisteminin geliştirdiği maddelerdir ve bu maddeler sperm hücre fonksiyonlarını bozarak etkili olmaktadırlar.

Bu durumu belirlemek için doktorunuz sizden ‘postkoital test’ isteyebilir. Bu testte serviksteki sıvı (mukus), sperm ve birbirleri ile olan ilişkileri incelenir. Yumurtlama gününe en yakın zamanda ancak yumurtlama olmadan yapılır. Test için uygun günün tespiti doktorunuzun seçeceği herhangi bir yöntemle yapılır. Çift, tetkikten yaklaşık 2 – 18 saat öncesinde krem, prezervatif (kondom) ve benzeri hiçbir şey kullanmadan cinsel ilişkide bulunur. Doktora gelmeden önce istenirse kadın ayakta duş yapabilir, ancak vajen hiçbir şekilde yıkanmamalıdır. Servikal mukus örneği jinekoljik muayene sırasında alınır ve anında mikroskop altında incelenir. Mukus renksiz, temiz, sulu ve uzama gösteren bir yapıda olmalıdır. Ağrısız ve yalnızca birkaç dakika alan bir yöntemdir. Mukus içinde hareketli sperm sayısı az ise problem sperm üretiminde, vajinal ortamda, mukus yapısında ya da immunolojik (bağışıklık) faktörlerde olabilir. Bu yönlerden incelemeler planlanır. Servikal problemler genelde antibiyotikler, hormonlar ya da aşılama (IUI) ile tedavi edilir. Rahim Kaynaklı İnfertilite (Uterin Faktör)

Rahim içinde bebeğin yerleşeceği alanın yapısını değiştiren anormallikler de sorunlardan biridir. Rahim filmi (HSG), rahim içini ve fallop kanallarını incelemek için kullanılan en temel yöntemdir. Adet bitiminden hemen sonraki dönemde yumurtlama olmadan uygulanmalıdır. Rahim ağzından verilen özel sıvı önce rahim içini doldurur ve sonra kanallara doğru ilerler. Bu sırada çekilen filmler ile normalden olan sapmalar saptanmaya çalışılır, bu oran infertil kadınlar arasında % 5’tir.

Histeroskopi ise rahim içinin optik cihazlarla incelenmesi işlemidir. Bu yöntem tek başına kullanılabileceği gibi HSG ile saptanan anormalliklerin cerrahi tedavisinde

Karın Zarı Kaynaklı İnfertilite (Peritoneal Faktör)

Periton, karın içindeki organları ve karın duvarını incecik bir zar tarzında örten dokudur. Bu dokuda oluşan hasarlar (operasyon sonrası, travma vb.), geçirilen iç organ enfeksiyonları ve endometriyozis, yapışıklıklara (adezyonlara) neden olabilir. Yapışıklıklar da yumurtaların kanallara ulaşmasını ya da kanal içinden rahime doğru ilerlemesini engelleyebilir. Bu konunun değerlendirilmesi ve tedavisinde laparoskopik girişimler kullanılır.

Üreme çağındaki kadınlarda oldukça sık karşılaşılan endometriyozis rahim içini döşeyen dokunun (endometriyum) başka bir bölgede (ör. yumurtalıklar, karın içi vb.) bulunması halidir. Adet kanaması sırasında bu dokudan da kanama olduğundan şiddetli ağrı oluşabilir. Ayrıca bu kanamanın verdiği hasara bağlı olarak cinsel temas sırasında ve değişik zamanlarda kasık ağrısı gelişebilir. Bu hastalık yumurtalıklarda koyu kahverengi renkli ve çikolata kisti olarak bilinen kist oluşumlarına da yol açmaktadır. Bu kistler laparoskopik cerrahi ile çıkarılabildikleri gibi hasarlı dokuları ve endometriyozis odaklarını yakmak (koter, lazer) mümkün olabilmektedir. Daha hafif durumlarda ilaç tedavisiyle de sonuç alınabilmektedir. Bu tedavi yöntemleriyle hastalığın gelişimi durdurulabilmekte veya geriletilebilmekte ise de gebelik oluşmayabilir. Bu durumda çocuk sahibi olabilme şansı tüp bebek yöntemi ile yakalanabilir. Açıklanamayan İnfertilite (Unexplained İnfertilite) ve Nadir Nedenler
Bu çiftlerde problemi ortaya koymaya yönelik araştırmalar mevcut yöntemlerle problemi aydınlatamamış ve hatta nedeni atlamış olabilir, dolayısıyla bu tanımlama yapılan tetkiklere göre göreceli bir terim olmakla birlikte pratikte, kullanılan testlerin tamamen normal olduğu çiftler için kullanılmaktadır.

İnfertil çiftlerin % 5–10’unda tüm testler normaldir. Çiftlerin % 5’inde ise yalnızca küçük (minör) problemler saptanır. Bu durumda üremeye yardımcı ilaçlar ve intrauterin inseminasyon (IUI) ampirik olarak kullanılır. Eğer 3-6 siklusta gebelik elde edilemez ise çift bu tedaviye devam etme şansına sahip olmakla birlikte, tüp bebek tedavilerine geçiş önerilir

Sekonder İnfertilite

Daha önce bir çocuğu olmuş, üreme yaşındaki kadınların yarısından fazlasının infertilite ile ilgili sorunları olabilmektedir. Bu duruma ikincil (sekonder) infertilite denilir. Evli çiflerin yaklaşık 1/5’i bu sorunla karşı karşıya kalır. Bu durum birincil (primer) infertiliteden daha yaygındır. Birçok çift sekonder infertilite hakkında bilgi sahibi değildir. Bunun sonucunda da duygusal açıdan daha zor kabul edilebilir bir durumdur. Sekonder infertilitenin nedenleri genellikle primer infertilite ile benzerdir. İkinci ya da üçüncü çocuğa sahip olmak için girişimler başladığında çiftler genelde daha ileri yaştadırlar bu nedenle yaşa bağlı infertilite en sık görülen nedendir. Buna bağlı olarak bizim önerimiz, 35 yaş üzerindeki kadınlar 6 ay boyunca gebe kalamamışlarsa infertilite konusu ile ilgili bir uzmana başvurmalıdırlar.