Küçük çocuklar çizgi film karakterleriyle özdeşleşme oyununu
genelde çok ciddiye alırlar ve sıklıkla hayal ve gerçek
arasındaki ayrımı tam olarak yapamazlar. Karakterle
özdeşleşme oyunlarında çocuk fiziksel ya da duygusal olarak
kendisine ya da etrafa zarar vermediği sürece, ebeveynin
neyin gerçek neyin hayal olduğu konusunda çocuğa açıklama
yapması gerekmez. Çocuklar deneyimle ve başka zamanlarda
onunla yaptığınız konuşmalar sayesinde neyin gerçek neyin
hayal ürünü olduğunu kendiliklerinden öğrenirler.
Kız çocuklar için Barbie, erkek çocuklar için action-man
gibi oyuncak karakterlere olan ilgi 5 yaş civarı en yüksek
seviyeye ulaşır. Bu oyuncak karakterler sayesinde, çocuğun
hayalleri kişileştirilmiş olur. Neredeyse tüm gün boyunca
sıkılmadan barbie’lerle oynayan kız çocukları ya da savaşçı
rolündeki oyuncak adamları dövüştüren erkek çocuklarıyla sık
karşılaşırız. Oyuncaklara roller vererek ve oynatarak
çocuklar kendi dünyalarını genişletmektedir. Diğer taraftan,
oyun sırasında arkadaşını geçebilmek için elinden gelenin en
iyisini yapmaya çalıştıkça verimli bir öğrenme deneyimi
yaşamaktadır.
Örneğin, her zaman kazanmak ve en güçlü olmak isteyen 5
yaşındaki Can’ı düşünelim. Can sık sık ailesine şöyle
demektedir: “Ben büyüyünce Örümcek Adam’dan daha hızlı
olacağım.”
Can örümcek adam kostümleri giymekte, yeni çıkan örümcek
adam aksesuarlarını istemekte ve örümcek adamla ilgili her
şeyi sevmektedir. En sonunda, örümcek adam kıyafetleriyle
dolabın tepesine çıkıp atlamak istediğinde çok endişelenen
ailesi Can’ın oyununa müdahale etmek zorunda kalmıştır.
Kendisini yaralayabileceği için ailesini fazlasıyla
endişelendirse de sizce de bu oyun Can’ın “sadece 5 yaşında”
olduğu gerçeğiyle başa çıkmasını kolaylaştırmıyor mu?
Çocukların hayali kahramanlara ya da bir takım oyuncaklara
olan tutkusu önüne geçilmesi gereken bir boyut aldığında
anne ve baba ne yapmalı?
Okulöncesi dönemde çocuğunuzun hayali kahramanlara olan
tutkusu size çok abartılı gözükse de aslında sağlıklı
gelişimin bir parçası olarak kabul edilebilir. Özellikle 4
yaş civarında çocuklar hayali kahramanlarla özdeşleşerek
güçlü ve yeterli olmayı deneyimlemektedir. Ayrıca, bu
kahramanların korktukları ya da hayran oldukları
özelliklerini hayal dünyalarında yeniden şekillendirerek bu
yaşa özgü zihinsel gelişim gereksinimlerini karşılarlar.
Hayali kahramanlar çocuğun gerçek ile hayal ürünü arasındaki
farkı öğrenme sürecini destekler. Ama yaşı ilerlemesine
rağmen çocuğunuzun hayali kahramanlara olan ilgisi tutku
şeklinde sürüyorsa çocuğun günlük yaşantısındaki bazı
deneyim ve duygularıyla başa çıkmakta zorlandığı ve bu
nedenle hayal dünyasına sığındığı düşünülebilir. Bu durumda
ailenin çocukla kurduğu iletişimde daha aktif bir rol
alarak, günlük deneyimlerde çocuğun güçlü ve yeterli olma,
kendini ifade etme, dikkat çekme ve fark edilme, aidiyet
hissi yaşama gibi temel duygusal gereksinimleri
karşıladığından emin olması gerekir. Bunu sağlamanın en
etkin yolu da çocukla birebir oyunlar oynamaya vakit
ayırmaktır. Çocuğunuzun sizi oyun arkadaşı olarak kabul edip
birlikte yeni oyunlar kurmaya başladıkça gerçek ve hayal
arasındaki farkı hissettirmeye başlayabilirsiniz. Sizinle
birebir oyun bir süre sonra çocuğunuza çok daha cazip
gelecek ve hayali olduğunu bildiği kahramanlarla özdeşleşme
oyununa ilgisini kaybedecektir.
Diyelim ki bir çocuk örümcek adam hayranı. Ona bu karakterle
ilgili oyuncakların dışında diğer objeleri de almanın zararı
mı vardır, yoksa hayal gücü gelişimini olumlu yönde mi
etkiler?
Örümcek adamı seven çocuğunuza, ilgili objeleri alıp almama
kararı hem çocuğunuzun yaşına hem de sizin böyle bir şeye
bütçe ve zaman ayırmayı isteyip istememenize bağlıdır. 2-6
yaş arasında bir çocuğunuz varsa ona örümcek adamla ilgili
objeleri almanızın bir sakıncası olmayabilir. Hayal gücü bu
objeler sayesinde gelişir diyemesek de bu objeler
çocuğunuzun oyunlarını belki daha gerçekçi hale getirerek
onu oyuna devam etme ve hayal gücünü zorlama konusunda
motive eder. Diğer taraftan çocuğunuzun her istediğini almak
zorunda olmadığınızı hatırlamanız önemlidir. Objenin
içeriğine göre ya da çocuğunuzla kurduğunuz sınırlar
dengesine göre oyuncağı almak istemeyeceğiniz durumlar
olabilir. Örneğin, çevreye ya da kendisine zarar vereceğini
düşündüğünüz “kılıç” şeklinde bir obje istiyorsa çocuğunuz
almamayı seçebilirsiniz. Eğer çocuğunuzun yaşı daha büyükse
ona objeler almak yerine, örümcek adam çizgi romanları
sunabilirsiniz.
Çocuklara Barbie, Winx, Spider-Man gibi oyuncaklar alırken
nelere dikkat edilmeli?
Oyuncaklar çocukların hayal gücünü geliştirmelidir.
Ebeveynler çocuklarının hangi oyuncakları tercih ettiğini ve
onlarla nasıl oynadığını gözlemlemelidir. 2-6 yaş arasında
barbie ya da Winx bebekler ve action-man şeklindeki
oyuncaklar çocukların fantezilerini gerçekleştirmesine
yardımcı olur. Ancak bu oyuncaklarla ilgili unutulmaması
gereken çok önemli bir nokta vardır: bebeklerin gerçeğe
uymayan abartılı anatomileri bazı çocuklara çekici
gelmektedir, aynı gizeminden dolayı çocukların çok çekici
bulduğu cinsellik konusu gibi. Kadın-erkek stereotipini
vurgulayan bu oyuncaklar çocukların oyununa yetişkin
meselelerinin fazlaca dahil olmasını teşvik etmekte ve
çocukların kendi kendine keşif ve kendini ifade imkanını
azaltmaktadır.
Çoğu çocuk test etmesi gereken agresif duygularını oyunlar
aracılığıyla tükettikten sonra oyuncak hayvanlar ya da
kuklalar gibi daha güvenli oyuncaklara yönelmektedir. Basit
oyuncaklar çocukların kendi hayallerini ve isteklerini,
agresif ya da cinsellikle ilgili fantezilerini deneyimleyip
aşabilmelerine daha fazla şans verir.
Oyuncaklar, çocuklara akranıyla oyun oynayabilme ve
başkalarından bir şeyler öğrenebilme fırsatı sunmalıdır.
Oyuncak seçerken, oyuncağın çocuğunuzun sizinle ya da
arkadaşları ya da kardeşleriyle etkileşime geçmesine izin
verip vermediğine dikkat etmelisiniz. Oyuncak çocuğun kendi
fantezi ve hayallerini ortaya çıkarıyor mu? Kendi çözümünü
bulabilmesi yolunda çocuğu zorluyor mu? Oyuncak hayal
kurmanın ne kadar kısmını çocuğa bırakıyor?