PAYLAŞ

Çocuklar en zor dönemlerini kardeşleri doğduğunda yaşarlar.Çocuklar için en önemli varlık olan anneyi paylaşmak ve onu yitirmek endişesi taşırlar. Bu duygular çocukta; annenin, gebeliğinin son aylarında yorgun olup kendisi ile eskisi gibi ilgilenememesi ile başlar. Ebeveynlerin kardeş kıskançlığını en aza indirmek noktaları şu şekilde açıklayabiliriz :

Çocuğu yeni gelen kardeş için hazırlamak, onu bu konuda bilgilendirmek çok önemlidir.

Eğer çevrede varsa yeni doğmuş diğer bebekleri çocuğa göstermek, ileride evde nasıl birşeyle karşılaşacağı hakkında fikri olmasını sağlamak gerekir.

Bebek doğmadan, büyük çocuğa bebeğin gelmesiyle annenin ona karşı hissettiklerinde hiçbir azalma olmayacağını anlatmalı ve bebek doğduktan sonra da tutarlı bir şekilde çocukla özel olarak ilgilenmelidir.

Anne bütün çocuklarla ayrı ayrı zaman geçirmelidir.Anne kardeşin bakımını yaparken baba da çocukla ilgilemelidir.Büyük çocuktan kardeşinin bakımı için yardım isteyerek onun aile için ne kadar önemli olduğunu hissettirmeli, bebekle arasında bir bağ oluşmasına yardımcı olunmalıdır.Ona her zamanki gibi davranın;ilgi çekmek için çocukça davranışlar -ağlayarak istediğini elde etmek gibi- da bulunursa buna tepki vererek bu davranışı takviye etmeyin.

Kardeşlere eşit şekilde davranmaya çalışmak yerine onlara ayrı ayrı kendi özelliklerine göre davranın, önemli olan eşitlikten çok adalet duygusudur.Çocuğu bebeğin gelişine hazırlamak için oynayabileceği bir kardeşi olacağını söylemek her zaman kıskançlığı gidermez, aksine körükleyebilir. Küçük bir çocuk bu olayın hayatına getireceği değişiklikleri algılayacak kadar olgunlaşmış ve deneyimli değildir.



Yeni doğan bebeğin kıskanılması bütün kardeşler arasında olur, önemli olan bu kıskançlığın büyümeden sevgiye dönüşmesi için uygun bir ortamın oluşturulmasıdır.

İkinci Çocuk Gelince…Pabucum dama mı atılıyor ..?

Pabucunun dama atılma korkusu, kardeşi olan her çocuğun korkulu rüyasıdır. Aileye yeni katılan her çocuk,ailesinin sevgisini kaybedip kaybetmeyeceğini sorgular. Anne babanın tavrı ile çocuk, hala sevildiğini veya artık istenmediğini düşünür. Pek çoğumuz kardeşlerle birlikte büyürüz. Aile içinde en uzun süreli ilişkimiz anne-babadan çok kardeşimizle gerçekleşir. Acaba bu ilişki gelişim şeklini nasıl etkiler?

Yeni bir bebeğin dünyaya gelişi, aile ortamını değiştirir. Anneyle ilk çocuğun ilişkisi yeniden şekillenir, çocuğun duygusal, bilişsel ve sosyal gelişimi etkilenir.

AİLENİN YENİ BİR ÇOCUK KARARI

Aile artık çocuklu bir hayata alışmış, anne ve baba kendi rollerine adapte olmuştur. İlk çocukların erken çocukluk döneminde, temel bakımı veren kişinin ( anne, anneanne, bakıcı ) çok önemli işlevi devam etmektedir. Çocuk temel duygusal ihtiyaçlarını ve psikolojik gelişimine esas oluşturacak hammaddeyi bu ilişkiden elde etmektedir. Babanın fonksiyonu diğer bir kaynak olarak önem taşımakta, ilişkisel tamamlayıcılığı ile aile biriminin bütünlüğünü sağlamaktadır. Belki de ilk çocuk büyümüş, okul öncesi eğitime, hatta ilköğretime başlamıştır.

Artık ailede yeni bir üyenin katılımı için uygun dönemdir… Neler değişecekti..? İlk çocukta yaşanan zorluklar bu sefer tecrübeyle aşılabilecek midir..? İki kardeşin arasında neler yaşanacaktır..? Çocuğumuz kardeşini kıskanır mı..? Ailede gerekli rol dağılımı nasıl olacaktır..? Annenin yeni durumu ne olacak, babaya ek sorumluluklar düşecekmidir..?

Bütün bu sorular değerlendirilmeli ve mutlaka hazırlık aşaması geçirilmelidir. Çünkü ilk kez ailenin gündemine; ilk çocuğun sağlıklı adaptasyonu ve kardeşlerin uyumu girer.

KARDEŞİNİ NASIL KABUL EDECEK?

Çocuğun pabucu dama atılmıştır. Artık kendisinden daha çok ilgi çeken ve ihtiyaçları öncelikle karşılanan başka bir ufaklık vardır.

Hayatındaki bu önemli hayal kırıklığı, anne-babanın davranışları ile temel bir yol ayrımına giredecektir. Ya kabul edilebilir şekilde yumuşayacak ve kendisinin sevgiyi-ilgiyi kaybetmediğini hissedecektir ya da gittikçe keskinleşecek ve artık sevilmediğini hatta istenmediğini yaşayacaktır.

Bu uyum zorlukları ile ilk çocuk-ebeveyn arasındaki ilişki birbirine parelellik gösterir. Örneğin, bazı araştırmalar anneden çocuğa eleştirel, negatif davranışların farkedilir derecede arttığını, ilk çocukta ise talepkar ve zorlayıcı davranışların fazlalaştığını, ebeveynlerle çocuk arasında mutluluk verici biraraya gelişlerin sayısal olarak azaldığını ortaya koymuştur.

ARTIK YENİ BİR AİLEYİZ

Artık evde yeni bir üye var. Herkes için zor zamanlar başlıyor. Yapılan araştırmalar, ilk çocukların önemli ölçüde stres yaşadığını gösteriyor. Çoğunlukla yeni bir kardeşin gelişi ile ilk çocukta artan problemler arasında doğrudan bir ilişki vardır; uyku, beslenme, tuvalet problemi, içine kapanma, anneye bağımlılık geliştirme ve artan kaygı gibi… Yerine göre anneden geri çekilme, bağımsızlığın azalması, anneye yönelik talepkar ve olumsuz davranışların artması, sık ve yoğun olarak gözüyaşlı olma, anneye sıkıca sarılma ve yakınında olma isteği gibi yeni durumlar gözlenir. Bazı çocuklarda ise bir kardeşin doğması olumlu ve olgunlaştırıcı bir deneyim olabilir ve aile bu geçiş stresli olmasına rağmen faydalı gelişir. Bu bakışı destekleyen araştırmalar çocukların daha yetişkin davranışı; yani yeme ve tuvalet davranışlarında bağımsızlık, gelişmiş dil becerisi gösterdiğini ifade ediyor. İlk bakışta olumlu görünen bu davranışların farklı bir yorumu da , çocuğun sevgiyi kaybetmemek için çok iyi, çok yardımcı, çok sevgi dolu ve istekli görünmeye çalışabileceği yönünde.

Anne-babanın birbirleri ile ne kadar iyi geçindikleri de, kardeş ilişkilerini etkiler. Eşler arasındaki düşmanca, çatışmalı ilişkiler kardeşler arasındaki olumsuz ilişkiyle bağlantılıdır. Bağlantının biçimi direkt veya dolaylı olabilir. Dolaylı etkilenmeye örnek olarak ebeveynler arası çatışmanın çocuğun ihtiyaçlarına yeteri kadar yanıt veremeyen, tutarlı bir disiplin tarzı gösteremeyen anne-baba davranışı verilebilir. Direkt etki ise ebeveynlerin çatışmasına tanık olmanın küçük çocukta yol açacağı stres ve rahatsızlıktır.

ÇOCUĞUMU KARDEŞİNİN GELİŞİNE NASIL HAZIRLAMALIYIM?

İlk çocuğun duygusal ihtiyaçlarının tam karşılanabilmesi için ilk 3 yıl anne sevgisinin yeni bir kardeşle kesintiye uğramaması önemlidir.

İkinci çocuk kararı verildikten sonra,özellikle anne, bir kardeşin gelişi ile ilgili yaşanmakta olan her aşamayı ilk çocuğa anlatmalı, yapılan hazırlıkları göstermeli. İlk çocuğun uyum sağlaması için gerekli geçiş döneminde yanında olmalıdır.

Kardeşin doğumuyla ilk çocukta görülebilecek olan, tamamlamış olduğu erken gelişim evrelerine geri dönüş davranışlarını ( parmak emme, yalnız kalamama, alt ıslatma ) tolere edebilmek gerekir.

Anne-babanı özellikle annenin çocuğuna sevgisini fiziksel ve sözel olarak ifade etmeye devam etmesi, ilk çocuğun yaşayabileceği gözden düşme tehdidine karşı sevginin sürdüğünü tasdik edecektir.

Kardeşin doğumundan sonra da anne gerçekçi olarak ilk çocuğuyla paylaşacağı zamanı ve şekli belirlemeli ve buna uymalıdır. Çocuk atlatılmamalı, ihtiyaçları ertelenmemeli ve tutulabilecek sözler verilmelidir.

Anne ve baba çocukların bakımında artan bir işbirliğine gitmelidir. Baba çocuklarla nitelikli zaman geçirmek için tutarlı olarak zaman ayırmalı,yaş grubunun özelliğine göre bakım, oyun, sohbet faaliyet paylaşımına olanak sağlamalıdır.

Büyük çocuğun yaş grubuna ve yetilerine göre,istekli olduğunda kardeşinin ihtiyaçlarında küçük işbirliklerine gidilebilir. Ancak bu durum, hiçbir şekilde yaşına uymayan bir beklentiye ve göreve dönüşmemelidir.

Temelde kardeş olsalar da,aynı ebeveynler tarafından yetiştirilseler de, iki ayrı insanın söz konusu olduğu, benzer yönleri olsa da çok farklı kişiliklerinin ve özelliklerinin olabileceği unutulmamalıdır.

Çocuklar arasında kıyaslama kesinlikle yapılmamalı, çocuğu utandıracak, üzecek, suçlu hissettirecek mesajlardan, şaka şeklinde bile olsa uzak durulmalıdır.