Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar ve Konuşma Bozuklukları

 
Bebek Gelişimi
Bebek Gelişimi
Bebek ve Hastalıklar
Bebek ve Beslenme
Bebek ve Vitaminler
 Okul Öncesi
Okul Öncesi Dönem
Davranış Bozuklukları
Davranış Gelişimi
Özgüven Gelişimi
Psiko-Motor Gelişim
Cinsel Gelişimi
Dil Gelişimi
 Okul Öncesi Eğitim
Montessori Yöntemi
Reggio Emilia Yöntemi
Oyunun Önemi
Oyuncak Seçimi
Çocuk ve Resim
 Özel Eğitim
Özel Eğitim
Özel Eğitim ve B.E.P
Özel Eğitim ve Çocuk
Özel Eğitim Kurumları
 Öğrenciler İçin
Çocuk Gelişim Bölümü
Staj Dosyaları
Önlisans Puanları
Lisans Puanları
KPSS Puanları
 Öğretmenler İçin
Eğitici Oyun Etkinlikleri
Boyama Etkinlikleri
Bilmece ve Tekerlemeler
Okul Öncesi Yıllık Planlar
Okul Öncesi Programı
Çocuk Gelişim Modülleri
Anasınıfı İçin Masallar
 Anneler İçin
Aile Eğitimi
Hamilelik Dönemi
Emziren Anne
Kadın Hastalıkları
Kısırlık ve Tedavisi
 Site İletişim
Danışmanlık
İletişim ve Reklam
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

     ÖZEL EĞİTİM
Konuşma Bozuklukları Zihinsel Yetersizlik
Gelişim Bozuklukları Üstün Yetenekliler
Öğrenme Bozuklukları Özel Eğitim Kurumları
 

Konuşma Bozuklukları

Konuşma bozukluğu, konuşmanın akışında, ritminde, tizliğinde, vurgularında, ses birimlerinin çıkarılışında ve anlaşılmasında bir bozukluğun olması durumudur. Bir çocuğun konuşma özürlü olarak kabul edilmesi için şu özelliklerin birinde sorun yaşaması gerekir. Bunlar:

 - Konuşmanın anlaşılır şekilde sergilenememesi.

- Konuşmanın duyulmasında yetersizlik olması

- Sesin bozuk ve tırmalayıcı olması.

- Sesin çıkarılışının, ritminin ve vurgularının bozuk olması.

- Dil yönünden kelime dağarcığının yetersiz ve gramer yapısının bozuk olması  

- Sergilenen konuşmanın bireyin yaşına ve fiziksel yapısına uygunsuzluğu

İletişim bozuklukları tek tip olarak değerlendirilmemelidir, birbirinden farklı karakteristik özelliklere sahip tanı grupları bulunmaktadır. İletişim bozukluklarındaki farklılıklara göre konuşma eğitiminin içeriği, yöntem ve teknikleri, hedef davranışları farklılaşmaktadır. Yaygınlığının diğerlerine göre daha fazla olması nedeniyle aşağıdaki tanı gruplarına yer verilmiştir. İletişim bozuklukları ana başlığı altında aşağıdaki tanı gruplarına açıklık getirilecektir:

Sözel Anlatım Bozukluğu

Bu bozukluk, kullanılan sözcük sayısının çok sınırlı olması, dil bilgisi yönünden zaman seçiminde hata yapma, sözcükleri anımsamakta yada gelişimine göre uygun uzunlukta ve karmaşıklıkta cümle kurmakta güçlük çekme olarak kendini gösterebilir. Sözel anlatım bozukluğunda dikkatimizi çeken nokta, okul ve ev ortamında bireyin yaşıtlarına göre, kullandığı sözcük sayısının çok sınırlı olması, dil bilgisi yönünden zaman seçiminde hata yapması, sözcükleri anımsamakta yada gelişimine göre uygun uzunlukta ve karmaşıklıkta cümle kurmasında performans düşüklüğü görülmesidir. Bu kişilerin konuşma terapistine yönlendirilmesi düşünülebilir. Sözel anlatım bozukluğu olan bireylerle okul ve sınıf ortamında kavramlarla ilgili çalışılabilir, dilin etkili ve doğru olarak kullanıldığı filmler izlettirilebilir, şarkı dinlettirilebilir. Sözel etkileşime dayalı grup oyunlarına katılımı teşvik edilebilir.

Fonolojik Bozukluk

Fonolojik bozukluğunda birey anadilini bağımsız yada bileşik sesleri doğru ve anlaşılır biçimde çıkaramaz, birbirine gereği gibi ulayamaz yada bu seslerin çıkarılması ve ulanmasında onun yaşından beklenenden çok fazla sapma görülüyorsa onda artikülasyon bozukluğu var demektir. Artikülasyon bozukluğu çocuklarda dört türde görülür, bunlar sesin düşürülmesi veya atlanması, ses eklenmesi, ses değiştirilmesi ve sesin bozulmasıdır 

Fonolojik bozukluk bireyin yaşıtlarına göre, yanlış sesler çıkartması ve kullanması, söylemesi, bir sesin yerine başka bir sesi söylemesi olarak gözlenilmektedir. Fonolojik bozukluğu olan bireylerle okul ve sınıf ortamında ses, şarkı ve tekerleme çalışmaları yapılabilir. Öncelikli olarak ses çalışmaları üzerinde durulmalıdır. Bu kişiler konuşma terapistine yönlendirilmelidirler.

Kekemelik

Kekeme bozukluğu farklı gelişim örüntülerinden kaynaklanabilir, dil gelişimi, psiko-sosyal gelişim ve fiziksel gelişim kekeleme bozukluğuna yol açabilir. Kekeleme bireyin konuşmaya başladığı anlardan itibaren gözlenilmeye başlayabilir. Kekeleme psikolojik etkilerden dolayı da görülebilir. Bu durum diğerleriyle karıştırılmamalıdır. Yaşanılan psikolojik bir travma, ani korku ve şoklar kekelemenin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Kekemeliğin yaygınlığı %1 olarak bilinmektedir. Küçük çocuklarda daha sık olmakla birlikte daha büyük çocuklarda ve yetişkinlerde azalma eğilimi göstermektedir. Kekemelik, kız çocuklara oranla erkek çocuklarda 3-4 kat daha fazla görülmektedir.

Kekeme bozukluğu olan bireyler ihtiyaçlarına göre yönlendirilmelidirler. Psikolojik terapi ihtiyacı olanlar terapiste, konuşma eğitimi ihtiyacı olanlar konuşma terapistine yönlendirilmelidirler. Okul ve sınıf ortamında öncelikli olarak akranlarının bu durumu kabul etmesi ve alay etmemesi, grup dışına itmemesi için sınıf içi arkadaş ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla grup oyunları oynamak düşünülebilir. Sınıf içinde kendini ortaya koyması için teşvik edilebilir. Kekeleme bozukluğu olan bireyleri konuşma terapistine yönlendirmek gerekir.

Afazi

Söz veya kelime yitimi olarak ta bilinen afazi bireyde zeka geriliği, bellek bozukluğu, işitme özrü ve konuşma organlarında bozukluk olmadan konuşma işlevinin yerine getirilmemesi durumudur. Nedeni bir beyin hasarı sonucu oluşan fonksiyonel bir bozukluktur. Genelde afazi birden ortaya çıkar, ancak beyin tümörü gibi yavaş ilerleyen hasarlarda ise zamanla oluşabilir. Afazide dili anlamada veya ifade etmede bir bozukluk söz konusudur. Diğer bir deyişle bir beyin zedelenmesi sonucu ortaya çıkan sözel ve işitsel iletişimi etkileyen motor ve duygusal dil bozukluklarını içeren bir durumdur (Özgür, 2004, s.96). Afazi tanısı olan öğrencilerin bireyselleştirilmiş eğitim programından yararlandırılması düşünülmelidir. Ayrıca konuşma terapisi desteği alınmalıdır.

Gecikmiş Konuşma Bozukluğu

Gecikmiş konuşma, çocuğun bebeklik döneminde geçirmesi gereken konuşma gelişim aşamalarından birine takılıp kalması veya o aşamalardan birine geri dönüş yapması durumudur. Bu nedenle hem derece hem de tür olarak çok değişiklik gösteren bir konuşma özrüdür (Özgür, 2004, s.93). Gecikmiş konuşma bozukluğu başka tanı gruplarında görülebilir. Ağır düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği olan bazı çocuklarda ve bazı otistiklerde gecikmiş konuşma bozukluğu gözlenilebilir. Tanı gecikmiş konuşma bozukluğu olarak düşünülmez. Ağır düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği yada otizm olarak değerlendirilir..

Kaynak: Ordu, F. (2005). Farklı Gelişen Çocukların Tanımlanması ve Eğitimi. İstanbul: Armoni Yayıncılık.

YASAL UYARI: cocukgelisim.com'un içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. cocukgelisim.com sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır.