Bebekler sıkıntı veren her durumda teselli bulmak için yardım aramaya programlanmıştır. Bebeğinizin ağlaması, beyni henüz yeterince gelişmediği için tek başına başa çıkamadığı bedensel hisler için sizden yardım istemesi anlamına gelir.

Bebekler ciğerlerini geliştirmek, sizi kontrol etmek için ya da hiçbir neden olmadan boşu boşuna ağlamazlar. Bir şey onlara rahatsızlık verdiğinde size haber vermek ve sizin yardımınızı almak için ağlarlar.

Tüm türler arasında doğduğunda en olgunlaşmamış durumda olan insan yavrusudur. Aslında bebeklerin gebelik süresini anne karnının dışında tamamladığını söyleyebiliriz. Freud’un insan yavrusu için ‘dünyaya tamamlanmamış olarak gelir’ demesi doğrudur.  Yeni doğmuş bir bebeği dışarıdaki bir fetus gibi düşünebiliriz. İşte bu nedenle yani doğduklarında yeterince olgunlaşmış durumda olmadıkları için bebekler çok hassastırlar. Sıkıntıya karşı çok duyarlıdırlar.

Bebeklerde en çok neden ağlar? 

Bebekler daha çok fiziksel nedenlerden ötürü ağlarlar. Bir bebek, yorgun ya da aç olduğu ya da bir yetişkinin çok mırıldanması dolayısıyla fazla uyarıldığı için ağlayabilir. Ayrıca bebekler; çok parlak, çok sert, çok soğuk, çok sıcak, çok ani uyaranlar, durumlar ve olayları şok olarak algılayıp ağlayabilirler.

Ebeveynlerin ağlamanın ne anlama geldiğini anlama şansı var mıdır?

İlk başlarda ağlamanın ne anlama geldiğini çözmek zor olabilir ama zamanla ebeveynler ağlamaları çok daha doğru bir şekilde okumayı öğrenirler. Örneğin; zamanla açlık ağlamasını yorgunluk ağlamasından ayırt etmek kolaylaşır. Bazen ise ebeveynler ağlamanın nedenini kesinlikle bilemezler. Ama bunun bir önemi yoktur. Önemli olan bebeğin sakinleşmesi için ona yardımcı olmaktır.

Bebekler en çok ne zaman ağlar? 

Ağlama bebek 3-6 haftalık olduğunda en yüksek seviyededir. Bebek, 12-16 haftalık olduğunda ise azalır. Bunun nedeni bu dönemde bebeklerin hareket kabiliyetinin yükselmesi, bir şeyleri tutup onlarla oyun oynayabilmeleri dolayısıyla artık daha az sıkılma ve engellenme yaşıyor olmalarıdır.

Daha büyük bebekler ve 3-4 yaşına kadar çocuklar, dünyaya geçişin yarattığı değişime uyumlanmalarına rağmen açlık, soğuk, yorgunluk, hastalık gibi sebepler yüzünde hala ağlamaya devam ederler. Bunun yanında, ağlamaya neden olan yeni hisler eklenmiştir. Bağ kurduğu ebeveynden ayrılma korkusunun yarattığı panik yüzünden ağlayabilirler. Büyüdükçe hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları şeyler; onları korkutan ya da huzursuz eden şeyler netleşir ve her biri bir ağlama nedeni olabilir. Konuşamayan bir çocuk için ağlama genelde ‘hayır’ anlamına gelir. ‘Hayır bir başkasının kucağına gitmek istemiyorum’ ‘Hayır bu tulumu giydirmenden hoşlanmıyorum.’

Bebek ağladığında ne yapmak gerekir?

Özellikle yaşamın ilk aylarında, bebeklere her ağladıklarında müdahale etmek, sakinleşmeleri için yardımcı olmak gerekir.  Yeni doğmuş bir bebek, ağlamayla kaybettiği kontrolünü kendisi yerine getiremez, bunu sadece siz yapabilirsiniz. O nedenle bebeklerin ağlamalarına tutarlı şekilde cevap vermek önemlidir. Araştırma ve gözlemler göstermekte ki ağlamalarına tutarlı şekilde cevap verilen bebekler ilerleyen zamanda daha az ağlayan, daha mutlu ve daha kolay sakinleştirilebilen çocuklar oluyorlar.

Bebekler duygusal nedenlerle ağlar mı?

Yeni anne babaları en zorlayıcı bebek davranışı ağlamadır. Anne babalar bebekleri ağladığında fazlasıyla endişelenip büyük bir panik yaşarlar. Bu paniğin ilk nedeni anne babaların, bebeğin ne istediğini anlayıp sorunu çözebilecekleri konusunda kendilerine yeterince güvenmemeleri, diğer nedeni ise bebeğin ağlamasından “kızdı, üzüldü, korktu” gibi duygusal anlamlar çıkarmalarıdır.

Yanlış:

Oysaki bebekler neredeyse 6 aylık olana kadar genel bir memnuniyet ve genel bir sıkıntı hali dışında bir duygu yaşamazlar. Yani bebekler derin duygusal nedenlerden ötürü ağlamazlar. Bebekler açlık, altının ıslanması, yorgunluk, sindirim sistemindeki sorunlar gibi fiziksel nedenlerle ya da sizi yanında istediği veya görsel, işitsel, dokunsal uyaran aradığı için ağlarlar. Erken dönemdeki bu ağlamaların hiç birinde “kızmak, korkmak, üzülmek, acı çekmek” gibi duygusal anlamlar yoktur. Ağlama bir bebeğin ebeveynle iletişim kurma biçimidir. Henüz konuşarak kendini anlatma becerisine sahip olmadığı için istek ve ihtiyaçlarını size ağlayarak anlatmaktadır.

Anne babalar ne hisseder?

Çoğu anne baba böyle bir durum karşısında kendisini üzgün, bir şeyler yapmak zorunda ama yapamadığı için yetersiz, çaresiz ve kötü hisseder. Hele bir de ağlayan kendi bebeği olduğunda durum iyice zorlaşır. İşte bu noktada anne babaların bir bebeğin ağlaması ile daha büyük birinin ağlaması arasındaki farkı anlaması çok önemlidir.

Doğru:

Bir yetişkin ağladığında bunun sebebi kendisini suçlu, utanmış ya da üzgün hissetmesi olabilir. Oysa ki bebeklerde bu türden bir değerlendirme yapmayı sağlayacak, beynin sofistike mekanizmaları henüz gelişmemiştir.  O yüzden bebeğinizin ağlıyor olmasını onun üzgün, kızgın, ya da korkmuş hissetmesine bağlamak mümkün değildir. Bebekler istek ve ihtiyaçlarını anlatmak için ağlamaya mecburdur. Açlık, tuvaletini yapma ya da sosyalleşme ihtiyacı gibi çok temel, basit şeyleri anlatma yöntemidir.

İlk 6 ay içindeki bir bebeğin ağlamaları, daha büyük bir çocuğun ya da bir yetişkinin ağlamasında olabileceği gibi “korkmak, üzülmek, kızmak” anlamına gelmez.

Ne yapabilirsiniz?

Bebeklerin ağlamasına duygusal atıflarda bulunma eğilimi bebeğin ağlamasına doğru şekilde cevap verme becerisini büyük oranda düşürür. Bebeğin ağlamasını duyduğunuzda sorunun ne olduğuna odaklanmak yerine “zavallıcık ne kadar acı çekiyor, çok üzüldü, ya da korktu” diye anlamlar çıkartmaya başladığınızda ağlama nedenini bulamaz ve gerekli sakinleştirici adımları atamazsınız. Bebek ağladığında anne babaların hissettiği gerginlik ve çaresizlik hissi çoğu zaman bebeğin daha fazla ağlamasına ya da ağlamasının daha uzun sürmesine neden olur. Bebekler anne babaların davranış tonuna çok duyarlıdırlar. Mesela, anne kendini stresli hissettiği zamanlarda bebeğini kucağına alıp emzirmeye ya da uyutmaya çalıştığında bebeğinden negatif bir tepki alma ihtimali çok yüksektir. Anne gerginken bebeğin iyi bir şekilde emip huzurlu bir şekilde uykuya dalması pek mümkün olmaz. O nedenle bebeğinizle ilgilenirken stres düzeyini düşürmelisiniz.

Nasıl?

Bunun ilk adımı sizi gereğinden fazla endişeye sokan bebeğin ağlamasına duygusal anlamlar yükleme eğiliminden kurtulmaktır. Ağlamanın altında yatan nedeni bulma konusunda kendinize olan güveni korursanız sakinliğinizi de koruyabilirsiniz. Unutmayın ki ağlayan bebeğe müdahale eden kişinin sakin olabilmesi bebeği sakinleştirmede en önemli unsurdur. Kişisel özellikleriniz ve bebek bakımı konusundaki bilgi düzeyiniz ne olursa olsun bebeğinizin istek ve ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayabilecek kişi sizsiniz. Bebeğiniz ağladığında sakin bir şekilde onu rahatlatacak adımları uyguluyorsanız, susup susmamasının aslında önemi yoktur. Önemli olan sizin özgüveninizi, sakinliğinizi koruyarak güven hissinin bebeğinize de geçmesini sağlamanız ve bebeğinizin yanında olmanızdır.

Gelişim Uzmanı Psikolog Sinem Olcay

İstanbul Parenting Class

Zeytinoğlu Cad. Arzu 1 Apt. No:2 Diare:27 Etiler/İstanbul

Tel: 212 351 90 01

www.istanbulparentingclass.com