-
Çocuğunuza kendi işlerini kendi
yapabilmesi için fırsat verin. Özellikle kendi başına giyinmesini ve soyunmasını,
düğmelerini iliklemesini ,fermuarını çekmesini, yemeğini çatal-bıçak kullanarak
kendi başına yemesini, temizliğini kendisinin yapmasını destekleyin .
-
Kağıt ve makas kullanılan
aktivitelere ağırlık verin. Örneğin çocuğunuzdan gazetede gördüğünüz bir
ilanı ya da hoşuna giden bir resmi kesmesini isteyebilirsiniz. Piyasada bulunan kesme ve
yapıştırma kitapların yararlanabilirsiniz. Değişik renkte kartonları kullanarak
birlikte çeşitli şekiller (ev,okul,gemi,uçak,uzay yaratığı vb.) üretebilirsiniz.
Bu tür çalışmaların çocuğun ince-motor gelişiminin yanı sıra dikkat süresini
geliştirmeye ve yaratıcılığına da katkısı olacaktır.
-
Baş ve işaret parmağını
kullanabileceği oyunlar yaratabilirsiniz. Örneğin çamaşır asmak için kullanılan
renkli mandalları bir sepete doldurun. Daha sonra "en çok mandalı ipe takabilen
kazansın" oyunu oynayın. Çocuğunuzun mandalları saymasını ve kimin daha çok
mandal takabildiğini bulmasını isteyin. Bu oyunda da ince-motor gelişimin yanı sıra
sayı kavramını desteklemiş olursunuz.
-
Piyasada bulunan çizgi
çalışmalarını içeren kitapları kullanmanız yararlı olur. Her gün 10-15 dakika bu
kitaplardan seçtiğiniz birkaç sayfayı birlikte tamamlayın. Bu tür çalışmalar;
çocuğunuzun aynı zamanda başladığı bir işi bitirmesine de yardımcı olur.
Kaba-Motor Gelişimi
Okula Başlamaya Uygun Olan Çocuklar...
-
Dengeli bir biçimde yön
değiştirerek koşabilirler
-
Yüksek bir yere tırmanıp
atlayabilirler
-
Topu yerde zıplatabilirler
-
Topu ayakları ile sürebilirler
-
Tek elle topu ileri doğru
atabilirler
-
Tek ayak üzerinde birkaç kez
sıçrayabilirler
-
2 ve 3 tekerlekli bisiklete
binebilirler
Bu maddelerde
zorlanan çocuklar, sadece oyun becerisinde değil, sosyal becerilerde de yaşıtlarından
daha geride kalabilir ve sorunlar yaşayabilirler.
Çocuğunuzun kaba-motor gelişimini destekleyebilmek için;
-
İp atlama, bisiklete binme, top
oynama, kaydırağa tırmanma gibi oyunları oynayabilmesi için fırsatlar yaratın.
-
Akranları ile sık sık birlikte
olmasını sağlayın
-
Basketbol, futbol,voleybol,
yakalamaca,köşe-kapmaca gibi oyunları birlikte oynayın. Hem sizinle birlikte vakit
geçirmiş olur, hem de motor koordinasyonunu desteklemiş olursunuz.
2) Sosyal ve
Duygusal gelişim
Sosyal ve duygusal gelişim, çocuğun okuldaki uyumunu, mutluluğunu, başarısını
etkileyen önemli bir faktördür.
SOSYAL VE DUYGUSAL
GELİŞİMİ OKULA BAŞLAMAYA UYGUN OLAN ÇOCUKLAR...
-
Ana-babaya aşırı bağımlı
değildirler
-
Okula istekli gelirler
-
Arkadaşları ile yaşadıkları
sorunlarla baş edebilirler
-
Empati kurabilirler
-
Akranları ile pozitif ilişki
içerisindedirler
-
Sınıf içinde yalnız değildirler,
oyun arkadaşı olarak tercih edilen çocuklardır
-
Arkadaşları tarafından kabul
görürler
-
Sorumluluk alabilirler
-
Kendilerini uygun bir biçimde
koruyabilirler
-
Kızgınlık, üzüntü gibi
duygularını diğerlerine zarar vermeden ifade edebilirler
-
Sınıf içi tartışmalara
katılabilir, fikirlerini aktarabilirler
-
Okuldaki kuralların ve sınırların
farkındadırlar ve uyum gösterirler.
Çocuğunuzun duygusal ve sosyal
gelişimini desteklemek için:
-
Çocuğunuzu iyi tanıyın, güçlü
ve zayıf yönlerini objektif olarak değerlendirmeye çalışın.
-
Beklentilerinizi çocuğunuzun
özelliklerine göre belirleyin. Unutmayın; çocuğunuzdan yapabileceğinden daha fazla
ya da az şeyler beklerseniz onun kendine olan güvenini kaybetmesine neden olabilirsiniz.
-
İyi yapabildiği şeyler konusunda
ödüllendirin, yapamadığını fark ettiğiniz şeylerde yol gösterin, nasıl
yapabileceğine birlikte karar verin, destek olun, yeniden denemesi için teşvik edin.
-
Yaşına uygun sorumluluklar verin,
bu sorumlulukları yerine getirip getirmediğini takip edin. Sorumlulukları yerine
getirmediğinde öncelikle bu sorumluluğun yaşına ve özelliklerine uygun olup
olmadığından bir kez daha emin olun. Daha sonra beklentinizi açık bir şekilde ortaya
koyun ve nasıl yapabileceğini birlikte tartışarak karar verin.
-
Duygu ve düşüncelerini açıkça
ifade edebilmesi için destekleyin, örnek olun.
3) Dil
gelişimi:
Dil gelişimi yaşına uygun olan çocuklar, okul hayatında daha başarılı olurlar.
Ayrıca; dil gelişim düzeyi kadar, dilin özellikle akran ilişkilerinde ne kadar etkin
kullanıldığı da önemli bir faktördür.
DİL GELİŞİMİ OKULA
BAŞLAMAYA UYGUN OLAN ÇOCUKLAR...
-
Duygu ve düşüncelerini
anlaşılır ve akıcı bir biçimde aktarabilirler.
-
Bir hikaye ya da masalı baştan sona
anlatabilirler
-
Karşılıklı sohbet edebilirler
-
Benzer ve zıt kavramları
kullanırlar
-
Soru sorarlar
Çocuğunuzun dil gelişimini
desteklemek için;
-
Çocuğunuzla bol bol konuşmak için
"henüz erken! Nasıl olsa beni anlamaz!" demeyin. Onunla ne kadar erken
konuşmaya başlarsanız, o kadar yararlı olur. Küçük bebekler için kendileri ile
konuşan annelerinin sesini dinlemeleri, onu gözleri ile takip etmeleri, onun kendisi
için konuşmasını beklemeleri kadar yararlı bir şey yoktur!
-
Çocuğunuzla "birlikte"
kitap okuyun. Bunu bir alışkanlık haline getirin.
-
Televizyon izleme süresini mümkün
olduğu kadar kısaltın. Televizyon izleyecekseniz, çocuğunuza uygun olan programı siz
belirleyin ve mutlaka birlikte izleyin. Çocuğunuzu saatler boyu televizyonun
karşısında yalnız başına bırakmayın! Dil gelişimi kadar sosyal
gelişimini de olumsuz yönde etkilemiş olursunuz.
-
Sorular sorun, sorularına cevap
verin
-
Hikaye anlatın,daha sonra
anlattığınız hikaye ile ilgili soru sorun.
-
Onun size bir hikaye anlatmasını
isteyin.
-
Bildiği bir masalın sonunu
değiştirerek anlatın. Sonra sizde ondan bildiği bir hikayenin sonunu istediği gibi
değiştirerek anlatmasını isteyin.
-
Onunla konuşurken benzer ve zıt
kavramları, sayısal kavramları bol bol kullanın.Örneğin: Babanın kırmızı kalın
kitabının üstündeki gözlük, elindeki simidin yarısı, dolabın en alt çekmecesi,
masanın yanındaki büyük kutunun içinde gibi.
4)Öğrenmeye
Karşı Tutum:
Her bireyin öğrenmeye karşı olan tutumu, öğrenme merakı, öğrenme tarzı bir
diğerinden farklıdır. Okula başlayan çocukların;
-
öğrenmeye meraklı olmaları,
-
yeni şeyler öğrenmekten keyif
almaları,
-
öğrendiklerini başkaları ile
paylaşmaktan hoşlanmaları,
-
çevrelerinde gördükleri şeyler
ile ilgili sorular sormaları ve fikir yürütmeler,
-
öğrenmek için çaba göstermeleri
onların okula başlamaya hazır olduklarının önemli bir göstergesidir.
5) Bilişsel
gelişim ve Dikkat Özellikleri
Bilişsel gelişim ve dikkat özellikleri çocuğun daha çok akademik başarısını
etkileyen faktörlerdir. Bilişsel gelişimi yaşına uygun olan çocuklar, öğrenmeye
daha açık ve meraklıdırlar, okuldaki akademik çalışmalara daha kolay ve çabuk uyum
gösterirler.
BİLİŞSEL GELİŞİMİ
OKULA BAŞLAMAYA UYGUN OLAN ÇOCUKLAR...
-
En az 1'den 20'ye kadar ezbere
sayabilirler
-
İstenen sayıdaki nesneyi verirler
-
Bir kümedeki nesneleri dokunarak
sayarlar
-
Basit toplama ve çıkartma
işlemleri yaparlar
-
Sırası karışık resimleri bir
hikaye oluşturacak şekilde sıraya dizerler
-
Dün/bugün/yarın kavramlarını
doğru kullanırlar.
-
Modele bakarak üçgen,daire kare
çizerler
-
Bir resimde gördükleri en az 4
nesneyi hatırlarlar
-
Zıt ve benzer kavramları doğru ve
yerinde kullanır
-
Bir hikayeyi başından sonuna dinler
ve ilgili soruları cevaplayabilirler
Okula başlayan çocukların 1/5inde
öğrenme ve dikkat sorunları görülür.Öğrenme ve dikkat sorunları, zeka düzeyinden
bağımsız olarak çocuğun okuldaki başarısını etkiler. Zeka düzeyi normal veya
yüksek olan çocuklarda da öğrenme ve dikkat sorunları görülebilir.
ÖĞRENME VE DİKKAT SORUNU
OLAN ÇOCUKLAR...
-
Kapasitelerine göre düşük okul
başarısı gösterirler
-
Arkadaş ilişkilerinde sorunlar
yaşayabilirler:
-
Arkadaşları tarafından
dışlanabilirler
-
Oyundaki kurallara uymada zorluk
çekerler
-
Okuldaki kurallara uymada zorluk
çekebilirler
-
Sürekli olarak eşyalarını
unutabilir, kaybedebilirler
-
Ev ödevi gibi sorumlulukları yerine
getirmede zorlanabilirler
-
İlgilerini çeken bir faaliyette(tv,
bilgisayar gibi) dikkatlerini sürdürebilirken ,akademik faaliyetlerde dikkatlerini
sürdüremezler
-
Başladıkları işi bitiremezler
-
Dinleme becerileri zayıftır, bu
nedenle öğretmenin verdiği yönergeleri takip edemezler
-
Diğer çocuklar kadar hızlı ve
kolay öğrenemezler
-
Sağ/sol, yukarı/ aşağı gibi
kavramları karıştırabilirler
OKUMA YAZMA BECERİSİ İÇİN
ÖNEMLİ BİR KAVRAM: FONEMİK FARKINDALIK
Küçük çocuklar, kendiliklerinden
konuşulan dili anlama becerisini geliştirirler. Yaşları biraz daha büyüyen ve
anaokuluna giden çocuklar; konuşulan dilin sözcüklerden ,bu sözcüklerin ise;
birbirini takip eden farklı seslerden (fonem) oluştuğunu fark etmeye başlarlar.
Çocukların konuşulan dilin seslerden oluştuğunu fark etmeleri okuma yazma becerisi
için çok önemli bir özelliktir. Bir çok araştırma, bazı çocukların okuma-yazmaya
geçişte akranlarına göre geride kalmalarının nedeninin bu farkındalığı
kazanmamış olmalarına bağlamaktadır. Henüz okuma yazma öğrenmemiş olan
çocuklarla fonemik farkındalığı geliştirici çalışmalar yapmak, çocuğun okumayı
öğrenmesini kolaylaştırmaktadır.
Fonemik Farkındalığa
Yönelik Oyunlar:
" Okul öncesi dönemde, çocuğun dikkatini sözcükleri oluşturan seslere
yöneltmek ve bu sesleri fark etmesini sağlamak, okuma yazma becerisini daha kolay
kazanmasında yararlı olur. Örneğin; başlangıç sesi birbirinden farklı olan iki
sözcük verip, bu sözcüklerin aynı mı yoksa ayrı mı sesle başladığını
sorabilirsiniz. " Resimli kartları kullanarak "aynı sesle başlayan ",
" farklı sesle başlayan" " b/d/g vb. gibi seslerle başlayan"
resimleri bulmasını isteyebilirsiniz. " Aynı oyunu bitiş sesi ile veya ortadaki
sesle de yapabilirsiniz. " Bir başka eğlenceli oyun, odanın içerisinde aynı
sesle başlayan nesneleri bulma oyunu olabilir. " ayrı sesle başlayan iki nesne
bulup getirme oyunu oynayabilirsiniz. " Bir sözcük söyleyip, bu sözcüğün son
sesi ile başlayan başka bir sözcük bulma ve yanıncaya kadar devam etme oyunu
oynayabilirsiniz.
ANNE-BABALAR ÇOCUKLARININ
OKULA HAZIRLANMALARINA KATKIDA BULUNMAK İÇİN NELER YAPABİLİRLER?
-
Öncelikle çocuğunuzu iyi tanıyın
Neleri yapabildiğini, neleri yaparken zorlandığını gözlemleyin.
-
Okula başlayacak olan çocuklarda
hangi özelliklerin önemli olduğunu öğrenin ve çocuğunuzu bu özellikler
açısından değerlendirin.
-
Özelllikle yılın son çeyreğinde
yani Eylül ayından sonra doğan çocuklar için bu değerlendirmeyi yapmak çok
önemlidir. Çünkü küçük yaşlardaki çocukların gelişimleri aylar hatta haftalar
içerisinde olur. Dolayısı ile Eylül ayından sonra doğmuş olan çocuklar ay farkı
ile de olsa gelişimsel olarak yılın ilk aylarında doğan çocuklardan daha geride
olabilirler. Bu nedenle diğer çocuklardan daha fazla desteğe ihtiyaç duyabilirler.
-
Eğer çocuğunuzun okula başlaması
konusunda kaygı duyuyorsanız, çocuğunuzu akranları ile karşılaştırdığınızda
daha farklı olduğunu düşünüyorsanız, anaokulu öğretmeni de benzer kaygıları
aktarmışsa, çocuğunuzun bir uzman tarafından okula hazır olup olmadığı konusunda
değerlendirilmesi yaralı olur. Bu değerlendirme sonucunda daha doğru bir karar
verebilir ve çocuğunuzu hangi konuda, nasıl desteklemeniz gerektiği konusunda bilgi
sahibi olursunuz.
-
Çocuğunuzla başlayacağı okul
hakkında konuşun. Size okul hakkında sorular sorması için teşvik edin.Okulda
katılacağı heyecan verici, keyifli aktivitelerden söz edin. Kendi okul yaşantınız
ile ilgili anılarınızı paylaşın. Örneğin okulun ilk günü neler
yaşadığınızı, okuldaki ilk gününüzün nasıl geçtiğini anlatabilirsiniz.
Çocuklar; ana-babalarının çocukken yaptıkları şeyleri dinlemekten çok keyif
alırlar.
-
Okula başlamadan önce çocuğunuzla
birlikte odasını düzenleyin, okul ile ilgili malzemelerin alışverişini birlikte
yapın, bu malzemeleri birlikte masasına yerleştirin.
-
Her akşam birlikte kitap okumayı
alışkanlık haline getirin. Unutmayın, anne ve babaları ile birlikte sesli olarak
kitap okuyan çocuklar okumaya daha hazır olurlar.
-
Günün en az 20-30 dakikasını masa
başında oturarak herhangi bir faaliyet yapmaya ayırın. Bu faaliyet, resim yapma,
resimli bir kitabı inceleme, okula hazırlık kitaplarındaki çalışmaları yapma,
makas ve kağıt ile kesme-yapıştırma yapma, bulmaca çözme vb. olabilir.
-
Çocuğunuzu başladığı işi
bitirme konusunda teşvik edin. Yaptığı işin kalitesi kadar bitirilmesinin de önemli
olduğunu vurgulayın.
-
Tekrarlar yapabilmeleri için fırsat
yaratın. Çocuklar yeni öğrenmekte oldukları şeyleri sürekli tekrar ederek
pekiştirirler. Böylece öğrendikleri şeyler kalıcı olur ve kolay unutulmaz. Ayrıca
yapabildikleri şeyleri tekrar tekrar yapmak onların yeni bir şeyi denemek için
ihtiyaç duydukları güveni oluşturmalarına yardımcı olur. Bu nedenle aynı hikayeyi
defalarca dinlemek isteyebilir ya da aynı resmi birçok kez çizebilirler.
-
Bütün çocuklar kurallara ve
sınırlara ihtiyaç duyarlar. Tutarlı ve sevecen bir disiplin anlayışı ile
yetiştirilen çocuklar, hiç sınır konulmayan veya çok fazla sınır koyulan
ortamlarda yetiştirilen çocuklardan daha fazla kendilerine güvenli, daha yaratıcı,
daha üretken ve daha uyumlu olurlar. Çocuklara onların ihtiyacı kadar sınır
koyabilmek için şunlara dikkat etmelisiniz.
1. Çocuklarınıza gereksiz sınırlamalar koymak veya domine etmek yerine etkinliklerini
yönlendirmek amacı ile rehberlik edin, yol gösterin.
2. Çocuklarınızdan bir şey yapmalarını isterken nedenini de söyleyin. Örneğin;
çocuğunuzun oyuncaklarını toplamasını istiyorsanız " oyuncaklarını
toplamanı istiyorum, çünkü onlara takılıp düşebiliriz" diyebilirsiniz.
3. Eğer çocuğunuz herhangi bir konuda desteğe ihtiyaç duyuyorsa; bunu onun ne
söylediğini dinleyerek veya ne hissettiğini anlamaya çalışarak öğrenebilirsiniz.
Böylece hem gereksiz yere ona müdahele etmemiş olursunuz, hem de gerçekten desteğe
ihtiyaç duyduğunda sizi yanında bulmuş olur.
-
Çocuğunuza sorular sorun ve
sorularını cevaplayın. Çocuğunuza özellikle sadece "evet"
veya"hayır" ile yanıtlanmayacak sorular yöneltmeye dikkat edin. Örneğin;
küçük çocuklar genellikle parkta yürüyüş yaparken yerde gördükleri yaprakları
toplamaktan hoşlanırlar. Bu yaprakların nasıl benzer veya nasıl farklı olduklarını
sorabilirsiniz. Bu gibi sorular çocukların analitik düşünmelerini nesneleri ve
kavramları sınıflandırmalarına yardımcı olur. Bu beceriler okul yaşantısında
çok gerekli olan becerilerdir. Ayrıca; "başka neler ağaçta yetişir" gibi
bir soru yönelterek, onların bakış açılarını zenginleştirebilir,
yaratıcılıklarını destekleyebilirsiniz. Çocuklar size soru sorduklarında ise; hemen
yanıtlamak yerine onların bu konuda ne düşündüğünü sorarak düşünmelerini
sağlayabilirsiniz. Çocuğunuzun sorduğu sorunun cevabını kitaplara, ansiklopedilere
bakarak birlikte araştırabilir, böylece öğrenme meraklarını pekiştirebilirsiniz.
-
Çocuğunuzu yeni arkadaşlar
edinmesi için teşvik edin. Yeni arkadaşlıklar kurmak hem sosyal gelişimi destekler,
hem de çocuğun farklı kişilerin farklı bakış açılarının olabileceğini
öğrenmesine yardımcı olur.
-
Çocuğunuzun evde ne gibi
sorumlulukları olduğunu gözden geçirin. Bu sorumluluklar üzerinde zaman zaman
konuşun. Gerekirse yaşına ve sınıfına uygun yeni sorumluluklar verin.
-
Kendi işini kendisi yapması
konusunda destek verin. Özellikle, yemek yeme,giyinme, temizlik, çanta hazırlama gibi
kendisi ile ilgili işleri mutlaka sizin yardımınız olmadan kendi başına yapması
için destekleyin Unutmayın, çocuklar ne kadar çok kendi işlerini kendileri yaparlarsa
o kadar çok özgüvenleri yüksek olur. Ayrıca; bu tür işleri yapmanın ince-motor
becerilerin gelişimine katkısı çok önemlidir.
-
Çocuğunuzla konuşurken sayılarla
ilgili temel kavramları fark etmesini sağlayabilirsiniz. Örneğin; kendi boyu ve
kardeşinin boyu, kilosu, yaşı gibi özelikleri üzerinde konuşarak, büyük-küçük,
uzun-kısa gibi temel matematiksel kavramları günlük yaşamında kullanmasına
yardımcı olabilirsiniz.
-
Domino oyunu veya zarlarla oynanan
masa başı oyunları hem çocukların dikkat sürelerini geliştirmeleri hem de sayı
kavramlarını kullanmaları ve tekrar etmeleri açısından yararlıdır. Çocuklarda
hangi özellikler, okula uyumda sorun yaşayabileceklerinin işareti olabilir?
-
Dikkat süresi çok kısa olan
çocuklar
-
Yaşıtlarından daha geç konuşmuş
olan çocuklar
-
Gelişimsel olarak yavaş gelişen
çocuklar
-
Akran ilişkilerinde sorun yaşayan
;arkadaşları tarafından dışlanan çocuklar
-
Anne ve babaya aşırı bağımlı
çocuklar
-
Kurallara uyum sağlamada zorlanan
çocuklar
-
Sayı,renk, benzer ve zıt kavramlar
gibi temel akademik becerileri kazanmakta zorlanan çocuklar
-
İsteklerini ertelemekte zorlanan ve
sınır konulduğunda öfke nöbetleri gösteren çocuklar
Eğer anne-baba olarak çocuğunuzun
okula başlaması konusunda ciddi kaygılarınız varsa veya anaokulundaki öğretmenleri
size bu konudaki endişelerini aktardıysalar vakit geçirmeden bir uzmana başvurarak
çocuğunuzun okul olgunluğu açısından değerlendirilmesini istemeniz yararlı olur.
Bu değerlendirme sonucunda çocuğunuzun okul olgunluğu açısından desteklenmesi
gerektiği ortaya çıkabilir. Uzman; çocuğunuz için bir ev programı hazırlayacak ve
bu programı nasıl yürüteceğiniz konusunda sizi yönlendirecektir. Hazırlanan program
doğrultusunda çalışma yapmanız, çocuğunuzun okula uyumunu kolaylaştıracaktır.
Okula hazır olmadan okula başlayan çocukların okul hayatında başarısız olma
riskinin yüksek olduğunu ve bu başarısızlığın onun ileriki yaşamını olumsuz
yönde etkileyebileceğini unutmayın!
Suna Polat M.A. (
Uzman Psikolog )