Bu oyunu oynayacak çocukların sayısından bir eksik sayıda köşe
saptanır. ( köşe yoksa, yere tebeşirle aynı sayıda daire
çizilir.) Çocuklar sayışarak, aralarından bir ebe seçerler. Ebe
ortada durur, öteki çocuklar köşelerine geçerler. Oyun
başlayınca, çocuklar köşelerini ( yerlerini ebenin kapmasına
olanak vermemeye çalışarak ) değiştirmeye çalışırlar. Bu
değiştirme sırasında ebe başka bir köşeye geçmek üzere olan
çocuğun yerini kapmaya çalışır. Kaparsa, yerini aldığı çocuk ebe
olur. Oyun böylece sürer.Köşe kapmaca oyununda, çocukların durdukları köşelere üniteye
uygun adlar verilebilir. Adların belirlenmesini, öğretmen
çocuklara yaptırır. Örneğin; Gün adları, mevsim adları, renk
adları vb.
3- Kilitlenme Oyunu
Oyunun oynanacağı bir alan ( ya çizilerek, yada çocuklara
"şuradan dışarı çıkılmayacak" denilerek ) belirlenir. Çocuklar
aralarından bir ebe seçerler. Ebe kovalar, çocuklar kaçışırlar.
Ebe, yaklaştığı çocuğa eliyle dokunmaya çalışır. Her çocuk ebe
yaklaştığı zaman yere çömelir, iki elini başının üzerine (
parmaklarını iç içe geçirerek ) kilitler ve ağzını sıkıca
kapatır. Bu devinimleri, ebe kendisine dokunmadan yapabilen
çocuk kurtulur, yapamayan çocuk yanar ve ebe olur. Oyun böylece
sürer.
4- İpi Tutma Oyunu
Yaklaşık 10 m. uzunluğunda, kalınca bir ip ( urgan yada halat )
bulunur. İki ucu birleştirilerek düğümlenir, büyükçe bir halka
yapılır. Oynayacak çocuklar bu ipi elleriyle tutarlar ve halka
oluşturacak biçimde dururlar. Çocuklar ipin oluşturduğu halkanın
içinde olurlar ve ellerini arkaya götürerek ipi tutarlar.
Ayrıca, sırtlarını ipe dayayarak, ipin gergin durmasını
sağlarlar.İçlerinden birisi ebe seçilir. Ebe halkanın ortasında bekler.
İpi tutan çocuklar, zaman zaman ipi bırakarak ( ebenin
arkasından yada yanından ) ortaya doğru yürürler, ebe ipi kim
bırakıyorsa o çocuğu kovalar; ona dokunmaya çalışır. Kovalanan
çocuk, ebe kendisine dokunmadan ipi tekrar tutabilirse yanmaz.
Dokunursa, ebe olur. Oyun böylece sürer.
5-Bayrak Verme Oyunu
Üniteye uygun bir bayrak hazırlanır. ( bayrağın üzerinde hayvan,
bitki, giyecek vb. bir nesne yada bir renk bulunur ) Bir ebe
seçilir. Bir çocuk bayrağı alır, kaçar; ebe, bayrağı taşıyan
çocuğu kovalar, ona dokunmaya çalışır. Bayraklı çocuk, ebeye
yakalanmadan bayrağı bir arkadaşına vermeye çalışır; başarırsa
yanmaz. Ebe bu kez, bayrağı alan öteki çocuğu kovalar. Ebe,
bayraklı çocuğa dokunabilirse, ebelikten kurtulur. Dokunulan
çocuk ebe olur. Oyun böylece sürer.
6- Kedi Atlama Oyunu
Bahçede yada salonda, birbirine koşut iki çizgi çizilir.
Çocuklara bunun "dere" olduğu söylenir. "Siz de kedi
olacaksınız, bu dereden atlayacaksınız." denir.Çocuklar iki kümeye ayrılırlar: birinci kümeye "Kara kediler",
ikincisine de "Tekir kediler" denir.Önce kara kediler, birer birer, dereyi atlayarak geçmeye
çalışırlar. Atlayan kedinin ayağı, her iki taraftaki çizgilere
basmamalıdır. Bir yada iki ayağı çizgiye basan kedi yanar. Sonra
tekir kediler de aynı kurallarla dereden atlamaya çalışırlar
Hangi kedi kümesinden daha az kişi yanarsa, oyunu o kedi kümesi
kazanmış olur.Bu oyunun oynanması sırasında öğretmen, dere çizgilerinin
arasındaki açıklığı, çocukların yaş durumlarına ve yeteneklerine
göre saptar. Çizgileri ona göre çizer. Ayrıca, dereden atlama
devinimi, önce ayaklar serbest olarak yaptırılır, sonra da iki
ayak birleştirilerek yaptırılır. İki dere çizgisinin birbirine
yakınlık ölçüsü, ayakların bu durumu da göz önünde tutularak
belirlenir. Oyunda yitiren kediler, kazanan kedileri alkışlar.
HALKADA OYUNLAR
1- Bülbül Kafeste
Çocuklar el ele tutuşarak bir halka oluştururlar. Bu halka
bülbül kafesi olur. Öğretmen, çocuklar arasından iki üç "bülbül"
seçer. Bülbüller kafes içinde dolaşırlar.Oyun sırasında, halkadaki çocuklar,"bülbül kafeste" sözlerini
yineleyerek ve ellerini (halkayı bırakarak ) çırpmaya başlarlar.
Bu sırada bülbüller halkadan çıkmaya çalışırlar. Halkadaki
çocuklar, bülbülleri kafesten dışarı çıkarmamak için ( bülbül
nereden çıkmak istiyorsa oradaki çocuklar ) hemen birbirlerinin
ellerini tutarlar, kafesin açık yerini kapatırlar.Kafesten ( arkadaşlarının kolları, bacakları arasından )
kaçabilen bülbüller oyunu kazanmış olurlar.
2- Kutu Kutu Pense
Çocuklar el ele tutuşur bir halka oluştururlar. Aşağıdaki
sözleri şarkısıyla söyleyerek sağa yada sola dönmeye başlarlar.
Şarkı içinde adı söylenen çocuk arkasını döner, halka içinde
dönerek ve şarkı söyleyerek oyunu böylece sürdürür. Bütün
çocuklar arkasını dönünce, şarkı sözleri "bütün çocuklar önüne
dönse" biçiminde söylenir ve çocuklar önlerine dönerler.
İstenirse oyun bir kez daha yinelenir.
Kutu kutu pense
Elmayı yense
Arkadaşım Ayşe ( dönmesi istenilen çocuğun adı söylenir.)
Arkasını dönse
3- Gezen Yüzük
Uzun bir ipe bir yüzük geçirilir. İpin iki ucu birleştirilerek
düğümlenir. Bir ebe seçilir. Çocuklar iki elleriyle ipi
dışarıdan tutarak, ip çevresinde bir halka oluştururlar.
Çocukların elleri ip üzerinde birbirine daha yakın durur.Oyun başladığı zaman, ebe ortada durur; ipe geçirilmiş yüzük,
bir çocuğun, ipi tutan eli altında saklanır. Halkadaki çocuklar,
bu yüzüğü ebeye göstermeden birbirlerine aktarırlar. Çoğu kez
de, ebeyi şaşırtmak için, aktarır gibi yaparlar. Bu arada (
yüzük yüzük neredesin, acep hangi eldesin ) sözlerini söylerler.Ebe yüzüğün kimde olduğunu bulmaya çalışır. Bulabildiğini
sandığı an "Durun !" der. Çocuklar dururlar. Ebe yüzüğün
kendisinde olduğunu umduğu üç arkadaşına, ellerini açmalarını
söyler; ( önce birine, bulamazsa ikincisine, onda da bulamazsa
üçüncüsüne "elini aç" demek hakkı vardır.) yüzüğü bulursa,
ebeliği biter; yüzüğü bulduran çocuk ebe olur.Bu
oyun yere oturularak da oynanabilir.
4- Kedi-Fare
Çocuklar el ele tutuşarak bir halka oluştururlar. Çocuklardan
ikisi Kedi ve Fare olarak seçilir. Kedi halkanın dışında, fare
içinde durur. Kedi halkayı geçerek fareyi yakalamaya çalışır.
Halkadaki çocuklar, fareye ( kollarını kaldırarak, ayaklarını
açarak ) kaçması için yardımcı olurlar; kediye ise, ( kollarını
gererek, birbirlerine yaklaşarak ) fareyi yakalamasın diye engel
olmaya çalışırlar. Bu oyunda, fare kolaylıkla halkanın
içine-dışına geçebilir. Kedi için, içeri ve dışarı geçmede
güçlük çıkarılır.Kedi, fareyi yakalarsa, yakalanan fare, oyunun yinelenmesinde
kedi olur. Yeni fare, öteki çocukların arasından seçilir. Oyun
böylece devam eder.
ARAÇSIZ YAPILAN OYUNLAR
1- Seke Seke Yürüme
Öğretmen, çocuklardan belirtilen mesafeye kadar seke seke
yürümelerini ister Yorulacakları için bir süre sonra ayakları
değiştirilir. Bu oyun istenirse yarışma şeklinde de yapılabilir.
Dengesini kaybeden, düşen, yere basan yada yanlış ayak
değiştiren yanar.
2- Hacıyatmaz
Çocuklar üçer kişilik kümelere ayrılırlar. Her kümede iki çocuk
yüz yüze ve karşılıklı durur; üçüncü çocuk ise bu iki çocuğun
arasında ( iki arkadaşının birini sağına, ötekini soluna alacak
şekilde, dimdik ve kaskatı )durur. Ortadaki çocuğa iki çocuktan
biri, Hacıyatmaz'ı ötekine, öteki de birinci çocuğa doğru,
omuzlarından iter. Yandaki çocuklar, Hacıyatmaz'ı düşürmemeye
özen gösterirler. Oyunun yinelenmesinde, ortadaki çocuk yana
geçer. Üç çocuk da Hacıyatmaz olduktan sonra oyun biter.
3- Ayak Ayak Yürüme
Bir ayağın burnuna, öteki ayağın topuğunu değdirerek yapılan
yürüyüşe, "ayak-ayak yürüme" denir.Bu oyunda çocuklar, yaklaşık bir metre arayla, arka arkaya
dizilirler. Yerin elverişlilik durumuna göre dizilme birerli
kol'da, ikişerli kol'da yada üçerli kol'da olabilir. Oyun
başladığında her çocuk, kollarını iki yana açar, ayak-ayak
yürür. Yürüme yönünden sapan, ayak ayak yürümede yanlış yapan
yada dengesi bozulan, yanmış olur.Bu oyun iyice öğrenildikten sonra, çocukların gözlerini
kapatmaları istenerek de oynatılabilir.
4- Çapraz Sıçrama
Çocuklar, ikişer ikişer kümelere ayrılırlar. Her iki çocuk yüz
yüze durur; ondan sonra, sağ kolları ile birbirlerinin kollarına
çapraz olarak girerler ve kendi çevrelerinde sıçrayarak
dönerler. Bu dönüş, soldan sağa doğru olur. Bir süre sonra
durup, kollarını değiştirirler; bu kez sol kollarla çapraz
yaparlar, sağdan sola doğru sıçrayarak dönerler. Oyun
istenildiği kadar sürdürülebilir.