Normal üstü zihin
düzeyindeki kişiden, bireysel olarak uygulanan ölçme araçlarından 120 ve üzerinde
bir IQ skoru elde edilir. Bu durum 140 IQ ‘nun üzerine çıktığında “dahi”
olarak nitelendirdiğimiz bir birey tespit etmiş oluruz. Normal üstü zihin düzeyindeki
bireyler yaşıtlarına göre zihinsel performans anlamında ileri seviyededirler. Bu
duruma bağlı olarak eğitim-öğretimleri de farklılık içermektedir. Eğitim
programı hazırlanırken ve uygulanırken bireyin performansı esas alınmalıdır,
gelişim hızı engellenmemelidir. Normal üstü zihin düzeyindeki bireylerin
yaygınlığı, nüfustaki oranı, yüzde iki düzeyindedir. IQ derecesi 140'ın üzerine
çıktığında rastlanma olasılığı oran olarak binde ikiye düşmektedir.
Günümüzde üstün
zekalı çocuklar, özel eğitime gereksinim duyan çocuklar kapsamında
değerlendirilmektedir. Üstün yeteneğe sahip olan çocuk ilgi ve yeteneği
doğrultusunda yönlendirilmediğinde uyumsal davranış sorunlarıyla karşı karşıya
kalabilir. Çocuktaki üstün öğrenme gücü olumsuz, uygun karşılanmayan alanlara
kayabilir. Böylesi çocukların anne-babaları onlardaki bu üstün gücü uygun bir
şekilde nasıl kullanacakları konusunda yeterli bilgiye sahip değildir. ABD’de 1977
yılında üstün zekalılar alanında yeterli ve yetkili kişilerden oluşan eğitim
komisyonu, bu alanlarda profesyonel olarak bilinen kimseler tarafından belirlenmiş olan
çocuk üstün zekalı çocuktur demektedir (Özgür, 2003, s.195). Dolayısıyla ancak
uzmanlar tarafından yapılan inceleme sonrasında değerlendirme yapmak yerinde
olacaktır. Zihinsel inceleme yapılmadan sadece gözlenilen davranışlar üzerinden
karar vermek ve bazı özel uygulamalar yapmak riskli bir durumdur. Bu çocukların
düşünce, tutum ve davranışlarında farklılaşmalar gözlenilebilir. Eğitimci ve
ebeveynlerin genel olarak öngörü kazanması amacıyla normal üstü zihin düzeyindeki
çocukların gözlenilen bazı davranışlarına açıklık getirilmektedir.
Türkiye, üstün zekalıların eğitiminde Enderun okulu ve 6660
sayılı yasa ile öncü bir ülke olmasına karşın son kırk yıldır bu
konuda gerekli atılımları yerine getirmemiştir. Bunun
sonuçlarını, bilim, sanat, buluş alanlarında dünya uygarlığına
yaptığımız katkılarda görmekteyiz. Bu nedenle, çocuklarının
gelişimindeki ayrıcalığı gözlemleyen aileler, geçtiğimiz on yıl
içinde yapmış oldukları baskılarla, kamunun sınırlı da olsa
dikkatini üstün zekalılar konusuna zaman zaman çekmeyi
başarmışlardır. Ancak gene de yük ailelere kalmaktadır. Zorunlu
eğitim içinde bir iki pilot uygulama dışında üstün zekalı ve
üstün yetenekli çocuklara yönelik bir tedbir olmadığı için
aileler çocuklarını nasıl yönlendireceklerini, yetenekleri
doğrultusunda nasıl eğiteceklerini bilememekte ya da olağan
çocuklarla üstün zekalı çocukların özelliklerini
karıştırmaktadırlar. Bunda haklıdırlar. Çünkü her ana baba
çocuğunu üstün zekalı ve yetenekli olarak algılar.
Bu nedenle, üstün zekalı, üstün yetenekli çocukların
özelliklerinin ana hatlarıyla tartışılması ve bu çocukların
ayırt edici özelliklerini belirlemede ana babalara dikkat
etmeleri gereken hususlar üzerinde durularak mevcut eğitim
sistemimiz içinde yapabilecekleri konusunda önerilerde
bulunulmaya çalışılacaktır.
Sevgili ana babalar üstün zekalı ya da üstün yetenekli
çocuğunuzun özelliklerini en üst düzeyde geliştirebilmeniz için,
aşağıda belirtilen tüm önerilerin büyük çoğunluğunu yerine
getirmeniz gerekmektedir.
Çocuğunuzun sorduğu soruları sabırla ve büyük zevkle yanıtlamaya
hazır olun. Çocuğunuzun sorduğu sorulardan yola çıkarak onu
ilgilendiği konuları araştırmaya yönlendirin. Zihinsel büyümesi
kadar, fiziksel ve toplumsal becerilerini geliştirmesini teşvik
edin. Çocuğunuzun , zihinsel gelişimleri ne olursa olsun tüm
diğer akranları ile geçinmeyi öğrenebilecekleri ortam
hazırlayın. Çocuğunuzu asla, diğer çocuklarınızla veya akranları
ile kıyaslamayın. Çocuğunuzu, üstün zekalı olduğu için değil,
çocuğunuz olduğu için sevin. Çocuğunuz için evde uyması gereken
kurallar ve ölçütleri onunla birlikte belirleyin, eşler arasında
tutarlılık olmasına özen gösterin. Asla evin PATRONU olmasına
izin vermeyin, ancak kararları almada katılımını sağlayın ve
mutlaka evde sorumluluklar ve görevler almasını sağlayın. İlgi,
yönelim ve isteklerini belirleyebilmesi için seçenekli ortamlar
hazırlayın. Başarılarını ne abartın ne de umursamaz ya da
olduğundan aşağı biçimde değerlendirin. Beklentilerinizi çok
aşağı ya da çok yukarıda tutmayın. Çocuğun ilgi ve üstünlük
gösterdiği dallarda ana babalar yetersiz kaldığı zaman,
olanakları el verdiğince özel ders, kurs v.b kolaylıkları
sağlamalıdır.
Kaynak: Ordu, F. (2005). Farklı
Gelişen Çocukların Tanımlanması ve Eğitimi. İstanbul: Armoni Yayıncılık.