Değişen babalık yaklaşımı ile birlikte, annelerin babalara bebek bakımına ne zaman dahil olacaklarını söyleme işi sona ermiştir.

Artık babaların çoğu, bebek bakımına katılmayı kendiliklerinden istemekte ve yoğun yaşamları içinde çocuklarına vakit ayırmak için kendiliklerinden güçlü bir motivasyon hissetmektedir.

Bu dönemde ailelerde yaşanan sorun daha çok ebeveynler arası rekabetten ve hatta bazen de annenin bebeği babadan uzak tutma çabasından kaynaklanmaktadır.  Bunlar, bir çocuğa bakan tüm yetişkinlerde görülen evrensel duygulardır.  Bir çocuğa ne kadar çok bakarsanız onun o kadar çok size ait olmasını istersiniz. Çok doğal olan bu sahiplenme duygusu ebeveynleri bilinçaltından birbirine rakip haline getirebilir. Her bir ebeveyn yeni rolünü öğrenmeye çalışırken diğerinin yaptığı hataları görür. Ebeveyn olmayı öğrenmek genelde başarılarımızdan çok hatalarımızdan ders çıkarmayı gerektirmektedir. Bu zorlu işte, ebeveynler birbirleriyle özdeşlemeyi ve birbirlerini desteklemeyi benimsediklerinde çocuk için pek çok kazanım gerçekleşir. Kişinin kendi hatalarını kabul etmesi diğer ebeveynin yaptığı hatalara toleranslı olabilmeyi kolaylaştırır.

Çocukların her konuda anlaşan ve her şeyi aynı şekilde yapan ebeveynlere ihtiyacı yoktur. Bebekler çok erken dönemlerden itibaren anneden ve babadan farklı şeyler beklemeyi öğrenirler.  Yine de eğer ebeveynler bilinçli şekilde birbirlerinin ayağını kaydırmaya çalışıyorsa bu durum çocuklar için kafa karıştırıcı olur.   Bebeklerin ihtiyacı olan şey her iki ebeveynin de kendini adaması ve etrafta sakinliğin hüküm sürmesidir. Bebekle ilgili konularda rekabete girmek, derin bir anlaşamazlığın değil yoğun bir bakım verme duygusunun işaretidir. Bu rekabet hislerinin aranızda kızgınlığa yol açmasına izin vermeyin. Aksine, bu rekabet duygusunu kimin hangi işi yapacağını netleştirmek için kullanın. Her iki tarafın da yapacağı fazlaca iş bulunmaktadır. Rekabet, her iki ebeveynin de elinden gelenin en iyisini yapması konusunda güçlü bir motivasyon oluşturabilir. Benim tavsiyem bu rekabeti hissettiğinizde birlikte oturup bu konuyu tartışmanız. Böylece rekabetin ve anlaşmazlığın gücü zayıflayacaktır.

Bebeklere emzik verilmeli mi?

3 yaşına gelmiş hala emzik emen çocuklar gördüğümüzde hepimiz yadırgarız ve belki de bebeklere en baştan hiç emik verilmemeli diye düşünürüz. Çoğu yeni anne emziği gereksiz ve kötü bir alışkanlık olarak değerlendirir ama emziği denemeye başladıklarında bu fikirleri değişebilir. Bazı bebekleri emzirirken ilk 20 dk boyunca iyi beslendiğini ama devam eden zamanda pek süt çekmiyor olsa da memeye yapışık bir şekilde kalıp emme hareketleri yapmaya devam ettiğini görebilirsiniz. Bu durumda bebeğinize bir emzik verirseniz ilk denemede kabul etmese bile zamanla emme ihtiyacını emzikle karşılamaya başlayacağını görebilirsiniz. Bu durum sizin için de rahatlatıcı olacaktır.

Emme refleksi insan yavrusunun beynine güçlü bir şekilde yerleşmiştir.  Ayrıca, bebeklerin sakinleşmesini en çok sağlayan aktivitelerden biridir ve bebeklerin üzerindeki gerginliği atma ve sütünü bitirdikten sonra kendi kendine gevşeme yoludur. Bazı bebeklerin emmeye diğerlerinden daha çok ihtiyacı olur. Bu bebekler annenin memesinin daha uzun bir süre boyunca emerler sonra yumruklarını, battaniyelerini ya da ebeveynin parmak eklemlerini emmeye devam ederler. Bir emzik emmek aynı derecede rahatlatıcı, sakinleştirici ve hatta bebeğiniz için gerekli bir aktivite olabilir. Bu davranışın içgüdüsel temelleri vardır.

Ancak ilerleyen aşamada emziğin bebeğin dil gelişimini engellediğinden endişe edilir. Eğer emzik, aşırı kullanılıyorsa yani bir ebeveynin bebeğin çıkardığı sesler karşısındaki ilk tepkisi emzik vermek ise evet önünde sonunda bebeğin cıvıldama ve sesleri keşfetme ihtiyacını zedeleyecektir.  Bebeklerin çoğunun emziğe duyduğu ihtiyaç kelimeleri kullanmaya başlamadan çok önce 4 ya da 5 aylıkken azalır. Bu aşamadan itibaren emzik kullanımını kısıtlamaya başlamak gerekir. Örneğin, bebeğiniz büyüdükçe gündüz uyanık olduğu zamanlarda bebeğinize emziğini vermeyip bu vakitleri sizinle ya da çevreyle etkileşim halinde geçirmesini teşvik edebilirsiniz. 4-5 aylık bir bebekte emzik sadece uykuya geçiş zamanlarında kullanılan bir nesne olabilir.

Özetle, yaşamın ilk aylarında bebeğinizle emziği çok rahat kullanabilirsiniz ama sürenin uzadığını ve emziği bırakma zamanı geldiğini düşünüyorsanız emzik bıraktırma sürecini önceden düşünmeli, bunu yumuşak geçişlerle yapmalısınız. Emzik bırakma aşamasında bebeğiniz kısa süreli gerileyebilir, size daha çok ihtiyaç duymaya başlayabilir. Bu dönemde onu biraz şımartmanız gerekebilir. 2-3 yaşındaki ve daha büyük çocuklara emzik bıraktırırken çocuğunuzun hayatından önemli bir şeyi çektiğinizi unutmamalı ve bu dönemde mutlaka bir uzmandan yardım almalısınız.

Gelişim Uzmanı Psikolog Sinem Olcay

İstanbul Parenting Class

Zeytinoğlu Cad. Arzu 1 Apt. No:2 Diare:27 Etiler/İstanbul

Tel: 212 351 90 01

www.istanbulparentingclass.com