Diğer
Alt Başlıklar
Beslenme Programı
Vitamin İhtiyacı
Emzirme Sorunları
Emzirme ve Meme Bakımı
Bebek Bakımı
MEME HASTALIKLARI
Günümüzde oldukça sık görülen meme hastalıkları, kadınların
hekime başvurmasının önde gelen sebeplerinden birini
oluşturur. Güzelliğin ve doğurganlığın simgesi olan meme
kadın sağlığı açısından büyük önem taşır.
Meme, hormonların kontrolü altında büyüyen ve gelişen bir
organdır. Ergenlik döneminde öncelikle kadınlık hormonu olan
östrojenin salgılanması ve daha sonra progesteron hormonunun
da etkisiyle meme dokusu gelişerek erişkin hacmine ulaşır.
Hamilelik ve adet dönemlerinde hormonların etkisiyle memede bazı
değişiklikler görülür. Hamileliğin son döneminde beyindeki
hipofiz bezinden salgılanan prolaktin hormonu memelerde süt
salgısını başlatır. Memeler her an süt verecek duruma gelir.
Meme başı ve etrafındaki koyu renkli kısım genişlemeye
başlar. Doğumdan sonra emzirme devam ettiği sürece sütün
salgılanması da düzenli bir şekilde devam eder. Emzirmenin
kesilmesiyle birlikte memenin uyarılması sona erdiğinden
prolaktin üretimi yavaşlar, süt kesilir ve memeler normal
boyutlarına dönerler. Adet dönemlerinde adet kanamalarının
başlaması ile birlikte memeler de küçülmeye başlar. Daha
sonra tekrar büyümeye başlayarak dolgun ve hassas hale
gelirler. Memelerdeki gerginliğe bağlı olarak kadınlar adet
kanaması öncesinde ağrıdan yakınırlar.
Meme hastalıkları nedeniyle hekime başvuran hastaların
başlıca şikayetleri şunlardır:
+Meme ağrısı
+Memede şişlik
+Meme başı akıntısı
+Memede büyüme
+Meme başı ve meme derisinde çekilme
+Memede ele kitle gelmesi
Memenin selim yani kanser olmayan hastalıkları arasında en
sık görüleni “fibrokistik değişiklikler”dir. Eskiden
fibrokistik hastalık olarak tanımlanmasına rağmen son
yıllarda kadınları gereksiz yere endişelendiren ve ürküten
hastalık terimi ortadan kaldırılarak bunun yerine
fibrokistik değişiklikler denmesi uygun görülmüştür. Bu
fibrokistik değişiklikler memede yoğun alanlar veya düzgün
sınırlı kitleler şeklinde dikkati çeker. Bazı kişilerde bu
alanların içinde milimetrikten birkaç santimetre çapına
kadar ulaşan kistler gelişir. Kist gelişme yaşı genellikle
30 yaşlarından sonradır. Adet öncesi dönemde memelerin yoğun
alanları ve kistlerde diğer kesimlere göre daha çok sıvı
birikir; memede gerginlik, ağrı ve hassasiyet ortaya çıkar.
Kistler yuvarlak, düzgün sınırlı, hareketli ve sert kitleler
halinde ele gelirler. Adet sonrası dönemde yumuşayabilirler.
Sıklıkla her iki memede birden görülürler. Muayenede kitle
olarak algılanması ilk başta kanserle karıştırılmasına neden
olabilir. Ultrasonografi ile tanınırlar. Genellikle
menopozdan sonra kaybolmaya başlarlar.
Yaşamı boyunca birçok kadın meme başı akıntıları ile
karşılaşabilir. Bu akıntı tek veya her iki memede olabilir.
Çoğunlukla bu akıntılar önemsizdir. Özellikle adet öncesi
dönemde berrak ve az miktarda meme başı akıntısı normal
kabul edilir. Meme başı akıntısı devamlı ve bol miktarda ise
incelenmesi gereklidir. Meme başından gelen koyu kıvamlı ve
renkli akıntılar mutlaka araştırılmalıdır. Koyu sarı, yeşil
akıntılar iltihaba bağlı olabilir. Meme başından gelen kanlı
akıntı aksi ispat edilene kadar kanser gibi ele alınmalıdır.
Memelerin en önemli hastalığı meme kanseridir. Meme kanseri
günümüzde kadınlarda en sık rastlanan kanser türüdür.
Yaşamları boyunca her 10 kadından biri meme kanserine
yakalanma riski taşır.
kaynak:www.biruni.com.tr