Ölçeklerden normalin altında puan alan ve tutum ve davranışlar açısından akranlarından farklılık gösteren çocukların, zihinsel öğrenme yetersizliği yaşadığı düşünülebilir.

Ebeveynler ve eğitimciler, çocuğun okul başarısına istinaden, normalin altında olduğunu düşünebilirler. Bu şekilde özel eğitim sınıfına yönlendirilen çocukların akademik ve psikososyal gelişimlerine katkı sağlanılmadığı düşünülmektedir. Yönlendirme süreciyle ilgili kararlar, uzman tarafından yapılan incelemenin sonuçlarına göre alınmalıdır.

 Zihinsel öğrenme yetersizliğinin yaygınlığı %1 olarak bilinmektedir. Ağır düzeydeki zihinsel öğrenme yetersizliği toplam zihinsel öğrenme yetersizliğinin ortalama % 5 kadarını, orta derecede zihinsel öğrenme yetersizliği % 10, hafif derecede zihinsel öğrenme yetersizliği ise % 85 kadarını oluşturur. Zihinsel öğrenme yetersizliklerinin büyük kısmını hafif düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği oluşturmaktadır. Erkeklerde kızlara göre iki kat daha fazla gözlenmektedir.

Zihinsel engelin tanımı gelişim süreci içinde zeka düzeyinin normalin altında olmasının yanı sıra uyumsal davranışlarda da yetersizlik gösterme durumudur. Ayrıca zihinsel engellileri zeka ve uyumsal davranışlarında yetersizliklerin olması yanında eğitim performanslarında da önemli derecede gerilik gösteren çocuklar şeklindedir .Enfeksiyon ve ateşli hastalık gibi dış etkenler, doğum öncesi, doğum sonrası etmenler, doğum sorunları ve premature doğum gibi etkenler zihinsel öğrenme yetersizliklerinin yaklaşık 1/3’ünün nedenini açıklayabilmektedir. Geri kalanın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bireysel olarak uygulanan ölçmelerde 90 ve daha düşük seviyede IQ skoru elde edilirken bireyin davranışlarında da farklılaşma olduğunu gözlüyoruz ve bu durumun başlangıcı 18 yaşında öncedir. Zihinsel öğrenme yetersizliğini IQ skorlarına, zeka düzeylerine, göre gruplandırıyoruz, zihinsel öğrenme yetersizliği, hafif, orta ve ağır düzeyde zihinsel öğrenme yetersizlikleri olarak üç gruba ayrılır. Eğitimleri de öğrenme yetersizliğinin derecesine göre farklılık göstermektedir.

Hafif Düzeyde Zihinsel Yetersizlik

Bu kişilere, bireysel olarak uygulanan IQ testinden, 90 ve 75 arasında bir IQ skoru elde edilir. Yaşıtlarına göre zihinsel performansları 1, veya 3 yaş kadar düşük seviyededir. Zihinsel öğrenme yetersizliğinin nüfustaki yaygınlığı % 1 oranındaydı, bunların % 85’i hafif düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliğidir. Bu kişilerin eğitimi normal sınıflarda kaynaştırma programı kapsamında yürütülmektedir. Bunun nedeni zihinsel performansının çok düşük olmamasıdır. Çocuğun ihtiyacına cevap verebilecek bir eğitim programı oluşturulduğunda, bir süre sonra bu çocuklar zihinsel performans olarak akranlarını yakalayabilirler.

Hafif düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği yaşayan bireylerin gelişim seyri yakından incelendiğinde bazılarında, psiko-sosyla gelişimlerinde yaşamış oldukları doyumsuz ve çatışmalı ilişkilerin varolduğunu gözleyebiliriz. Parçalanmış aile, ebeveynlerden veya aileden birinin yaşamını kaybetmesi, çatışmalı ilişkiler gibi özelliklere sahip olan ailelerdeki çocuklar bu bağlamda risk altındadır. Bireyin psiko-sosyal gelişimindeki travmalar aynı zamanda zihinsel performansını da etkileyebilir, biz bu durumu davranış ve akademik becerilerde yaşıtlarına göre düşük performans olarak gözleyebiliriz.

Orta Düzeyde Zihinsel Yetersizlik

Zihinsel inceleme sürecinde, bireysel olarak uygulanan IQ testinden, 75 ve 45 arasında bir IQ skoru elde edilir. Yaşıtlarına göre zihinsel performansları 3 veya 6 yaş kadar düşük seviyededir. Zihinsel öğrenme yetersizliğinin nüfustaki yaygınlığı % 1 oranındadır, bunların % 10’u orta düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliğidir. Orta düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliğinin yaşanılmasının nedenleri arasında, akraba evliliği, genetik bozukluklar, hamilelik dönemi annenin hastalanması, riskli ve zor doğumlar, erken çocukluk dönemi yaşanılan ateşli hastalıklar, beslenme bozuklukları sayılabilir.

 Bu çocuklar öz-bakım becerilerini kazanabilirler. Zihinsel öğrenme yetersizliğinin düzeyine bağlı olarak bazıları, okuma-yazma ve aritmetik becerileri kazanamayabilir ancak sık karşılaştıkları bazı sözcükleri, işaretleri ve sayıları tanıyabilirler. Bazıları da okuma-yazma ve basit düzeyde dört işlem becerilerini öğrenebilirler. Bu çocuklar basit bazı iş becerilerini öğrenebilir, kendilerine meslek edinebilirler. Örneğin galoş yapma, paketleme, mum yapma, etiket yapıştırma gibi mekanik işleri yapabilirler. Yaşamlarında sürekli olmasa da yetişkin desteğine ihtiyaç duyabilirler.

Eğitimleri normal bir okul bünyesinde açılan “Özel Eğitim Sınıfı’nda yapılır. Özel eğitim sınıfının programı akademik beceriler üzerine yapılandırılmıştır. Genel olarak, özbakım becerileri, okuma-yazma ve dört işlem becerisi üzerinde çalışılır. Sınıfta en fazla 12 öğrenci bulunur. Her biri için bireyselleştirilmiş eğitim programı uygulanır. Program oluşturulurken çocuğun zeka yaşı ve sahip olduğu beceriler göz önüne alınır. Özel eğitim sınıfına yöneltmesi yapılan bir öğrencinin her eğitim-öğretim yılı sonunda rehberlik ve araştırma merkezinde gelişiminin takibi açısından tekrar incelenmesi gerekmektedir. İnceleme sonucunda elde edilecek bulgular doğrultusunda tanı aynı ise öğrencinin özel eğitim sınıfında eğitimine devam etmesi önerilir. Tanıda farklılaşma olduğunda, hafif düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği veya normal zihin düzeyi tespit edildiğinde akranları arasında normal sınıfta eğitimine devam etmesi önerilmektedir.

Ağır Düzey Zihinsel Yetersizlik

Ağır düzeyde zihinsel performans düşüklüğü olan kişilere, bireysel olarak uygulanan IQ testinden, 45 ve daha aşağısında bir IQ skoru elde edilir. Yaşıtlarına göre zihinsel performansları 5 veya 6 yaş kadar yada daha fazla düşük seviyededir. Zihinsel öğrenme yetersizliğinin nüfustaki yaygınlığı % 1 oranındadır, bunların % 5’i ağır düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliğidir. Ağır düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliklerinin yaşanılmasının nedenleri arasında, genetik bozukluklar, akraba evliliği, fiziksel travma, riskli ve zor doğumlar, erken çocukluk dönemi yaşanılan ateşli hastalıklar sayılabilir.

Okul öncesi dönemde gelişimleri büyük ölçüde geridir. Bu gruptaki bireyler ancak denetim altında kendilerine bakmayı öğrenirler ve basit düzeyde iletişim kurarlar. Yetişkin dönemde basit işleri yapabilir, sınırlı sosyal etkinliklere katılabilirler. Bu gruptaki bireylerin çoğunda belirgin motor bozukluk vardır. Bu da merkezi sinir sisteminde önemli bir zedelenme yada gelişim bozukluğu olduğunun bir göstergesidir (Esen, 2003, s.13). Çoğu zaman bu kişilerin fiziksel rahatsızlıklarının olduğu ve fiziksel gelişim açısından düşük seviyede oldukları gözlenilmektedir.

Eğitimleri, kurum olarak Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi’nde yapılmaktadır. Bu grubun normal sınıf ortamında eğitimlerini sürdürmesi güç olmaktadır. Bu nedenle normal okul ortamından farklı bir kurumda eğitim almaları ihtiyaç olarak görülmektedir. Eğitim programlarının içeriğinde, temel özbakım becerileri, yaşam becerileri, davranış eğitimi ve akademik beceriler yer almaktadır. 18 yaşına kadar eğitim uygulama okuluna devam eden öğrenci bu dönemden sonra aynı kurumun iş eğitim merkezinde eğitimine devam etmektedir.

Kaynak: Ordu, F. (2005). Farklı Gelişen Çocukların Tanımlanması ve Eğitimi. İstanbul: Armoni Yayıncılık.