Oyunla çocuğunuzun günlük problemleri
çözmesine, düşünceleri test etmesine ve hayal gücünü
keşfetmesine yardımcı olabilirsiniz.
Yetişkinlerle oyun çocuğun düşüncelerini,
duygularını ve ihtiyaçlarını anlatabilmesine yarayacak
şekilde bir kelime hazinesi geliştirmesini teşvik eder.
Oyun sıra beklemeyi, paylaşmayı ve
başkalarının hislerine özen göstermeyi öğreterek çocukların
sosyal becerilerini arttırır.
Oyun oynarken çocuğunuzda özgüven ve
yeterlilik hissini teşvik etmiş olursunuz.
Oyun, çocuğunuzla aranızda sıcak ilişkiler
ve güçlü bağlar kurmak için çok faydalıdır.
Araştırmalar, küçükken ebeveyni ile rol
yapma ve hayal gücüne dayalı oyunlar oynayan çocukların
ileride daha yaratıcı olduklarını ve daha az davranış
problemi sergilediklerini göstermektedir.
Peki ebeveynler çocuklarıyla oyun oynarken
nelere dikkat etmeli?
Çocuğunuzun liderliğini izleyin
Çocuğunuzla oyun oynamanın ilk adımı kendi
fikrinizi empoze etmek yerine çocuğunuzun liderliğini,
fikirlerini ve hayal gücünü takip etmektir. Komutlar ve
yönergeler vererek aktiviteleri organize etmeye çalışmayın.
Çocuğunuza herhangi bir şey öğretmeye çalışmayın. Onun
yerine, çocuğunuzun hareketlerini taklit edin ve onun size
söylediklerini yapın. Kısa zaman sonra göreceksiniz ki siz
arkanıza yaslanıp ona kendi hayal gücünü deneyimleme fırsatı
verdiğinizde çocuğunuz oyunla daha çok ilgilenmeye ve daha
yaratıcı olmaya başlayacak. Bu yaklaşım çocuğunuzun kendi
başına oyun oynama ve düşünme becerisinin gelişimini de
destekleyecektir.
Oyunun hızını çocuğunuza uydurun
Küçük çocuklar oyun oynarken, aynı
aktiviteyi tekrar tekrar yapma eğilimindedirler. Çünkü
çocuklar kendi becerilerine güvenmeyi başarabilmek için aynı
şeyi pek çok kez tekrarlamaya ihtiyaç duyarlar. Eğer henüz
hazır değilken yeni bir şeyi denemeye itilirlerse
kendilerini yetersiz hissedebilirler ya da hayal kırıklığına
uğrayıp ebeveynle oynamaktan vazgeçebilirler. O nedenle,
oyunun hızını çocuğunuzun temposuna uygun hale
getirdiğinizden emin olun. Hayal gücünü kullanabilmesi için
ona bolca vakit verin. Sadece sıkıldığınız için onu
zorlamayın. Oyunun temposunu çocuğunuza uydurmak çocuğunuzun
dikkat süresini genişletecektir ve tek bir aktiviteye belli
bir süreliğine odaklanmasını teşvik edecektir.
Çocuğunuzun ipuçlarına duyarlı olun
Çocuğunuzla oynarken size verdiği
ipuçlarını takip edin. Eğer yapboz yapmakla ya da her hangi
başka bir oyunla ilgilenmiyorsa çocuğunuzun yapmayı istediği
bir aktiviteye geçin. Ona periyodik olarak yeni aktiviteler
sunabilirsiniz ve ilgi gösterdiğinde destekleyici şekilde
ona karşılık verebilirsiniz. Eğer oynadınız kart oyunu
sinema bileti satmak, fırlatma oyunu gibi tamamen başka bir
şeye dönüşürse sakın endişelenmeyin.
Güç mücadelesine girmeyin
Pek çok ebeveyn farkında bile olmadan
çocuklarıyla bir rekabet ilişkisi kurar. Oyun oynarken
çocuklarına oyunu kuralına göre oynamayı ya da kaybetmeyi
öğretme gereği duyarlar ya da oyunda kendilerine düşen kısmı
o kadar iyi yaparlar ki çocuğun kendini yeterli
hissedebilmesine fırsat vermezler. Oyunun temel amacı
çocuğun kendini yeterli ve bağımsız hissetme duygusuna katkı
sağlamak ve çocuğa kontrol ve gücü ele almak için uygun
fırsatı vermektir. Çocuklar yetişkinlerle etkileşimlerinde
bu şanslara çok az sahip olurlar. Oyun, kontrolü çocuğa
vermenin ve kendi kurallarını uygulamasının güvenli olduğu
tek zamandır.
Çocuğunuzun fikirlerini ve yaratıcılığını
övün ve cesaretlendirin
Çocuğunuzla oyun oynarken onu
yargılamayın, düzeltmeyin ya da onunla zıt gitmeyin. Önemli
olan şey çıkan ürünün ne olduğu değil çocuğunuzun
yaratıcılığı ve deniyor olmasıdır. Çocuğunuzun fikirlerini,
düşüncelerini ve davranışlarını övmenin yollarını bulmaya
çalışın. Odaklanma, kararlılık, problemi çözmek için
çabalama, yaratıcılık, duygularını ifade etme, işbirliği
yapma, motivasyon ve özgüven gibi bir çok beceriyi
övebilirsiniz. Çocuğunuzu övme yöntemlerini öğrenirken bir
egzersiz olarak her 2 ya da 3 dakikada bir çocuğunuzun
yaptığı bir şeyi övmeyi deneyebilirsiniz.
Hayal gücü ya da taklide dayalı oyunlar
oynayarak duyguları anlamayı öğrenmesini teşvik edin
Çocukların taklit oyunlarını teşvik etmek
sadece çocukların hayal dünyasını, yaratıcı düşünce ve
hikaye anlatma becerisini geliştirdiği için değil çocuklara
duyguları düzenlemeyi ve paylaşmayı öğrettiği için de
faydalıdır. Pek çok sağlıklı çocuk taklit oyunlarını 3 yaş
civarı yapmaya başlar ve bazıları 18 aylık kadar erken bir
zamanda bile yapabilir. Hayali arkadaşlar 4 yaş çocuklarında
yaygındır. Bu tarz oyunları teşvik etmeniz önemlidir. Çünkü
bu oyunlar çocuğunuz pek çok duygusal, zihinsel ve sosyal
beceriyi kazanmasına katkı sağlar. Kutuların ve
sandalyelerin ev ve saray olmasına izin verin, oyuncaklar
akrabalara, arkadaşlara ve favori çizgi film karakterlerine
dönüşsün. Taklit, hayal gücü oyunları çocukların neyin
gerçek neyin gerçekdışı olduğunu anlamalarına yardımcı olur.
Rol oyunları bir başkası olma hissini deneyimlemelerine
yardım eder ki bu da başkalarının hislerini anlama ve onlara
duyarlı olmayı öğretir.
Açıklayıcı yorumlar yapın
Genelde ebeveynler oyun oynarken arka
arkaya sorular sorarlar: “Bu hayvan ne?”, “Kaç tane beneği
var?” , “Nereye gidiyor?”, “Ne yapıyorsun onunla?”. Sorular
sorarak ebeveynler çocuğun öğrenmesine yardımcı olduklarını
düşünürler ama bu yaklaşım genelde tam tersi etki yaratır:
çocuklar daha kapalı, sessiz ve özgürce konuşma konusunda
çekingen hale gelirler.
Çocuğunuzun oyunuyla ilgili olduğunu
göstermek için çocuğunuzun ne yaptığı hakkında destekleyici
yorumlar ve açıklamalar yapmalısınız. Bu yaklaşım dil
gelişimini de aktif şekilde stimüle etmektedir. Örneğin,
“Arabayı garaja koyuyorsun. Şimdi araba benzin alıyor.” vb.
Kısa zamanda çocuğunuzun kendiliğinden sizin yorumlarınızı
taklit etmeye başladığını göreceksiniz. Eğer açıklayıcı
yorumlar sunmak konusunda kararlı olursanız çocuğunuzun bu
tarz bir ilgiden çok hoşlandığını ve bu iletişim şeklinin
çocuğunuzun kelime hazinesine katkıda bulunduğunu
görürsünüz.
Eğer soru soruyorsanız, sayısını kısıtlı
tutmaya ve aldığınız cevaptan sonra çocuğunuza olumlu
geribildirim vermeye mutlaka dikkat edin. Örneğin, “Bu
hayvan nedir?” diye sordunuz ve çocuğunuz “Zürafa” diye
cevap verdi, bu durumda “Evet zürafa. Sen hayvanları
tanıyorsun. Hem de bu zürafa sarı.” diye bir ekleme
yapabilirsiniz.
Çocuğunuzun problemi tek başına çözme
becerisini teşvik edin
Bazen ebeveynler yardımcı olmaya
çalışırken, çocukların nasıl problem çözüleceğini ve kendi
başına oyun oynanacağını öğrenmesini zorlaştırırlar.
Ebeveynin çok fazla yardım etmesi ya da işin tamamını
üstlenmesi çocuğun başarı, kendine güven hissini azaltmakta
ve yetişkine bağımlılığı teşvik etmektedir. Çocuğunuza onun
için yapbozun tamamını yapacağınızı söylemek yerine birlikte
yapmayı önerin. Sadece ihtiyacı olan kadar destek verin ve
yapboz üzerinde çalışmaya devam etmesi için onu övün. Bir
başarı hissi yaşamasına imkan vermeyecek kadar çok yardım
asla vermeyin.
Oyuna ilgi gösterin
Çocuklar sessizce oyun oynarken pek çok
ebeveyn doğal olarak bu durumu kendi işlerini tamamlamak
için bir fırsat olarak görür- yemek yapmak ya da gazete
okumak gibi. Bunu yaparak, çocuğa sessizce oyun oynamasını
ne kadar takdir ettiğinizi gösterememiş olursunuz. Sonuç
olarak çocuğunuz tek başına, düzgün bir şekilde oyun
oynadığında kendini görmezden geliniyor hisseder ve sadece
gürültü çıkardığında ya da dikkat çekmek için bilinçli bir
şeyler yaptığında ilgi toplayabildiğini düşünür.
Çocuğunuzun düzgünce oyun oynamasını
takdir etmeli ve oyununa aktif olarak katılmalısınız. Eğer
oyuna ilgi gösterirseniz, sizin dikkatinizi çekmek için
uygunsuz yollar bulmaya daha az ihtiyaç duyacaktır. Aslında,
pek çok anne baba çocuklarına düzenli olarak günde yarım
saatlik oyun vakti ayırdıklarında, daha sonra kendilerine
özel vakit ayırmaya daha çok fırsat bulduklarını
söylemektedir. Eğer çocuklar her gün düzenli olarak
ebeveynden belli bir ilgi görecekleri konusunda emin
olurlarsa, ilgi çekmeye yarayacak uygunsuz davranışlar icat
etmek zorunda kalmıyorlar.
Oyunla ilgili birkaç uyarı
Oyun sırasında çocuğunuzun uygunsuz şeyler
yapacağı ya da bağırarak, huysuzlanarak, oyuncakları atarak
yıkıcı davranışlar sergileyeceği zamanlar olabilir. Eğer
davranışı görmezden gelmeniz mümkünse, kafanızı çevirin ve
çok çekiciymişçesine başka bir oyuncakla oynamaya başlayın.
Çocuğunuz uygun bir şekilde davranmaya başlayınca ona
yeniden ilgi göstermeye başlayabilirsiniz. Eğer davranış
görmezden gelemeyeceğiniz kadar kötüyse “Oyuncaklarını
atacaksan, oyunu durdurmamız gerekir” gibi bir cümleyle
oyunu bitirin.
Bazen ebeveynler çocuklarıyla oyun
oynamaya direnç gösterirler çünkü oyunu bitirmek
istediklerinde büyük bir mızmızlanma yaşanacağından
emindirler. Bunun çözümü, çocuğunuzu oyunun bitişine önceden
hazırlamaktır. Oyun zamanının bitmesinden 5 dakika önce
şöyle diyebilirsiniz: “5 dakika sonra ben oyunu
bırakacağım”. İtiraz ya da protestoları görmezden gelmeniz
ve başka bir şeye odaklanarak çocuğunuzun ilgisini
kaydırmanız önemlidir. 5 dakika geçtikten sonra “Şimdi benim
oyunu bitirme zamanım. Seninle oyun oynamak çok hoşuma
gitti.” demeli ve odadan ayrılıp itirazları görmezden
gelmelisiniz. Çocuğunuz daha uzun süre oynamak için sizi
manipüle edemediğini bir kez öğrendi mi itirazlar yok
olacaktır. Ayrıca, her gün düzenli olarak oyun vaktiniz
olduğunu fark edince yarın yine sizinle oyun fırsatı
yakalayacağını bildiğinden itiraz etmeye daha az ihtiyaç
duyacaktır.