Bebeklerde en çok neden ağlar?
Bebekler daha çok fiziksel nedenlerden ötürü ağlarlar. Bir
bebek, yorgun ya da aç olduğu ya da bir yetişkinin çok
mırıldanması dolayısıyla fazla uyarıldığı için ağlayabilir.
Ayrıca bebekler; çok parlak, çok sert, çok soğuk, çok sıcak,
çok ani uyaranlar, durumlar ve olayları şok olarak algılayıp
ağlayabilirler.
Ebeveynlerin ağlamanın ne anlama geldiğini anlama şansı var
mıdır?
İlk başlarda ağlamanın ne anlama geldiğini çözmek zor
olabilir ama zamanla ebeveynler ağlamaları çok daha doğru
bir şekilde okumayı öğrenirler. Örneğin; zamanla açlık
ağlamasını yorgunluk ağlamasından ayırt etmek kolaylaşır.
Bazen ise ebeveynler ağlamanın nedenini kesinlikle
bilemezler. Ama bunun bir önemi yoktur. Önemli olan bebeğin
sakinleşmesi için ona yardımcı olmaktır.
Bebekler en çok ne zaman ağlar?
Ağlama bebek 3-6 haftalık olduğunda en yüksek seviyededir.
Bebek, 12-16 haftalık olduğunda ise azalır. Bunun nedeni bu
dönemde bebeklerin hareket kabiliyetinin yükselmesi, bir
şeyleri tutup onlarla oyun oynayabilmeleri dolayısıyla artık
daha az sıkılma ve engellenme yaşıyor olmalarıdır.
Daha büyük bebekler ve 3-4 yaşına kadar çocuklar, dünyaya
geçişin yarattığı değişime uyumlanmalarına rağmen açlık,
soğuk, yorgunluk, hastalık gibi sebepler yüzünde hala
ağlamaya devam ederler. Bunun yanında, ağlamaya neden olan
yeni hisler eklenmiştir. Bağ kurduğu ebeveynden ayrılma
korkusunun yarattığı panik yüzünden ağlayabilirler.
Büyüdükçe hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları şeyler; onları
korkutan ya da huzursuz eden şeyler netleşir ve her biri bir
ağlama nedeni olabilir. Konuşamayan bir çocuk için ağlama
genelde ‘hayır’ anlamına gelir. ‘Hayır bir başkasının
kucağına gitmek istemiyorum’ ‘Hayır bu tulumu giydirmenden
hoşlanmıyorum.’
Bebek ağladığında ne yapmak gerekir?
Özellikle yaşamın ilk aylarında, bebeklere her
ağladıklarında müdahale etmek, sakinleşmeleri için yardımcı
olmak gerekir. Yeni doğmuş bir bebek, ağlamayla kaybettiği
kontrolünü kendisi yerine getiremez, bunu sadece siz
yapabilirsiniz. O nedenle bebeklerin ağlamalarına tutarlı
şekilde cevap vermek önemlidir. Araştırma ve gözlemler
göstermekte ki ağlamalarına tutarlı şekilde cevap verilen
bebekler ilerleyen zamanda daha az ağlayan, daha mutlu ve
daha kolay sakinleştirilebilen çocuklar oluyorlar.
Yeni anne babaları en zorlayıcı bebek
davranışı ağlamadır. Anne babalar bebekleri ağladığında
fazlasıyla endişelenip büyük bir panik yaşarlar. Bu paniğin
ilk nedeni anne babaların, bebeğin ne istediğini anlayıp
sorunu çözebilecekleri konusunda kendilerine yeterince
güvenmemeleri, diğer nedeni ise bebeğin ağlamasından “kızdı,
üzüldü, korktu” gibi duygusal anlamlar çıkarmalarıdır.
Yanlış:
Oysaki bebekler neredeyse 6 aylık olana
kadar genel bir memnuniyet ve genel bir sıkıntı hali dışında
bir duygu yaşamazlar. Yani bebekler derin duygusal
nedenlerden ötürü ağlamazlar. Bebekler açlık, altının
ıslanması, yorgunluk, sindirim sistemindeki sorunlar gibi
fiziksel nedenlerle ya da sizi yanında istediği veya görsel,
işitsel, dokunsal uyaran aradığı için ağlarlar. Erken
dönemdeki bu ağlamaların hiç birinde “kızmak, korkmak,
üzülmek, acı çekmek” gibi duygusal anlamlar yoktur. Ağlama
bir bebeğin ebeveynle iletişim kurma biçimidir. Henüz
konuşarak kendini anlatma becerisine sahip olmadığı için
istek ve ihtiyaçlarını size ağlayarak anlatmaktadır.
Anne babalar ne hisseder?
Çoğu anne baba böyle bir durum karşısında
kendisini üzgün, bir şeyler yapmak zorunda ama yapamadığı
için yetersiz, çaresiz ve kötü hisseder. Hele bir de ağlayan
kendi bebeği olduğunda durum iyice zorlaşır. İşte bu noktada
anne babaların bir bebeğin ağlaması ile daha büyük birinin
ağlaması arasındaki farkı anlaması çok önemlidir.
Doğru:
Bir yetişkin ağladığında bunun sebebi
kendisini suçlu, utanmış ya da üzgün hissetmesi olabilir.
Oysa ki bebeklerde bu türden bir değerlendirme yapmayı
sağlayacak, beynin sofistike mekanizmaları henüz
gelişmemiştir. O yüzden bebeğinizin ağlıyor olmasını onun
üzgün, kızgın, ya da korkmuş hissetmesine bağlamak mümkün
değildir. Bebekler istek ve ihtiyaçlarını anlatmak için
ağlamaya mecburdur. Açlık, tuvaletini yapma ya da
sosyalleşme ihtiyacı gibi çok temel, basit şeyleri anlatma
yöntemidir.
İlk 6 ay içindeki bir bebeğin ağlamaları, daha büyük bir
çocuğun ya da bir yetişkinin ağlamasında olabileceği gibi
“korkmak, üzülmek, kızmak” anlamına gelmez.
Ne yapabilirsiniz?
Bebeklerin ağlamasına duygusal atıflarda
bulunma eğilimi bebeğin ağlamasına doğru şekilde cevap verme
becerisini büyük oranda düşürür. Bebeğin ağlamasını
duyduğunuzda sorunun ne olduğuna odaklanmak yerine
“zavallıcık ne kadar acı çekiyor, çok üzüldü, ya da korktu”
diye anlamlar çıkartmaya başladığınızda ağlama nedenini
bulamaz ve gerekli sakinleştirici adımları atamazsınız.
Bebek ağladığında anne babaların hissettiği gerginlik ve
çaresizlik hissi çoğu zaman bebeğin daha fazla ağlamasına ya
da ağlamasının daha uzun sürmesine neden olur. Bebekler anne
babaların davranış tonuna çok duyarlıdırlar. Mesela, anne
kendini stresli hissettiği zamanlarda bebeğini kucağına alıp
emzirmeye ya da uyutmaya çalıştığında bebeğinden negatif bir
tepki alma ihtimali çok yüksektir. Anne gerginken bebeğin
iyi bir şekilde emip huzurlu bir şekilde uykuya dalması pek
mümkün olmaz. O nedenle bebeğinizle ilgilenirken stres
düzeyini düşürmelisiniz.
Nasıl?
Bunun ilk adımı sizi gereğinden fazla
endişeye sokan bebeğin ağlamasına duygusal anlamlar yükleme
eğiliminden kurtulmaktır. Ağlamanın altında yatan nedeni
bulma konusunda kendinize olan güveni korursanız
sakinliğinizi de koruyabilirsiniz. Unutmayın ki ağlayan
bebeğe müdahale eden kişinin sakin olabilmesi bebeği
sakinleştirmede en önemli unsurdur. Kişisel özellikleriniz
ve bebek bakımı konusundaki bilgi düzeyiniz ne olursa olsun
bebeğinizin istek ve ihtiyaçlarını en iyi şekilde
karşılayabilecek kişi sizsiniz. Bebeğiniz ağladığında sakin
bir şekilde onu rahatlatacak adımları uyguluyorsanız, susup
susmamasının aslında önemi yoktur. Önemli olan sizin
özgüveninizi, sakinliğinizi koruyarak güven hissinin
bebeğinize de geçmesini sağlamanız ve bebeğinizin yanında
olmanızdır.