Farkındalıklarınız artar…
Fikir ve inanışlarınızdaki değişim
hamilelik, doğum süreci ve annelik yolculuğu boyunca devam
eder. Bir kadın hamile kaldığında hamilelik süreci ve çocuk
sahibi olmakla ilgili fikirlerini yeniden değerlendirmeye
başlar. Ailesinden, arkadaşlarından ve profesyonellerden
edindiği bilgileri birleştirir. Amaç, bebeğinin kendisi için
anlamını keşfetmek ve hamilelik sürecini sağlıklı bir
şekilde tamamlamaktır. Zaman ilerledikçe de çocuk
yetiştirme, çocuk gelişimi ve iyi bir anne çocuk ilişkisi
kurmanın yolları gibi konular odak noktanız olmaya başlar.
Artık öğrendiklerinizi uygulamaya dökme ve çocuğunuzla
yaşadığınız güzel deneyimlerden keyif alma zamanıdır.
Dışarıdan edindiğiniz her yeni bilgi ve çocuğunuzla olan
ilişkinizden öğrendiğiniz her yeni şey, önceden sahip
olduğunuz fikir ve inanışlarınıza etki eder. Bazen eski
fikirlerinizi tamamen yanlış olduğunu görür onları
bırakırsınız, bazen de eski düşüncelerinizin doğru
taraflarını fark eder üzerine şimdiki bilgilerinizi
ekleyerek yeni yaklaşımlar oluşturursunuz. Annelik,
özellikle hamilelik sürecinde, kişisel fikir ve inanışların
gözden geçirilmesine neden olduğu için birçok kadının
kendini daha iyi tanımasına yardımcı olan ve kişisel
farkındalığı arttıran bir deneyimdir.
Bağımsız bir birey olmanızı sağlar!
Anne olmanın getirdiği kazanımlardan bir
diğeri de kendi anne babanızdan bağımsız bir birey
olduğunuzu daha önceden hiç yaşamadığınız bir şekilde yaşama
fırsatı sunmasıdır. Anneliğe geçiş yapan bir kadının bir
çocuğa annelik yapmaya yeterli olduğunu hissedebilmesi çok
önemlidir. Bunu hissedebilmesi için de kendi anne babasından
bağımsızlaşmayı başarması gerekir. Burada bağımsızlaşma
derken kastedilen şey tamamen tek başına olmak ya da yalnız
kalmak demek değildir. Bağımsızlaşma kişinin, başkalarıyla
yakın ve duygusal bağ kurabiliyor ve bundan keyif alıyor
olmasının yanında kendinden sorumlu olabilmesi,
başkalarından bağımsız şekilde kendi kararını verebilmesi ve
kendine güçlü şekilde inanması demektir. Çoğu insan
ebeveyninden bağımsız bir birey oluşunu en çok kendisi anne
baba olduğunda deneyimler. Ne kadar başarılı, kendi
ayakları üzerinde durabilen, uzun zamandır evli ve bağımsız
bir insan olursanız olun bir çocuk sahibi olmadan önce, anne
babanızla ilişkinizde kendinizi yeterince ortaya koyma
fırsatınız olmayabilir. Bir çocuğunuz olduğunda ise iş
başında olan ve sorumluluğu taşıyan taraf artık
sizsinizdir. Annelik rolünü almanız benlik gelişiminiz
adına çok büyük bir adımdır.
Daha net kararlar alırsınız!
Anne olmak bir kadının içindeki güçlü ve
duyarlı kadını ortaya çıkarır. Anne olmak pek çok kadın için
çocuğuna en iyisini verebilme konusunda güçlü bir motivasyon
oluşturur. İşte bu anneliğin kutlanması gereken en önemli
boyutudur. Annelik motivasyonu tüm yaşamınıza yansıyan,
hayata dört elle tutunmanızı teşvik eden daha önceden belki
de hiç deneyimlemediğiniz oldukça güçlü bir duygudur. Bir
çocuk yetiştirmenin, ona iyiyi ve doğruyu göstermenin,
kendisi adına doğru seçimler yapabilmesi ve hayatta başarılı
olabilmesi için ona destek olmanın yaşamınıza kattığı anlam,
çocuksuz bir kadınken yaşanması pek de mümkün olmayan bir
tatmindir. Anne olmak bir kadının hayata karşı duruşunu çoğu
zaman daha sağlam yapar. Mesela, iş hayatında kalmak ya da
çalışmamayı seçmek gibi yaşamı her yönüyle etkileyen önemli
kararlarda anne olmuş bir kadın daha nettir. İçinde
bulunulan şartlar dahilinde çocuğunun maddi ihtiyaçlarının
öncelikli olduğunu düşünen pek çok anne kariyerine emin
adımlarla devam eder. Farklı şartlardaki bir çocuk için ise
annenin çocuğun yanında kalması maddi ihtiyaçlardan daha
önemli olabilir. O zaman da çoğu anne, çekinmeden çocuğunun
yanında olabileceği şekilde hayatını yeniden düzenler.
Elbette ki her seçimde anne, çocuğun ihtiyaçlarıyla
kendininkileri dengeleyebilmeli, kendi isteklerini asla
ikinci planda bırakmamalıdır. İyi bir çocuk yetiştirmek de
hayattaki her şey gibi dengelerin iyi kurulması ile
mümkündür. Kendini tamamen çocuğuna adamış, kendi
ihtiyaçlarını görmezden gelen bir kadının da mutlu olması ve
çocuğuna en iyisini verebilmesi mümkün değildir. Çocuk
sahibi olduktan sonra hayatındaki ihtiyaçlar dengesini iyi
şekilde oturtmuş pek çok kadının hayata karşı daha güvenli,
adımlarını daha sağlam atan, özgüveni ve kendisine verdiği
değer daha yüksek kadınlar olduğu görülür. Bu durum,
anneliğin kadınlara hem içgüdüsel olarak getirdiği hem de
annelik yolcuğu boyunca deneyimlerle kazandırdığı yepyeni
bir özelliktir.
Duygularınız yoğunlaşır…
Anne olmak, bir kadının hayata karşı
sağlam ve kararlı durmasını teşvik ederken kendine özgü bir
hassasiyet, yumuşak kalplilik ve içtenliği de beraberinde
getirir. Anne olduktan sonra duygularını daha yoğun şekilde
yaşamaya başlayan pek çok kadın görürüz. Annelik bir kadının
manevi dünyasını zenginleştiren, duygularının daha iyi
farkına varmasına ve daha kolay paylaşabilmesine yardımcı
olan bir süreçtir. Anne olmakla birlikte bir kadın sadece
kendi çocuğunun değil çevresindeki başka kimselerin de iç
dünyalarını algılamaya daha hazır ve yeterli hale gelir.
Anne olmuş pek çok kadının ilişkilerinde paylaşıma daha
açık, daha olumlu ve daha anlayışlı olduğu gözlemlenir.
İnsan ilişkilerinde kaliteyi arttıran bu özellikler, anne
olmuş kadınların çoğu zaman daha tatmin edici ve daha
keyifli bir yaşam sürmelerini sağlar. Anne olmuş kadınların
sadece çevresindeki diğer bireylerle değil içinde bulunduğu
toplumun geneliyle ilgili duyarlılığı da artar. Toplumsal
kötüye gidişler ya da yanlış politikalar karşısında aslında
en büyük değişim potansiyeline sahip grup annelerdir. Çocuğu
için daha iyisini isteme şeklinde ifade bulan anneliğe özgü
duyarlılık, zamanla anne olmuş kadının kimliğini oluşturan
genel bir iyiye yönelme eğilimine dönüşür. İşte bu da
anneleri, toplum içinde iyiye doğru değişimin başrol
oyuncusu yapar.
Çocuğunuzla yaşayacağınız her an “özeldir”
Anne olmanın en büyük kazanımı elbette ki
annenin çocuğuyla yaşadığı paylaşımdır. Anne ve çocuk
arasında kurulan güçlü, pozitif ve güvenli bağ her iki taraf
için yaşam boyu sürecek ilgi, sevgi, destek, şefkat ve
eğlence dolu paylaşımın ilk adımıdır. Birçok kadın hamile
olduğunu öğrenir öğrenmez bebeğiyle içsel bir bağ kurduğunu
söylemektedir. Bazı kadınlar içinse bebekle olan bağı
hissedebilmek için bebeğin dünyaya gelmesi gerekmektedir.
Aslında bu bağın hangi aşamada oluştuğunun çok önemi yoktur.
Anne ve çocuk arasındaki ilişki günden güne ilerleyen ve her
aşamasında farklı güzelliklerin yaşandığı çok özel bir
süreçtir. Özellikle ilk 3 yaşta, günlük bakım aktivelerini
yaparken çoğu annenin çocuğunu yüzlerce kez öptüğü, onunla
onlarca kez karşılıklı sözel iletişime girdiği, bebeğine pek
çok kez şarkı ya da ninni söylediği bilinmektedir. İşte
anne ve bebek arasındaki kurulan bu içten etkileşimler çocuk
sahibi olmanın temelinde yatan gizli hazinedir. Anne ve
çocuk gün içinde paylaşıma dayalı, sevgi dolu zamanlar
yaşadıkça içsel olarak mutlu hissetmeye başlarlar. Kurulan
bu olumlu, yakın sosyal ilişkiler iki tarafın birbirini
tanımasına yardımcı olur. Birbirlerini neyin
eğlendirdiğini, neyin sakinleştirdiğini, neyin mutlu
ettiğini ve neyin üzdüğünü öğrenirler. Erken çocukluk
döneminde ilişkide verici taraf olma sorumluluğu annede olsa
da ilerleyen zamanda çocuk da annenin hem duygusal hem
sosyal beklentilerini karşılamak için pek çok şey yapar.
Anne ve çocuğun dönüşümlü olarak birbirinin istek ve
ihtiyaçlarına cevap verme şeklinde devam eden sevgi oyunu
yaşam boyu sürer.
Öncelikleriniz değişir…
Anne olan bir kadının hayatındaki pek çok
öncelik değişmiştir. Mesela, çocuksuz bir kadınken
arkadaşlarınızla dışarı çıkmak en keyif aldığınız şeylerden
biri olabilir ama anne olduğunuzda rahat ve güvenli ev
ortamında buluşmayı daha çok tercih etmeye başlarsınız.
Çocuksuz bir kadınken bazı günler öğünleri
geçiştirebilirsiniz ama bir çocuğunuz olduğunda evde her gün
sağlıklı yemeklerin pişiyor olması bir zorunluluk haline
gelir. Elbette ki çocukla birlikte değişen önceliklere uyum
sağlamak ve annelik rolünü kabul etmek zaman zaman tüm
anneleri zorlayabilir. Yine de çok az anne vardır ki
çocuğunun gülümsemesi ya da neşeli bir bakışını başka bir
şeyle değişmek istesin. Bir kadını baştan sona değiştiren
annelik deneyimini yaşayan tüm kadınların anneler günü kutlu
olsun…